|
deepblueeagle
|
İzmirli Öyküler kitabı 20 yazardan 20 İzmir öyküsü içeriyor. Öyküler İzmir sevgisi barındırıyor. Popüler kültür öyküleri değil coşkulu, duygulu, romantik, nostaljik, hüzünlü edebi öyküler bunlar. Hayat tadında, edebiyat tadında. Nefis bir derleme.
.jpg)
Pişi, evde asma gölgesinin esintisinde uyuşuk bir tatlılıkta düşler kuran işsiz bir gencin annesinin getirdiği pişiyi çayla yemesini betimliyor. Ana oğul büyük bir olasılıkla Kale’nin aşağısında körfezi gören alçakgönüllü bir evde oturuyorlar. Halı yıkayan Kürt kadınlar, hacılı yastık, Kıbrıs tepsisi, sıcak bir yaz gününde yaşamın o iyimser, sakin temposunu bize duyumsatan detaylar.
Yokülke’de bir Don Kişot, yurdumuz genç aydınlarının bir ritüelini anlatıyor bize. Düşleri gerçekleşmeyen bir devrimcinin İstanbul’dan İzmir’in balıkçı kasabalarının birine kaçmasına, kendiyle hesaplaşmasına, kendini büyük şehirde de taşrada da yabancı hissetmesine, bir gençlik arkadaşına yazdığı mektup aracılığıyla tanık oluyoruz.
Kiracı, 60’lı yıllar Eşrefpaşa’sının gündelik yaşamını anlatıyor. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelip duvarları cart renkli, bahçeli, tuvaleti dışarıda, banyosuz küçük evlerde yaşayan sade ailelerin yaşamları, ilişkileri, özlemleri, yaşamın o küçük detayları. Dikişçi, hemşire, tütüne giden kadınlar, gazocağı, Singer dikiş makinası, Pertev kremleri, sedirler, bohçalar, buzcu, geleneksel adetler, umutlu, coşkulu hayatlar.
Yeşil Eğrelti Otu, Eski Foça’da sezon sonu bir balıkçı lokantasında eşiyle rakı, balık yapan bir kadının yan masada bir erkekle yemek yiyen şuh ve frapan bir kadın üzerine aforizmalarını betimliyor.
Kayıp Yıldızlar, Kemeraltı, Kızlarağası ve Havra sokağında bakınıp alışveriş yapan evli bir kadının yazsonu akşam karanlığında belediye otobüsü ile İkiçeşmelik’ten çıkarken Asmalımescit’te otobüsten inip yoksul mahallede dolaşırken yaşadığı düşsel macerayı anlatıyor. Bir adamı evine dek izler, ve bahçede adam, sevdiği kadın ve bir travesti ile rakı içerler.
Öyküsüne Sığmayan Küçük Adam, 70’lerde, son demlerini yaşayan troleybüslerden birinde şehir içi yolculuğunu yapan bir adamın, yolcular arasında gördüğü babası yaşında bir başka adamın yaşamı hakkında kurduğu düşü anlatıyor. Onu taşradan gelmiş bir küçük memurmuş gibi düşlüyor. Belki de babasına özlem.
Çıngıraklı Şerife, yine Eşrefpaşa’dan bir yaşam kesiti. Bir karı koca. Kadın kışları temizliğe gidiyor, yazları bağ bahçelerde ve Tariş’te çalışıyor. Adam ise sadece altılı oynuyor. İşsiz. Kadın mutsuz. Ama adam sonunda bir kez tutturuyor ve sınıf atlıyorlar.
Döngü, çocukluğunun yaz tatillerini Karşıyaka’da büyükbaba ve Rum büyükannesiyle geçiren bir kızın İstanbul’a parasız yatılı olarak gidip üniversite ve iş yaşamından sonra yaklaşık 35 yıl sonra İzmir’e dönüp Karşıyaka’daki o artık metruklaşmış o evi bulmasını ve o evde yaşayan bir çingene kız çocuğunun da tıpkı kendi çocukluğunda olduğu gibi büyükbabası ile mutlu olduğunu görmesini anlatıyor.
Rüzgarlı Sokak, Tilkilik civarında kundura atölyesinde çalışan bir genç yoluyla eylemci, gözaltına alınan veya hapse düşen gençleri işliyor.
Kırılmalar, Kemeraltı’nı gezen yaşlı bir amcanın bu çarşıda geçen çocukluğunu anımsamasını ve çocukluğu ile konuşmasını anlatıyor. Babasının tuhafiye dükkanını ve yandaki baharatçı dükkanını, çarşıda yalnızlığını paylaştığı oyuncak askerini hatırlıyor, aradan yıllar geçmiştir amca yine yalnızdır.
Kral Suudi öyküsünde, Bornova’nın varoşlarında atandığı okulu görmeye giden bir öğretmenin bindiği eski dolmuşta hem dolmuş şoförüne yakıştırdığı yaşamı hem de okulla ilgili düşlerini, umutlarını okuyoruz.
Geçmeyen adlı öyküde, sevdiği erkeği Kordon’da bir pastanede bekleyen gelmeyince de Kemeraltı’nda onunla karşılaşma umuduyla dolaşan, şiir ve Türk Sanat Müziği seven genç bir kızın duygu ve düşüncelerini okuyoruz.
Pak Bahadır, hapisten çıkmış bir gençle bir genç kızın otogarda buluşup Kültürpark’ ta Pak Bahadır’ı ziyarete gitmelerini, ikisinin de düşünceleri, geçmişleri yoluyla bize yansıtıyor.
Ferhat ile Şirin, gecekondu mahallesinde karşılıklı evlerde yaşayan Ferhat ile Şirin’in Saat Kulesi’nde buluşup öpüşebilmek için yalnız kalabilecekleri bir park bulmak umuduyla Bahribaba Parkı’ndan başlayarak Varyant’tan çıkıp İnönü Caddesi boyunca yürümelerini ama boş park bulamadıkları için öpüşememelerini anlatıyor.
İzmir Bekir, 1886 doğumlu Adanalı Bekir’in Osmanlı zamanında katıldığı savaşları, ardından İzmir’in kurtuluşunu yaşamasını ve gazi olup köyüne dönmesini canlandırıyor.
İhanet, çocukluğu, üniversite yılları ve sonrası İzmir’de geçmiş genç bir adamın şehre gelen güzel sevgilisi ile geçirdiği günlerin düşler ve anılarla karışık olarak anlatılması.
Nefesçil adlı fantezi öyküde, yüzyıllardır Alsancak’ta yaşayan ve yeryüzünün merkezindeki velinimetine insan nefesi gönderen bir adamın yaşamı anlatılıyor.
Babalar Aralar öyküsünde, babası yoğun bakımda olan bir adam İzmir’de babasıyla geçirdiği zamanları hatırlıyor.
Beşinci Basamak, bir kadının İzmir’de Mithatpaşa Caddesi, Karantina civarında geçen çocukluğunu, arkadaşlarını, anne babasını, fuarı, oyunları, yazlık sinemaları anımsayışını anlatıyor.
Revasiye Teyze, üniversiteli bir genç kızın teyzesini bulmasını ve onun sayesinde geçmişinin, annesinin sırlarını öğrenmesini anlatıyor. Hiçbirşey bildiği gibi değildir. Hatırlananlar da yanlış hatırlanır.
|