|
hurkus
|
AKP iktidarının uyguladığı neo-liberal politikalarla, her şey piyasaya indirgenmiş, kamu hizmetleri ticari faaliyetler olarak değerlendirilir olmuş, piyasacı yaklaşımlarla devletin sosyal devlet niteliğinden uzaklaşılmaktadır.
Toplum yukarıdan aşağıya İslamlaştırılmaya çalışılmaktadır.
Şiddet günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir. Bir yandan önlenemeyen silahlı çatışma ve terör saldırıları, diğer yanda toplumsal linç girişimleri korkutucu boyutlara varmıştır. Şimdi, bu ortam gerekçe gösterilerek hak ve özgürlüklerin sınırlanması, olağanüstühal uygulanması yeniden gündeme getirilmektedir. Askeri vesayetin sürekliliği sağlanmaya çalışılmaktadır.
Başta 'su' olmak üzere yaşam kaynakları küreselleşen sermayenin karına sunulmuş, çevre sağlığının bozulması, canlı yaşamının yok olması pahasına doğal ve kültürel varlıklar talana açılmıştır.
Diğer yandan toplumsal barışın ve hukuk düzeninin güvencesini oluşturacak Yargıyı siyasallaştırma çabası yoğunlaşmış, her geçen gün hukuk güvenliği yok edilmektedir. Adil yargılamanın zorunlu unsuru olan savunmayı temsil eden avukatların hakları görevlerini yapmaları zorlaştırılmakta, savunma ve yargı güçsüzleştirilmektedir.
Bu olumsuz tablo karşısında güçlü hukukçu örgütlerine barolara gereksinim vardır. Saygın ve Çağdaş bir İzmir Barosu için Çağdaş Avukatlar Grubu her zaman olduğu gibi katılımcılığı esas alarak adaylarını önseçimle belirledi.
Çağdaş Avukatlar Grubu ülkeye dair, doğaya dair, savunma mesleğine dair görüş, öneri ve projelerini açıkladı.
Özetle; Çağdaş Avukatlar Grubu;
Askeri darbelere karşıdır. Türkiye’de toplumsal ve hukuksal barışın sağlanabilmesi için 12 Eylül’ün sorumlularının yargılanmasını, bu döneme ait tüm kuralların ve kurumların tasfiye edilmesini savunmakta ve talep etmektedir.
Her türlü sorunun barışçıl ve adil çözüm yeri olarak insanlığın geliştirdiği önemli kurumlardan olan yargı kurumu, adil ve barışçıl karakterini korumak için tarafsız ve bağımsız olmak zorundadır. Bu genel kabule rağmen, son dönemlere Türkiye’de yargının çatışma alanlarından biri haline geldiği, siyasallaştığı, sorunları adil ve tarafsız çözme yeri olmaktan uzaklaştırıldığı, çatışmanın taraflarından biri haline getirildiği görülmektedir. Çağdaş Avukatlar Grubu, yargıya duyulan güveni ve dolayısı ile adalet anlayışını zedeleyen, yargıyı siyasallaştıran tüm anlayışların terk edilmesini savunmakta ve talep etmektedir.
Anadolu coğrafyasında, farklıkların zenginlik olarak kabul edildiği dönemlerde barış, düşmanlık olarak kabul edildiği dönemlerde ise büyük kırılmalar, kırımlar ve yıkımlar yaşanmıştır. Günümüzde etnik ve dinsel farklıklar yine düşmanlığa dönüştürülmüş, linç kültürü yaygınlaşmıştır. Devlet yetkileri buna karşı önlem almak ve bunu engellemek yerine, linççi kalabalıkların eylemlerini vatandaş hassasiyeti olarak açıklayıp meşrulaştırmaktadır.
Çağdaş Avukatlar Grubu, bütün etnik ve dinsel farklıkları zenginlik olarak kabul eder. Bu bağlamda Kürt Sorununun da şiddetten uzak şekilde, demokratik ilkeler ışığında ve barışla çözülmesini savunur.
Çağdaş Avukatlar Grubu, 12 Eylül ile başlayıp AKP iktidarı ile birlikte hızlanarak kurumsallaşmasını tamamlamaya başlayan kapitalizme; AKP ve sermaye düzenine karşıdır. Her türlü sömürünün karşısındadır ve emekten yana politikaların benimsenip uygulanmasını savunur.
Çağdaş Avukatlar Grubu din ve vicdan özgürlüğünden yanadır. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı, zorunlu din dersleri ve dini referans alan kamusal uygulamaları reddeder. ÇAG, AKP hükümetlerinin kendi iktidarlarının kaynağı ve dayanağı olarak gördükleri toplumu yukarıdan aşağı İslamileştiren, laik düzeni ve yaşam alanlarını zedeleyen uygulamalarına karşıdır. Laikliğin evrensel öz ve içeriği ile derhal uygulanmasını, dinin sadece kişisel hayata dair bir olgu olarak kabulünü ve buna uygun yasal ve idari değişiklikleri savunur ve ister.
Çağdaş Avukatlar Grubu, devlet içinde desteklendiği ve korunduğu bilinen her türlü yasa ve hukuk dışı oluşuma, çeteleşmeye karşıdır. Bu tür örgütlenmelerin tamamının açığa çıkarılmasını, yargılanmasını, tasfiye edilmesini ve yeniden çete yapılanmaları oluşmasını önleyecek toplumsal, idari ve yasal alt yapının kurulmasını savunur, talep eder.
Çağdaş Avukatlar Grubu, her geçen gün yaşam alanları kirlenen, yaşam kaynakları tükenen dünyamız için gösterilen bütün çabalara aktif olarak katılır. İnsanlığın ortak mirası olan doğal ve kültürel varlıkların korunması ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının savunulması sürekli gündemimizde olacaktır. Çağdaş Avukatlar Grubu, insanın doğa ile birlikte uyum içerisinde yaşamasını, doğal ve tarihsel kaynakların korunmasını, sermayeye ve kar hırsına feda edilmemesi gerektiğini savunur. Bu nedenle, tarihsel ve doğal insanlık mirasının ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının korunması için mücadele eder. Yine suyun ticarileşmesine karşı mücadele eder.
Adil yargılanmanın olmazsa olmaz unsuru olan savunmanın güçlenmesi, avukatların haklarının korunması için, toplumsal barışın ve hukuk düzeninin yerleşmesi için, gelecek kuşaklara yaşanılası bir dünya bırakmak için, tüm canlıların yaşam haklarını savunmak için, saygın ve güçlü bir baro örgütlenmesi için İzmir Barosu Yönetimine aday olduk. İzmir Barosu’nu güçlü ve saygın bir hukukçu örgütü haline getirmekte kararlıyız.
Hukukun üstünlüğünden yana, barıştan yana, canlı yaşamının sürmesinden yana olan herkesin desteğini bekliyor ve diliyoruz.
İlgi ve bilginize sunuyoruz.
Çağdaş Avukatlar Grubu- İzmir Barosu Başkan Adayı
|