'Uludere Katliamı'nın siyasi ve askeri sorumluları hesap versin!..'

08 Ocak 2012 08:07  

 

'Uludere Katliamı'nın siyasi ve askeri sorumluları hesap versin!..'

'Uludere Roboski Katliamı' protesto edilerek, sorumluların ortaya çıkarılıp cezalandırılması istendi. Barış İnisiyatifleri'nin çağrısıyla İstanbul, Taksim Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen topluluk Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın istifasını istedi. Ankara'da da 'Halkların Demokratik Kongresi (HK)'nin çağrısı ile Sakarya Meydanı'nda toplanan grup Uludere katliamını protesto etti.

İSTANBUL- 'Uludere Roboski Katliamı' protesto edilerek, sorumluların ortaya çıkarılıp cezalandırılması istendi. Barış İnisiyatifleri'nin çağrısıyla İstanbul, Taksim Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen topluluk Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın istifasını istedi. Elele tutuşarak oluşrurulan zincirle Taksim Meydanı'na dek yürüyen topluluk burada bir açıklama yaptı. Eylemde Uludere'yi ziyaret eden heyet temsilcileri de izlenimlerini anlattı.

Ankara'da da bugün saat: 13.00'de 'Halkların Demokratik Kongresi (HK)'nin çağrısı ile Sakarya Meydanın'da toplanan grup Uludere katliamını protesto etti. Mart ayının sonuna kadar her cumartesi saat 13:00'de Sakarya Meydanı'nda toplanılacağını duyuran grup, 14 Ocak 2012 Cumartesi günü tekrar buluşmak üzere dağıldı.

15:30'da Galatasaray Lisesi önünde buluşan Barış İnisiyatifleri üyeleri, "Barış hemen şimdi", "Katil devlet hesap verecek", "Kaza değil katliam", "Ölüm değil çözüm" yazılı dövizler taşıdılar.

sık sık, "Bu savaşı durdurun", "Çocuk katili İdris Naim istifa" sloganlarının atıldığı eylemde 'Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De' girişiminin çağrısıyla Uludere'ye taziye ziyaretinde bulunan gruptan Cengiz Alğan ve Yaman Yıldız birer konuşma yaptı.

"DEVLET TEMSİLCİLERİ TAZİYE ZİYARETİNDE BİLE BULUNMADI..."

DurDe sözcüsü Cengiz Alğan, köylülerin aktardıklarını anlatırken, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın ölenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunmadığını, birkaç metre ötedeki bir korucu evine helikopterle geldiğini, ancak yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı dilemediğini söyledi. Alğan, Uludere'de TSK uçaklarının bombardımanı sonucu hayatını kaybedenlerin ailelerinin çok öfkeli olduğunu belirtti.

Bölgede önemli bir genç nüfusun bulunduğunu, bu gençlerin önceden Kürt halkı üzerindeki baskılardan ve yapılan katliamlardan devleti sorumlu tuttuğunu; ancak Van depreminden sonra Batı'daki durum ve Uludere Katliamı'ndan sonraki yılbaşı kutlamaları göz önünde alındığında, oradaki insanların artık Türkleri de bu baskıya ortak gördüklerini belirtti. Alğan, asıl bölücü olanın devlet olduğunu ve bu duruma devletin Kürtler üzerindeki politikalarının yol açtığını" sözlerine ekledi.

Uludere ziyaretinden dönen Demokrasi ve Özgürlük Hareketi(DÖH)'den Yaman Yıldız izlenimlerini anlatırken "halkın bunun bir katliam olduğunu düşündüğünü" söyledi ve şöyle devam etti:

"Halk öfkeli ve kızgın. Van depreminde yaşananların üstüne Uludere Katliamı sonrası yapılan yılbaşı kutlamaları gelince, oradaki halkın Fırat'ın batısından öteye umudu kalmadı. Dersim'den beri delvet çözümü sürekli katliamla, bombayla arıyor. Çözüm böyle olmaz. Batı'dan bir ses çıkartmazsak bu katliamlar artacak."

