DURDURULAMAZ - UNSTOPPABLE

16 Kasım 2010 08:59 / 1913 kez okundu!

 


İyi bir aksiyon için gerekli olan temel öğeleri sıralayacak olursak, adrenalini yükseltecek aksiyon sahneleri, karakterlerin içini doldurabilmek ve aksiyon sahneleri ne kadar mantık sınırlarını zorlasa da mantıklı (sayılabilecek) bir son akla gelir. Durdurulamayan bu konuda üzerine düşeni yerine getiriyor ve 95 dakika içinde adrenalini yeterince yükseltmeyi başarıyor.


Yönetmen:
Tony Scott
Oyuncular: Denzel Washington, Chris Pine, Rosario Dawson

Bir tek karizmatik bir kötü adam eksik, onun yerine kontrol altına alınamayan bir tren var. Şüphesiz, 2001 yılında benzer bir olaydan esinlenerek yazılan senaryo seyircinin ilgisini arttırırken, olayla empati kurmasını sağlıyor.

Will (Chris Pine) çaylak bir makinisttir, Frank (Denzel Washington) ise 28 yılı devirmiştir. Günlük çalışma programının bu iki adamı bir araya getirmesi dışında bir ilişkileri yoktur. Frank’i şirketleri göndermeye çalışmaktadır, ya emekli olacaktır ya da kazandığının yarısına çalışmaya devam edecektir. Bu nedenle işe alınan çaylaklar tecrübeliler tarafından sevilmezler. Will özel yaşamında sıkıntılı bir dönemden geçmekte, eşiyle boşanma aşamasındadır. Kafası bu nedenle biraz dağınıktır, Frank’in ise yetişkin iki kızı ile mutlu bir yaşamı vardır. Arka arkaya gelen beceriksizlikler sonunda bir tren ana istasyondan sürücüsüz yola çıkar ve gittikçe hızlanır. Bir zaman sonra trenin önünde durulamaz olur. Patlayıcı kimyasal ile yüklü dört vagonun varlığı geçtiği yerleşim alanları için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Tren Pennsylvania’nın içlerine doğru saatte 200 km sürat ile seyretmeye başlar. Birilerinin bazı riskleri göze alması gerekmektedir.

Tony Scott aksiyonda tempoyu baştan sona dingin tutması ile tanınan bir yönetmendir. Bu dinginliği bir kez daha baştan sona başarıyor. Hızla giden trenin önden, yandan, tepeden ve alttan yaptığı kısa çekimler ile tehlikesini seyirciye mükemmel hissettiriyor. Bu çekimlerin gücünü arttıran dingin bir müzik de eklenince aksiyon dört dörtlük oluyor. Birbirine zıt karakterde ve usta/çırak hiyerarşisindeki iki karakterin gittikçe artan dayanışmasını, felaket filmlerinin jargonuna uygun yerleştirdikten sonra kötü olarak da küçük hesaplar yapan bürokratları seçiyor. Fakat esas düşman durdurulamayan tren olduğundan bürokratların kötülüğü kimseyi ilgilendirmiyor. Sık sık TV’de son haberlere bağlanması öykünün gerçeklik duygusunu arttırıyor. Filmin süresini de uzun tutmayarak seyircinin adrenalin salgısını tadında bırakıyor. Aksiyon filmlerinde tecrübeli olmak böyle bir şey olsa gerek. Akrabalık bağları olduğu filmler arasında sürati düşmeyen otobüsün sürüklediği ‘Speed-Hız Tuzağı’ veya felaket filmlerinden ‘Twister-Hortum’ sayılabilir. Onlarda da zamana karşı bir yarış ve birilerinin kahramanlığa soyunması vardır.

Türünün gereklerini yerine getiren dört başı mamur bir aksiyon. Fazla söze gerek yok.


Emin Yeğinboy

14.11.2010


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.