Doğa diyor ki, yaşamın anlamı: AŞK - İ. Mısırlıoğlu

08 Mart 2008 06:31 / 1849 kez okundu!

 

11 yıldır her 8 Mart'ta yayınlamış olduğum şiirime bu yıl ek yapamadım. Ama eski halini dileyenler okuyabilir. Geçen yıl bu sayfalarda yayınlanmıştı: Nasıl olsa bizden üstün olanlardan, estetik bir aman dileme...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, AŞK üstüne geçmişte yazdığım bir yazıya yer vermeyi düşündüm. Tüm kadınların 8 Mart'ı kutlu olsun! Aşka şiiri için içeri buyrunuz lütfen...




Doğa diyor ki, yaşamın anlamı: AŞK


Ben doğayım diye talan etti bağımı dünya atlıları

Dengeyi bozdu terazide çiçek bereket

Gizlim saklım ortaya döküldü utanmayı bilsem

Utanacağım, zor zanaat: şimdi ayakta kalmak



Denge bozulunca bir kez herkes her şeyi der

Doğa düşünmez dediler, korkmaz dediler bu doğru

Öylesine ırak geldiğim yol o kadar uzakta menzil

Öz yasalarıma boyun eğip yarattığım insandır

Karnımdaki yükün öz babası, benim değil duygular



Ben benim ya, sözde doğayım, bilirim her şeyi

Ben bile şaşkınıyım rengarenk aşklarımın

Her insan bir aşk deposu açıklanmamış bir nice

Onlarca düşünür onlarla tanırım kendimi

Düşüncem yok kafanızda kanat çırpan dışında



Gelin siz siz olun yeniden, beni kendimle bırakın

Çevirin gönlünüzü dizeler yazdırana, yani

İnsana

AŞK’a



biri

bir ok attı

iki uçlu iki altın kafalı

asla geriye çekilmez sakın

hiç bir şey eskisi gibi olmaz

varsın ya da varmasın amacına ok

daha şimdiden hedefler delindi gitti

yazık acemi terzilerin onarı çabasına ah yazık

kazaya uğramış kızlarını diktirmeye çalışan yarı-

aydın anababaların ortaçağlı önyargıların boyunduruğu

altındaki koşuşturmasına benzetiyorum bunu: acıklı ve gülünç



ey insanoğlu- benim adıma- insanlığa de ki:



yaşam

bir savaş

anların

vuruşma

yüz yanın

cephe



vay ki

onlara

üşenmenin

tatlı

yoldaşlığına

bağdaş kurdular



bir an

yan gelip yatan

cephe

deldirdi



vah ki

onlara

yaşamın

en anlamlı

çiçeklerini

soldurtanlara



dengeyi terazide açan çiçeğin bozduğunu unuttu

bana acemi ocağından çocuk dönecek onlar



ey insanoğlu de ki:



onlar

ne şanslı

insanlar ki

birer cephelerini

korkmadan

sevdiklerine

aşklarına

dostlarına

bırakmışlar



ve onlar

ne çalışkan

insanlar ki

şanslarını

aşklarını

dostlarını

kendileri

yaratmışlar



onlar kazanmayı seçmesini bildi

ona buna o gün ters bile gelse

öte çağın güllerinin hürmetine dönüyor dünya



ey insanoğlu –benim yerime- insanlığa de ki:



aşkına su ver

ne az ne çok

özenle hep

ayrık otlarını yol

güneşi kolla

ne büyüle ne büyülen

ya da ol her ikisini de

her iki adımda bir ayıl



yaşamın içinde kur

haremini

başka nasıl gelir

öte çağ



A ile satranç

B ile müzik

C ile dans

D ile edebiyat



satranç oynarken Tchaikovsky çalsın özellikle senfoni 5

müzikle seviş

bazen

bolero olmasın

deli bir dansın ardından

şiirler okunsun karşılıklı

düş yeni aşklara çekinmeden

gönlünün müzesine kaldır karşılıksız çekleri

bozdurma boşuna

yazdığında da titremesin ellerin



ah bu dünya işleri

ah bu AŞK



ikisini ayırma

sür gemini

sisli puslu sınıra gir

öte çağdasın

dostun sevgili

sevgilin dost

belirsiz anlamları

eski sözlerin:

