İzmirliler Suyumuza Sahip Çıkacak mıyız? - Yalçın Ergündoğan

10 Eylül 2007 16:23 / 1863 kez okundu!

 

Efemçukuru İzmir'in su havzası. İzmir o havzadan besleniyor, canlılar o havzadan süzülen suyla yaşam buluyor. İzmirlilerin tümü belki farkında, belki de farkında değil. Ama yaşam kaynakları olan sularının başında bir felaketi andıracak boyutta çeşitli ell

İzmir’in çevrecileri, ekolojistleri bu sessizliği çığlıklarıyla bozmaya çalışıyor. Karşılarında yine uluslararası tekellerin temsilcisi Eldoradogold (Tuprag) var. Sondajlar sürüyor. Her yer delik deşik. Doğal ortam, bitki örtüsü bozuluyor, yaşamını o bölgede sürdüren pek çok canlı evlerinden kovalanıyor. Kovalanmakla da kalmayıp canlarından oluyor. Eee, sık sık söylüyoruz. “İnsan türü” bu, ne yapacağı belli olmaz. Başka türlere de, kendi türüne de. Hele söz konusu olan, bu ‘akıllı’ türün en palazlanmış, palazlandıkça da gözü en fazla dönmüş uluslararası tekelci sermayenin temsilcileriyse. Durum daha da vahim demektir. Efeler diyarı İzmir’in “Efemçukuru” diye adlandırılan bölgesinde de durum aynı.


Bölgede yaşayan köylüler huzursuz. Tümü de tepkili. Protestolara aktif olarak katılıyorlar. Yaşam savunucuları, burada da hem toplumsal hem de yasal mücadeleyi sürdürüyor. EGEÇEP Platformu dönem sözcüsü Arif Ali Cangı, çıkar çevrelerinin sözcüsü yayın organları üstüne sürülse de, türlü çeşitli tehditler, dalavereler çevrilse de susmamaya kararlı, konuşuyor:



ÖNCE RUHSAT İPTAL EDİLİYOR



“Bu kez, Enerji Bakanlığı'nın bu şirkete verdiği ruhsatın iptaliyle işe başlayalım dedik. Ruhsatın iptali davasının ilk yargılama aşamasında ruhsatın iptaline karar verildi. Bu aşamada İzmirlilerin haberi bile olmadan ÇED olumlu kararı verilmiş. Bu arada, madencilerce yapılan itiraz sonucu, “Ruhsat iptali” kararı Danıştay 8.Dairesi’nce bozuldu. Gerekçe ise çok ilginç. Danıştay 8. daire kararında, ‘söz konusu karara gerekçe oluşturan bilirkişi raporunun hazırlayıcılarından Prof. Dr. (hidrojeolog) ‘Bergama Ovacık Altın Madeni’ ile ilgili de görüş açıkladığından tarafsızlığı konusunda kuşku duyularak karar bozuldu’ diyor.


Ruhsat iptal kararı bozulduktan sonraki duruşmada Prof. Dr. Şevki Filiz'in yerine seçilen Prof.Dr.Gültekin Tarcan bilirkişi olarak tayin edildi. Sayın Tarcan da raporunda, bölge riskli, özellikle maden işletilmeye açılırsa, kesin olarak su havzası kirlenir’ dedi. Bu kez Ziraatçı olarak görüş alınan Peyzaj Mühendisi Prof. Dr. Aydın Güney, raporunda ‘peyzajı bozulursa biz düzeltiriz’ şeklinde görüş bildirdi. Maden Mühendisi olan diğer rapor hazırlayıcısı da ‘olumlu’ görüş bildirince, bizler 2 olumlu rapora karşı bir olumsuz görüş içeren rapor ile karşı karşıya kaldık. Mahkeme de, Sn. Tarcan’ın ‘çok önemli riskler oluşacağını’ belirten raporunu dikkate almayarak daha önce “iptal” kararı vermesine rağmen bu kez oy birliği ile davamızın reddine karar verdi. Şimdi temyize başvurduk...”



SONRA DURUM TERSİNE DÖNÜYOR



Kendisi avukat olan, yaşam savunucularından EGEÇEP sözcüsü Arif Ali Cangı böyle anlatıyor dertli, tasalı, kaygılı olarak. Şimdi, Danıştay’a iletilmek üzere, İzmir 4. Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptıkları “Yürütmeyi durdurma” istemli temyiz dilekçesinin sonucunu bekliyorlar. Arif Ali Cangı temyiz başvurularını söyle özetliyor:



“İzmir’in su havzası içinde altın madenciliği yapılacağı haberlerinin basında yer alması üzerine, İzmir Barosu Başkanlığı tarafından bu konuda bilgi verilmesi için İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZ) ne başvurulmuştur. Başvuruya yanıt olarak gönderilen 12 Ağustos 2002 tarihli yazıda özetle “..Menderes ilçesi, Efemçukuru köyü yakınlarında, İzmir Kentine İçme suyu sağlanması için inşa edilen Çamlı Barajı uzun mesafeli koruma alanında ve yine Tahtalı Barajı su toplama havzasında; TÜPRAG Metal Madencilik San. Ve Tic. Ltd.Şti’ne Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından, altın madeni işletme ruhsatı ve İşletme izni verildiği izin verilen faaliyetin, yüzey topoğrafyasını değiştireceği, arazide erozyon ve çökertme olacağı, kimyasal dengelerde bir takım değişimlerin ortaya çıkabileceği, doğal su akışı yönünde ve akış hacminin değişiminin doğal döngüyü olumsuz yönde etkileyeceğinden ve elde edilen suyun kirlenmesine yol açacağından, meydana gelen zararların telafisinin mümkün olamayacağı....” belirtilmiştir. Bu yazı ile konudan haberdar olan, başta İzmir Barosu olmak üzere çok sayıda Meslek odası ve sivil toplum kuruluşunu içinde barındıran, İzmir-Bergama-Eşme, Sivrihisar Havran/Küçükdere Elele Hareketi (ELELE)’nde konu tartışılmış, İZSU’nun kaygıları da göz önüne alınarak, İzmir Kenti’nin su kaynaklarının korunması için bu dava süreci başlatılmıştır.


