BAYRAM SELZEDEYİ TEĞET GEÇTİ
23 Eylül 2009 12:43
Selin vurduğu İstanbul ilçeleri için sevinç dolu bayramlar geride kaldı. Çamur içinde oynayan çocuklar da olmasa, bu yerlerde takvimin değiştiğini düşünüyor insan...
Çamur içinde oynayan çocuklar haricinde sokakları bomboş olan Sel felaketiyle 7 işçi kadının can verdiği ve birçok insanın yuvaları yıkıldığı Küçükçekmece İnönü Mahallesinde ve İkitelli Atatürk, Ahmet Akif mahallelerinde hüzün ve kırgınlık hâkim. Gündem değişikliğiyle yaşanan felaketlerin hemen unutulduğu ülkede yaralarını tek başına sarmaya çalışan sel mağdurları, bu dram karşısında kayıtsız kalan devlet yetkililerini affetmeyeceklerini duyuruyor.
‘DEVLET REKLAM YAPTI GİTTİ’
Küçükçekmece ve İkitelli semtlerinde çamur ve boşaltılmış evlerden başka ne bir ziyaretçi ne de bayram kutlayan var. Bir kaç gazeteci haricinde artık kimsenin kendilerini ziyaret etmeye gelmediğini belirten 76 yaşındaki Şefika Koçak, “Sel felaketinin yaşadığı günlerde kendi vicdanlarını rahatlatmak için herkes buraya akın etti ama bir kaç gün sonra yine unutulduk. Kameralar eşliğinde devlet geldi şöyle bir dolaşıp gösteriş yaptıktan sonra gittiler. Bir daha da uğramadılar.
Belediye ne suyumuzu çekti, ne de bayramda yardım eli uzattı sadece gazetecilerin önünde reklamlarını yaptılar ve biz tekrar kaderimizle baş başa kaldık’’diye anlatıyor. Su baskınından dolayı kiracısı Adem Elmalı’nın eşi ve çocuklarıyla artık göçebe bir hayat yaşadığını aktaran Koçak, “Elmalı ailesinin hayatı bir saatte sulara boğuldu. Sel felaketi sırasında nüfus cüzdanları sele kapıldığı için yeni cüzdan çıkartmaya kaymakamlığa gittiklerinde utanmadan kendilerine bir de 60 TL sorulmuş. Onlara ‘Sel mağduru olduğunuzu ispatlayın’demişler. İşte böyle bir sistemde yaşıyoruz kızım. Komşularım hayatı parçalanırken ben nasıl sevinçli bir bayram geçirebilirim ki o dönemler eskide kaldı’’diyor.
KIZILAY’DAN TARİHİ GEÇMİŞ AYRAN
Sel mağduru aileden Erdinç Koçak ise, “Sel sonrası buraya Kızılay geldi, ayran ve ekmek arası yiyecek bıraktı. Sonradan bu ayranların tarihinin geçtiğini anladık. Bu kadar yüzsüzlük olmaz. Gerçekten insanlık diye bir şey kalmamış” diye sitem ediyor. Böyle bir tablo karşısında mutlu bir bayramdan söz etmenin söz konusu olamayacağını vurgulayan Koçak, “Biz burada kendi olanaklarımızla dişimizi tırnağımıza takarak var gücümüzle bir şeyler yapmaya çalıştık belediye ise ortada yoktu.
O zaman neden bu görevleri üsleniyorlar neden bu koltuklarda oturuyorlar bizim çaresizliğimize çaresizlik katmak için mi? Bizi can çekişirken izlemek için mi? Yok bu hepimize çok iyi bir ders oldu bundan sonra her şey başka olacak’’diyerek ihmaller zincirini seçim zamanında hatırlayacaklarını söylüyor.
Buruk bir bayram yaşandığını söyleyen İnönü Mahallesi’nin tek bakkalı Mahir Sarısay, alışverişe gelen mahallenin yüzlerinden hüzün aktığını mutlu, sevinçli bayramların yerine matemlerin aldığını belirtiyor. Sel sırasında dükkanının da sular altında kaldığını söyleyen Sarısay, “Üzülmüştün ama bizim mahalleden 7 işçi kadının can verdiğini duyduğumda kendi derdimi unutup onların ailelerinin acısını günlerce düşünüp kahroldum. Komşularımız bu haldeyken ne bayramı? Bayram mayram yok bizim için’’diye konuşuyor.
Selden sonra kimsenin kendilerini sormadığına dikkat çeken İkiteli Ahmet Akif Mahallesi sakini Abdülselim Kaya,’’Belediye burada ne bir temizlik ne de yardım etti. Lağım kokusundan insanlar hala binaya giremiyor. Akşam uyamıyoruz işte bizim bayramımız’’diyor.
ŞEKER YERİNE ENFEKSİYON TEDAVİSİ
Sel felaketiyle beraber 7 çocuğuyla birlikte sefalete mahkum edilen Zozan Seve, sel sularından enfeksiyon kapmış çocuklarını iyileştirmek için çabalayan annelerden. Yüzlerinin, ellerinin, ayaklarının kırmızı lekelerle kaplanmış olduğu gözlenen çocuklar nemli duvarlar arasında ve lağım kokusu içerisinde dolaşıyor. Zozan Seven, “Bizim bu halimiz ne olacak. Çocuklarım ıslak ve nemli halıların üstünde yatıyor. Belediye bize yatak getireceğine söz verdi ama bir daha uğrayan olmadı. Çok kötü bir bayram geçiriyoruz çoluk çoçuk aç, hasta. Bizleri kara bayrama mahkûm ettiler yazıklar olsun’’diye isyan ediyor
BirGün Gazetesi