“kendine bir dost

bul” ne güzel

“karısıyla dost

olmuş” çok iyi



ey insanoğlu –benim yerime- insanlığa de ki:



SEV: senden olanı

sana koşanı

bırakma sakın

geleni konuk et

gideni engelleme



DİDİN: çün zamanın

azdır, bir düş-

ün, aç gözünü

kapa: bitti



ÖZÜMLE: bin yıllarda

yarattığın her şeyi. ne

yapılsa az



UĞRAŞ: aklınla

güzeltmeye

aş parçalanmayı

döndür kendine yeniden

bana bak

insana ulaşmandır

bu aynı zamanda



DEĞİŞTİR: kendisini değişimin

dene bir suya

ikinci kez girmeyi

teslim al beni

teslim ol bana

değişime yön ver



VE YARAT: sana özgü olandır

bilmediğim meyveler sun bana

aşık olayım

güzeltmenim

kızmasın yeter

musa isa muhammed

konfiçyus buda

hepsi sensin

hepsi senindir

korkmadan

hepsi benim de

hepsi senin



İZ’indir: AŞK

BİR SEVGİLİ

BİR ANI

BİR YANIT

BİR DOST

BİR ÇOCUK

BİR SORU

BİR YANIT

BİR ANIT’sın yani biçim

değiştirdiğin zaman sevenlerinden ayrıldığında ben olursun,

üstünde güzelliğin çiçekleri açar yepyeni ki onlar senin

güzelliklerini hemen bulacak, senin çıkmazlarını

yaşamayacak, kendine yeni çıkmazlar tutacak, güzellikleri

güzeltecek. Ey insanoğlu, doğaya geri dönüşünde, hemen

öncesinde, belki son nefesinde her şeyi unutacaksın birden

yaşamın anlamını anlayacaksın:


AŞK


diyeceksin, suların tersine aktığı yıl sekizinci günde yarattığı

şey insanın, denizin birden dalgalandığı, cırcırların birden

sustuğu anda her kör laternacıdan kuşkulanmayı artık

kimseye miras bırakmayacaksın, yıldızın kaydığı gökte bir

buluta yepyeni isim bulduğun zaman uykusunda döner

dünya, uykusuzluğunda ay. Sen yağmurun sınırını bulmak

için yıllardır yerkürede koşarken yatağında sayıklıyor dünya,

güneş özenle örtüyor evladının uykusunda açılmış üstünü. e

ne de olsa dünyasının uyurgezer sarsaklığını kolluyor

güneş. O sıra bir ana gözyaşı döküyor dağda kurşunlanmış

oğluna benim diyemeden. Bir sanık sanıyor ki hiç adaletin

terazisinde çiçek açıp dengeyi bozmaz, son idamlık son

görevini yapıyor savcıya, avukata, cellada: teselli ediyor

onları ve barışı biraz daha hak ediyor insanlık, bu denli yakın

o denli uzakken ona, sen yaşamın anlamını anladım derken


AŞK


burcundan demir alıyor dünya, sular korkuyla çekiliyor, bir

balık gümüşlükte yatıyor, birisi güzelliğin peşinde yüzgeç,

unutulmuş fundalıklar oğlakları ağırlıyor, yazık artık kimse

aşk mektubu almıyor, Leyla mecnun’a bakmıyor, herkes

sevdiğini sahipleniyor, öldürüyor aşkı. Herkes her aradığını

nasıl oluyorsa bir kişide buluyor, ne ne aradığından

kuşkulanıyor ne de tükettiği hazinesinden. Ellerin yara bere

yine de hep güller içindesin: hepsini de seviyorsun, hepsi

birbirinden öte çağlı. Sizlere uzun ömür diliyorum de,

bilemiyorum iyiliğinize mi, ki olup bitene tanık olun şu

dünyada, olun ve isterseniz bir gün ayağa kalkın de,

dengeyi bozmuş olsun terazide açan o çiçek:


AŞK


burcun demir atsın sevdiği sevildiği limanlara

sen doğaya, bana geri dönmeden.



Aralık 1981 – Ağustos 1994


İ. Mısırlıoğlu

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.