Bilindiği gibi, çevresel zararlar hemen ortaya çıkmamakta, uzun vadede görülmektedir. Bunun için Çevre Hukuku’nda artık “kirleten öder ilkesi” yerine ihtiyat ilkesi, önleme ilkesi kabul edilmiştir. gereğince, olası riskle çalışacak faaliyetlerin önlenmesi için, öngörülen riskin gerçekleşmesi de gerekmemektedir. Çünkü olası çevresel riskin gerçekleşmesi halinde, yaratacağı yıkımın onarımı mümkün olamamaktadır. ihtiyat ilkesi, 1992 ‘Birleşmiş Milletler Çevre ve kalkınma Konferansı’ Rio Deklarasyonu’nda (İlke-15), şu şekilde yer almaktadır; “çevrenin korunması amacıyla ihtiyat prensibi devletlerin kapasitesi doğrultusunda yaygın bir şekilde uygulanacaktır. Ciddi tehditlerin veya tamiri mümkün olmayan zararların bulunması halinde bilimsel belirsizlik, önlemlerin alınmasını erteleyebilecek bir neden olarak kullanılmamalıdır”.




DİKKATE ALINMAYAN BİLİRKİŞİ RAPORU’NDAN




Prof. Dr. Gültekin Tarcan (Jeoloji Mühendisi) tarafından hazırlanan “Bilirkişi” raporunda; “Dava konusu cevherleşme ve çevresindeki yaygın jeolojik birim Üst Kretase – Paleosen yaşlı Bornova karmaşığı (ya da İzmir filişi) birimidir . Bu birim, çok farklı litolojilere sahip kayaları ve irili ufaklı blokları içeren bir karmaşık oluşumdur . Birim içinde kumtaşlarıyla uyumlu kireçtaşı, çört, çakıltaşı seviyeleri, yer yer olistolit (blok) konumlu kireçtaşları, mafik denizaltı volkanitleri ile tektonik dilimler ve / veya olistolit olarak yer alan serpantinit kütleleri bulunmaktadır. Senozoyik yaşlı riyolit porfir daykları açısal uyumsuz olarak Bornova karmaşığını kesmektedir. Bu dayklar çevresinde gelişmiş olan bir hornfels zonu boyunca hidrotermal Pb, Cu, Zn, Mn, Au, Ag ve Fe cevherleşmeleri bulunmaktadır. Kuvarterner yaşlı alüvyon ve dere tortulları havzanın değişik yerlerinde Bornova karmaşığını üstlemektedir...” denilerek bölgenin yapısı daha önce çeşitli kurumlarca yapılan inceleme raporları da göz önüne alınarak Prof. Gültekin Tarcan tarafından yeniden tetkik ediliyor. Çıkan sonuç ise İzmirlileri ayağa kaldıracak cinsten: “Şu anda, bölgede bulunan cevherli zonda sularla temas çok az olduğundan kirlenme oluşturmuyor. Ancak, bölgede bir’ maden işletilmesi’ durumunda ise; ek kimyasal kullanılsın ya da kullanılmasın, belirtilen madenlerin oksijenli ortama çıkması ile parçalanması ile su ile mineralin temas yüzeyleri artacak, yer altı ve yüzey suları kirlenecektir”... Bilirkişinin hazırladığı çok kapsamlı gözlem ve inceleme raporunun can alıcı noktası bu.



SULARIN KİRLENME TEHLİKESİ YÜKSEK



“...Raporumuzda belirtilen mineralojik bilgilerin bir sentezi olarak, minerallerin çoğunun çeşitli ağır metal elementleri içeren kükürtlü minerallerden oluştuğu söylenebilir. Bu minerallerin yüzey ve yeraltı sularının etkisiyle çözünerek, akarsuların ve yeraltı sularının kalitelerinin bozulmasına yol açması tehlikesi bulunmaktadır. Şu an var olan doğal konumlarında cevherli zondaki bu minerallerin su tablası altında, oksijensiz ortamda bulunmaları ve yeraltı sularıyla temas yüzeylerinin çok az olması nedeniyle herhangi bir kirlenme oluşturması beklenmemelidir. Ancak, yapılacak olan herhangi bir maden işletmesi sonucu, ek kimyasal madde kullanılsın veya kullanılmasın, yukarıda değinilen minerallerin oksijenli ortama çıkması ve parçalanıp bozunmasıyla su-mineral temas yüzeyinin artması nedeniyle oluşacak su-kayaç etkileşiminin de artması sonucunda, yeraltı ve yüzey sularının kirlenme tehlikesi bulunmaktadır...”




Yalçın Ergündoğan



yalcin.ergundogan@sesonline.net

yalcin.ergundogan@gmail.com

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.