Ecdada küfreden küfürbazlar millet ile helalleşemez - Yusuf ALABARDA

11 Eylül 2022 15:46  

 

Ecdada küfreden küfürbazlar millet ile helalleşemez - Yusuf ALABARDA

Kaç zamandır söylüyorum helalleşmede nasıl bir sakınca olabilir?

İnsanların yüreğine açıp bakma şansımız olmadığına göre ‘helalleşmek istiyorum’ diyenin samimiyetini de sorgulayamayız elbette.

Gel gelelim söz konusu olan Kemal Kılıçdaroğlu olunca insan ister istemez daha düne kadar ağız dolusu hakaretler ettiği zamanları ya da bireysel özgürlüklerin insanlara verilmesi konusunda nasıl örgütlü bir direncin yapı taşı olduğunu görmezden gelemiyor.

Kılıçdaroğlu şimdilerde ‘sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz’ tarzında bir siyasete geçmiş durumdaydı ki dün yine sosyal medyada klavyesinden içindekini akıtmaktan kendini alamadı.

Şöyle diyor Kılıçdaroğlu ‘Son zamanlarda kerameti kendinden menkul bazı kişiler bir anda muhalif yazar oldular. 20 yıllık yandaşlıktan sonra, bir baktık oluvermişler işte.’

Söz konusu paylaşımda isim verilmediği için kimi ya da kimleri kastettiğini el yordamı ile tahmin ediyoruz. Yani Kemal Bey, geçmişi bilinen bazı gazetecilerin muhalifliğini kabul etmiyor anlaşılan.

 

Pekiyi sizin geçmişiniz ne olacak?

 

Geçmişiniz pür-ü pak ise neden millet ile helalleşiyorsunuz?

İşte bu yüzden diyorum ve demeye devam edeceğim, helalleşmek karşı tarafta bir karşılık buluyorsa bize hayırlısı olsun demek düşer, lakin görünen o ki Kılıçdaroğlu’nun helallik istemesi yüzde 51’i bulmaya matuf bir söylemden öte bir şey değildir. Şartlar kendisini biraz zorladığından içindeki klavyesine hemen yansıyor.

Daha düne kadar kendinden olmayan sanatçıya yalaka diyen, kendine oy vermeyen öğretmene öğretmen demeyen, TSK’nın şerefli üyelerine galiz laflar eden, kararlarını beğenmediği hâkim ve savcıları meclis kürsüsünde isim isim yuhalatan Kılıçdaroğlu’na bir sihirli değnek mi dokundu da helalleşme fikri peydah oldu?

Elbette hayır ama sistem yüzde 51’i dayatınca ister samimi olarak ister görünüşte toplumun geniş kesimleri ile kavgalı olmamak adına helalleşme seromonileri başlatıldı.

 

Sandık insana neler yaptırıyor?

 

15 Temmuz akşamı sosyal medyadan ‘İnandığınız Allah'ınız sizin de belanızı versin’ diye paylaşım yapan Canan Kaftancıoğlu bugün CHP’nin iftar sofralarında dua için el açıyor.

HDP’ye bakanlık verilebilir cümleleri ve ardından İyi Parti yetkililerinin sert açıklamaları, arkasından Ankara’nın CHP’li belediyesinden İyi Partili siyasilerin okkalı ihale aldıklarının açıklanması Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayarlarını bozunca, klavyesinden yine zehir akıtmaya başladı.

HDP’ye bakanlık tahsis edilecek mi sorusuna Kılıçdaroğlu evet ya da hayır demek yerine yine ‘sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz’ tadında dervişvari cevaplar verse de içinde fırtınalar kopuyor.

Paradigma değişmeden helallik almak buz üzerine kazınan yazı gibidir. Üzerine birazcık hakikatin güneşi vurduğu zaman erir gider.

Kılıçdaroğlu’nun helallik istemesi de böyle işte…

Siyasi ortamın bu kadar hararetli olduğu bir günde İzmir’in CHP’li Belediye Başkanı Tunç Soyer isimli densiz Osmanlıya ağız dolusu hakaretler etmekten imtina etmedi. Yunan’a tek laf edemeyen bu zatın konuşmalarını yaptığı alanda helalleşme gurusu Kılıçdaroğlu da vardı ama Kılıçdaroğlu’nun Osmanlıya duyduğu kin ve garezin, Tunç Soyer isimli müptezelden aşağı kalır yanı yok ki.

İzmir’i foseptik kokusuna boğan bu zat ne diyor peki?

100 yıl önce bu toprakları yönetenler gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindeydi. Gençleri, kadınları ve hatta çocukları hiç düşünmediler. Sadece ve sadece saraylarındaki saltanatı korumak için bütün bir milleti ateşe attılar. İnsanlık onurumuzu, bağımsızlık tutkumuzu ve yaşam hakkımızı ayaklar altına aldılar ve teslim oldular.’

1908-1919 arasında olan bitenden dahi bihaber bu zat böyle konuşuyor da Genel Başkanlık koltuğunda oturan Kılıçdaroğlu farklı şeyler mi söylüyor?

Kılıçdaroğlu Ankara’da yaptığı bir konuşmada ‘Hani diyorlar ya Osmanlı Osmanlı Osmanlı. İşte bu verdiğim rakamları bileceksin ve göreceksin neymiş Osmanlı’ diyor.

Daha sonra başka bir konuşmasında ‘Osmanlı döneminde herkes padişahın kulu ve kölesiydi. Türk milleti diye de bir kavram yoktu. Çünkü Osmanlı Türklerle alay ediyordu. Osmanlının zulmüne karşı bu çadırlarda ne mücadeleler verildi. Dadaloğlu, Köroğlu boşuna mı çıktı? Boşuna mı söylediler, padişahın fermanını ama dağların da bize ait olduğunu

Neyini ve neresini düzelteceksin bu konuşmaların?

Kılıçdaroğlu şimdi bu fikirlerini tüm Anadolu coğrafyasında ecdadına gönülden bağlı insanların yüzüne bakarak tekrar etmelidir. Hakkari’de ‘AB yerel yönetimler özerklik şartını getireceğiz’ dedikten sonra Yozgat’ta Kandil’i yerle yeksan edeceğiz diyen iki dilli siyasette ısrar ederseniz milletten sandıkta okkalı bir şamar yiyeceğinizi şimdiden söyleyebiliriz.

 

Osmanlıya küfredenlerin Kraliçe Elizabeth’e tazim ile taziye mesajları yayınlamalarını millet görüyor

 

Osmanlıya istediği hakareti edebilme hürriyetine sahip bu müptezeller, ölen İngiltere Kraliçesi için çarşaf çarşaf taziye mesajı yayınlıyorlar.

Yayınlamasınlar mı?

Elbette yayınlasınlar, doğru olan da budur zaten, lakin önce kendi ecdatlarına saygı duymayı öğrensinler çünkü size ecdat küfürbazlığı yaptırmayacağız.

Yusuf ALABARDA

turkiyegazetesi.com.tr

11.09.2022

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0