ForumDuyurular  Yeni Konu 

2008'de Türkiye'de kadın olmak

09 Mart 2008

hurkus





Türkiye'de kadına yönelik şiddet ciddi bir sorun. İşte bu sorunun boyutlarını gösteren rakamlar:

* Kadınların yüzde 97'si aile içinde fiziksel ya da psikolojik şiddet görüyor. Her dört kadından biri fiziksel şiddete uğruyor, bunların yüzde 75'i eşi tarafından şiddete maruz bırakılıyor.

* Resmi kayıtlara göre, 2000-2005 tarihleri arasında yaklaşık 500 kadın "namus cinayeti"nde öldürüldü. Ancak rakamın daha fazla olduğu belirtiliyor.

* Tecavüze uğrayanların yüzde 50'si 18 yaş altında; bunların yüzde 10'u erkek, geri kalanı kız çocuğu.

* Acil yardım hattını arayan kadınların yüzde 57'si fiziksel şiddete, yüzde 46.9'u cinsel şiddete, yüzde 14.6'sı aile içi cinsel tacize ve yüzde 8.6'sı tecavüze maruz kalmıştı. Yapılan bir araştırmaya göre, şiddet sonucu ölen 40 kadından 34'ü evde öldü, 20'si asıldı ya da zehirlendi.

* Şiddete uğrayan kadınlardan ancak yüzde 41'inin durumu adli mercilere ulaşıyor. Şikayetlerin sadece yüzde 43'ü işleme konuyor; kadınların yüzde 57'si bir şekilde ikna edilerek eşleriyle barıştırılıyor.



Öte yandan 17 milyonluk İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hala bir sığınma evi yok. Ankara ve İzmir'de de durum farklı değil. Oysa Başbakanlık, yayımladığı genelgeyle yerel yönetimlere sığınak açma zorunluluğu getirmişti.

Mor Çatı Kadın sığınma Vakfı'na ise şubatta toplam 117 başvuru yapıldı. Başvuran kadınların yaş ortalaması 33 ve çoğu çocuklu. Kadınların 36'sı fiziksel şiddet, 16'sı sözel şiddet, 25'i psikolojik şiddet, 5'i cinsel şiddet, 13'ü ekonomik şiddet, biri zorla evlendirilme, biri tecavüz, beşi de hamilelik nedeniyle Mor Çatı'ya başvuruda bulundu. Bunların yüzde 51'i sığınak, 7'si psikolog, 19'u avukat, 5'i de boşanma talebiyle geldi.



Türkiye'de kadınların bir başka büyük problemi cinsel taciz. Bu, kadınların iş hayatına atılamsını da etkileyebiliyor. Kadınlar işe girişte ve iş yerinde cinsiyete dayalı ayrımcılıkla, tacizle karşılaşıyor. Eğitim-Sen Samsun Temsilciliği kent merkezi ile beş ilçede, işyerinde cinsel taciz anketi düzenledi. 550 kadın eğitimcinin katıldığı araştırmanın sonuçları dikkat çekici:

* Ankete katılan kadınlar, işyerinde cinsel tacizin yaygın olduğunu söyledi. Ancak tacize uğradığını belirtenlerin oranı yüzde 11'de kaldı. Kadınların tacizden kendilerinin sorumlu tutulacağı düşüncesiyle durumu açıklayamaması, bu oranın düşük kalmasının nedeni olarak gösteriliyor.

* İşyerinde cinsel tacize uğrayan kadınlar, tacizi uygulayanların yüzde 44'ünün iş arkadaşları olduğunu söyledi.

* Tacize uğrayan kadınların yüzde 72'si, sonrasında insanlara duyduğu güveni yitirdiğini belirtti. Yüzde 30'u uyku bozukluğu çektiğini, yüzde 30'u da sosyal ilişkilerden uzaklaştığını söyledi.

* Ankete göre cinsel taciz,, kent merkezlerinde daha yoğun.

* Kültürel etkenler nedeniyle tacizin dile getirilmesi zor. Ankete katılanların yüzde 37'si bu konuda sendikaların aktif olmasını istedi.



Avrupa Komisyonu "2007 Kara Mekanizmalarındaki Kadınlar ve Erkekler: Durumun Analizi ve Trendler" başlıklı raporu yayınladı. AB üyesi 27 ülke ile iki aday ülke Türkiye ve Hırvatistan'ı kapsayan rapordan başlıklar şöyle:

* AB ülkelerinde istihdamın yüzde 44'ü kadınlardan oluşuyor. Bu oran, Kuzey Avrupa ve Baltık ülkelerinde yüzde 47-50. Türkiye ise yüzde 26 ile listenin sonunda.

* Kadın parlamenter oranı Avrupa Birliği'nde yüzde 24, Türkiye'de yüzde 10'un altında.

* Kadın bakanların oranı AB ülkesinde yüzde 30 veya üzerinde; Türkiye, Yunanistan, Portekiz Romanya'da yüzde 10'un altında. Finlandiya'da kadınlar, bakanlar kurulunun yüzde 60'ını, Norveç'te yüzde 53'ünü, İspanya'da ise yüzde 41'ini oluşturuyor.

* Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, İtalya, Kıbrıs Rum Kesimi, Portekiz ve Slovenya'da merkez bankalarının karar mekanizmasında kadın yok.

* En üst düzey memurlar açısından "en büyük dengesizlik" Türkiye'de. Türkiye'de kamu hizmetinin en üst basamağında görev yapan tüm memurlar erkek. Kamu bürokrasisinde üst düzey yönetici statüsünde çalışan kadın sayısı oranı sıfır. Özel sektörde ise bu oran yüzde 11'e çıkıyor.



Türk Tabipleri Birliği, toplumun kadına biçtiği rol ve beklentilerin, kadınların sağlık haklarına da yansıdığını açıkladı. Türk tabipleri Birliği'nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Raporu'na göre kadın ve erkeklerdeki sağlık sorunları farklı. Buna göre, kadınlar daha uzun yaşıyor ama daha fazla hastalık ve sağlık riski taşıyor. Kadının hastalık yükü yüzde 36.6 iken, erkeğin hastalık yükü 12.3. Evlilikler ve gebelikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadın kanserleri, yaşlılık sorunları, kronik hastalıklar, beslenme, acil bakım, sağlık bakımına ulaşım, cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan sağlık sorunları, kadına yönelik şiddet, cinsel taciz ve tecavüz, namus cinayetleri kadınların yaşadığı sorunların başında geliyor.



Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF'in 1990 tahminlerine göre ise gebelik, doğum ya da lohusalık döneminde yaşanan komplikasyonlara bağlı olarak yılda 585 bin anne ölümü meydana geliyor. Dünyada her yıl 15 milyondan fazla kadın, yaşamlarının geri kalan kısmında doğum ve gebeliğe bağlı yaralanma ve sakatlık sorunları yaşıyor. AA

Taraf Gazetesi
9 Mart 2008
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0