"ULUDERE HALKI YALNIZ DEĞİLDİR"

Taksim Meydanı'nda Barış İnisiyatfileri adına açıklama yapan Ayşe Demirbilek şunları söyledi:

"Yeni yıla girerken, çocuk bedenlerinin F-16 tarafından bombalandığını, paramparça edildiğini öğrendik. Uludere'de 35 insan, savaş uçakları tarafından bombalandı. Yaşamlarının baharında apaçık bir devlet şiddetiyle öldürüldü.

2011'in son günlerinde, savaşın, militarizmin, şiddetin ne anlama geldiğini bir kez daha gördük.

Uludere'de gerçekleşen devlet eliyle işlenmiş bir katliamdır!

Ne hükümetin uzun süren sessizliğinin ardından yaptığı nobran açıklamalar, bakanların iddia ettiği “Operasyon kazasıdır” beyanları ne de Genelkurmay'ın yapay açıklaması, bu gerçeği gizleyebilir.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, insansız savaş uçakları, Predatörlerin Türkiye'ye geldiğini müjdelediğinde, bizler, "Görmüyor musunuz, Predatörlerinizden kan damlıyor!" demiştik.

ABD'nin Irak işgalinde kullandığı ve yüzbinlerce masum Iraklının ölümünde kullanılan Predatörler, Kürt sorununun adil, demokratik ve barışçıl çözümünde hiçbir işleve sahip olamazdı. Olmadı da. Genelkurmay, Predatörlerin sınıra doğru bir hareketlilik gözlediğini ve bombardımana bu bilginin yol açtığını söylüyor.

Ve onlarca çocuk, bombalanarak öldürülüyor!

Bizler, barış duygusunun hâkim olması için çabalayanlar, bu katliam karşısında ne diyebileceğimizi bilemiyoruz.

Ölü genç bedenler, katırların sırtında, battaniyelere sarılı olarak taşınıyor.Kardeşlerimiz artık konuşamayacak, gülemeyecek, değişen mevsimleri göremeyecek... devlet şiddetiyle çekilip alındılar aramızdan.

Ama şunu biliyoruz: barış mücadelemize ara vermeyeceğiz.Ve şunu biliyoruz: bu katliama katılan, onay veren, katliamın siyasi sorumluluğunu yapanlar hesap vermeden, görevlerinden istifa edip yargılanmadan, 2011 yılı bizim açımızdan asla bitmiş olmayacak.

Bu yüzden, hükümet derhal özür dilemelidir! Ölenlerin ailelerine verilecek 100’er bin lirayı bir lütuf gibi açıklamaktan utanmalıdır. “Kan parası” değil istediğimiz. Sorumluların hesap vermesi. Kan hiç bir zaman silinmez, devlet terörü, Kürt halkının yüreğinde yeni bir yara daha açtı. Bu kan, ancak adaletle susabilir.

Bu yüzden adalet istiyoruz. Adalet için sorumluların derhal istifa etmesini istiyoruz!

Irkçı, savaşı tırmandırmayı hedefleyen açıklamalar yapan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin istifa etmelidir.

Açıklamasında 35 sivilin öldürüldüğüne hiç değinmeyen ve bu katliamı teröre karşı mücadele azmine bağlayan Genelkurmay Başkanı istifa etmelidir!

F-16'lara sivillerin üzerine bomba yağdırma emrini veren Hava Kuvvetleri Komutanı istifa etmelidir!

Biz, kardeşlik, adalet ve barış mücadelesi verenler, bir kez daha söylüyoruz: katliamın sorumluları hesap verene kadar bu yıl bizim için sonlanmayacak!

Yüzünüz biraz kızarıyorsa, vicdan denilen duygudan çok az nasibinizi almışsanız, bir daha insan içine çıkmazsınız.

Başbakan, “devlet halkını bombaladı” haberine çok kızdı!

Istediğiniz kadar kızın! İşte apaçık gerçek. Işte 35 ölü, parçalanmış beden. O insanlar Kürt oldukları için öldürüldüler. O insanlar, devlet tarafından öldürüldüler.

Bu katlilamın siyasi ve askeri sorumluları hesap verene kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Bu hesap sorulmadan, barış ve çözüm üzerine konuşmak boş nutuk atmak anlamına gelecektir çünkü.

Evet! Ölüm değil çözüm istiyoruz. Ama çözüm için Uludere katliamının sorumluları hesap vermelidir!.."

Sesonline.net

Son Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2012 08:19

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0