Şükürer’den Kılıçdaroğlu’na - Deniz Sipahi

29 Ağustos 2010 14:25  

 

Şükürer’den Kılıçdaroğlu’na - Deniz Sipahi

Ege Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Sıtkı Şükürer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir mektup verdi. Şükürer, önümüzdeki aylarda hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, hem kendisini davet ederek bir çalışma yemeğinde buluşmak istediklerini söyledi. Sonra da zaman darlığından dolayı okuması için minik bir not iletti.
Notta şöyle yazıyordu:
“Bizler ESİAD olarak, ülkenin anayasal meselelerinin güncel referandum ışığında, evet-hayır ikilemine indirgenerek tartışılmasını yeterli görmüyoruz. Meselenin bir alt kırılımdan daha yukarıya çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sayın Genel Başkan...
Bizler evrensel değerlere inanan, makul insanlarız. İş dünyası olarak liberal ekonomiyi doğru bulan demokrat kişiliklerimiz var. Demokrasi ancak demokratik bir anayasaya yaslandığı ölçüde bir anlam kazanır. Cumhuriyetimiz, gelinen nokta itibariyle özellikle muhafazakar kesimler ve Kürt vatandaşlarımız da, bir tespit anlamında yeterince sarmalayıcı olmadığı duygusu yaratmıştır.
Kurucu idarenin, irtica ve bölünme diye ifade edebileceğimiz iki sendromu, kısıtlayıcı olduğu iddia edilen politikalarla sorunları derinleştirmiş ve bugünkü tablo ortaya çıkmıştır.
Bugünkü tablodan kastımız Türk-Kürt, laik-dindar kutuplaşmasının giderek arttığı bir ülke görünümüdür.
Maalesef CHP de bu kutuplaşmanın bir tarafında olanların oy verdiği bir parti konumundadır.
Bu durum rahatsız edicidir, ötesinde acıdır.
Bizlerin, sizlerden beklediği 21. yüzyılın ilk 10 yılını idrak ettiğimiz bu süreçte, tüm partisel paradigmalarınızı çağa uygun bir anlayışla yeniden gözden geçirerek, her kesimi sarmalayan, ülke insanını yumuşatan, evrensel ve özgürlükçü bir anayasal yapıya öncülük etmenizdir.
Anayasalar, esas itibariyle kutuplaşma eğiliminde olan her kesim için mutabakatla oluştuğu takdirde sınırlayıcı metinlerdir.
Yetersizliği gün gibi ortada olan mevcut anayasa, tepkilerin aşırılaşmasına zemin hazırlamaktadır.
Hangi aklı başında Kürt vatandaş bu ülkenin bölünmesini ister.
Ya da tüm dünyaya entegre olmuş muhafazakar sermaye, despotik, teokratik bir yapıya özlem duyabilir.
Ancak mutabakatsızlık her zaman marijinalleri güçlü kılar ve o bahsettiğimiz sendromların öngördüğü kötü senaryolara zemin hazırlar.
Özetle Sayın Genel Başkan...
Her kesimin özgürlükçü taleplerine hiçbir komplekse kapılmadan yaklaşan, evrensel değerlerle uyuşmamış köhnemiş anlayışları tasfiye eden, bu ülkede yaşayan her insanı onuru ve kimliği ile sarmalayan, eşit yurttaş hissettiren bir anayasa, laik kültürle beslenmiş ve bu yönü itibariyle evrensel değerlere mesafesini en aza indirmiş bir parti olarak bizlerin CHP’den talebidir.
Bu tutuma sahiplenmeniz, bazen endişe ve korkularını abarttığını düşündüğümüz laik kitlenin de en önemli güvencesi olacaktır.”
¡
Bakalım Kemal Kılıçdaroğlu, eylül sonunda İzmir’e geldiğinde ve iş dünyasında buluşmasında bu taleplere nasıl yanıt verecek?


Hürriyet Ege

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0