ForumRebetiko (Rembetiko) Kültürüne Giriş  Yeni Konu 

KALAN MÜZİK ARŞİV SERİSİ - REBETİKA

16 Nisan 2007

berna

Eli, güzel bir kadındı doğrusu
Simsiyah saçları vardı
Onu öldürmek gerek
Çünkü kocasını ve çocuklarını terketti
Çanlar çalındığında herkes kiliseye giderken
O ağa sofralarına giderdi
Eli Eli Eli!
Seni kimse istemiyor
Çünkü senin dudakların öpülmüş,
ısırılmış.

Liman Şehri İzmir coğrafi konumu gereği, dolayısıyla ekonomik hareketliliğinden ötürü sayısız halkın birbirini tanıyıp alış-veriş ettiği, etkileştiği, kaynaştığı bir dostluk, bir hoşgörü mekanı olmuştur. Benzeri koşullar İstanbul için de sözkonusu olsa da kanımca İzmir'in başkente uzak oluşu daha sivil, daha zorlamasız bir etnik çeşitlilik ortaya çıkarmış.

Beylikler döneminden 1920'li yıllara dek Anadolu'nun hemen her yöresinde özellikle de İzmir'de doğal bir yanyanalık içinde yaşayan Türk ve Rum toplumları ulusçuluk akımlarının çok da eski olmadığını gözönüne alırsak dinsel hoşgörüye dayanan sıcak bir dostluk duygusu içinde yaşadılar. Din değiştirmeler, karşılıklı evlenmeler,
kültürel etkileşimler ve burada konu edineceğimiz müzikal köken birliği başkalarından daha çok bu iki halkın yanyanalığını zamanla içice kılmıştır. İşte bu noktadan sonra ortaya çıkan Anadolu kültürünün Türk ve Rum bileşenlerine ayrılabilmesi hem olanaksızlaşmakta hem de anlamsız bir girişim olarak gözükmektedir.

Rebetiko müziğinin en önemli iki kaynağından birinin Anadolu, yani İzmir ve İstanbul kökenli Rum türküleri olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda İzmir Rum türkülerinin evrimine baktığımızda, ancak 1850'lere dek gidebiliyoruz. İzmir'deki müzik geleneğinin zenginliğine göndermelerde bulunan birçok kitabın yanısıra ilk kez 1875'de araştırmacı Bourgould Doucouray İzmir'den 30 türkü derleyip yayınladı ve kitabının girişinde şöyle yazdı: "Sokaklarında bu denli çok laterna görebilecegimiz bir şehir zannediyorum yoktur." Rum toplumunun alt katmanlarının yaşamı algılayış biçimini, sıkıntılarını anlatan ve aynı açıdan Pire'deki "Mansa" alt kültürünün serkeş şarkılarıyla parelellik gösteren halk türküleri meydanlarda ve sokaklarda doğallık içinde çalınıp söylenirdi. İşte bu şarkılar, asıl olarak Yunanistan'da son halini alan Rebetiko müziginin öncül formu olan İzmir ekolunun ilk örnekleridir. İlk kayıt örnekleri 1900'lerin başında yapılabilen bu şarkılar kemane ya da klasik kemençe, ud, santur ya da kanun ve bir çok vurmalı çalgı (darbuka, def, kaşık) ile icra edilirdi, Yine 1850'lerden 1930'lara dek İzmir ve Selanik'de gördüğümüz amane kahvelerinin (kafe aman) çokluğu,, profesyonel İzmir müzik geleneğinin oluşup yerleşmesinde yaşamsal derecede önemli olmuştur. Bu küçük mekanlarda sıcak ya da alkollü içecekler içilirken, bir yandan da büyük olasılıkla bir kadın şarkıcıya, andığımız enstrümanlardan oluşan bir grubun eşlik ettiği programlar düzenli olarak sergilenirdi.

İzmirli Rum müzisyenler hem Türk müziğine yakın oldukları, hem de aynı zamanda batı müziğini iyi bildikleri için yaratıcılıkları ve yorumları çok çeşitlilik gösterir. Gazellerle tıpatıp olan amanelerden çiftetellilere, taşra Rum türkülerinden estudiantin denen çalgı (gitar, mandolin, mandola) ve vokal gruplarınca söylenen İtalyan melodilerini andıran şarkılara dek birçok müzikal etkiyi birarada buluruz bu şarkılarda. Genel olarak Türk müziginde kullanılanı temel makamlar ortaktır ve adları bile değişmemiştir. Ancak Rum müzisyenler bu makamların inicilik veya çıkıcılık kurallarına zaman zaman uymazlar, şarkı içinde makam değişikliği yapabilirler ya da yeni makamlar yeni diziler bulabilirler. Çalış üsluplarına baktıgımızda; özellikle keman ustalarında yerleşik Türk müziği tavrını, Romen çingenelerinin senkop ve kaydırmalarını ve Batı Avrupa'lı kemancıların ses elde etme tekniklerinin bir karışımını buluruz. Öteki çalgıların çalınış tavrı genel olarak Türk müzisyenlerinkinden farklı değildir.

1922 sonrasında Yunanistan'ın her yanından çadırlardan , barakalardan yükselen bu çoğunlukla acılı şarkılarda hiç şüphe yok ki Anadolu'da birlikte yaşanan diğer etnik grupların izleri son derece açıktır. Ermeni kızları, Yahudi çocuklar, feraceli gelinler, türlü nidalar, meraklılar ve sevdalılar.

Dönemin İstanbul'una baktığımızda, burada diğer bölgelerden açıkça ayırdedilebilen bir Rum halk müziği geleneği olduğunu belirtmek gerekir. Ancak nedense geleneksel İstanbul Rum müziğine dair kayıtlardan pek azı bugüne ulaşabilmiştir. Ayrıca geleneksel müzik bestelere İzmir'deki kadar yansımamıştır. İzmir tarzı çalgılarının yanısıra İstanbul şarkıları kayıtlarında klarinet ve ksilafona rastlıyoruz.

Elinizdeki taşplak derlemesinde 1910'la 1930 yılları arasında çoğu İzmir, İstanbul ve Yunanistan'da yapılmış kayıtları birarada bulacaksınız. Bunların büyük çoğunluğu Anadolu'dan götürdükleri müzik birikimini notaya dökerek bugün tüm dünyanın beğeniyle karşıladığı Rebetiko müziğinin gelişimine olmazsa olmaz derecede katkıda bulunmuş İzmirli ve İstanbul'lu Rum bestecilerin şarkılarından oldukça zorlanarak seçilmiştir.

Teknolojinin taşplaktan kulağınıza taşıdığı bu tınılar, bu anlaşılan ya da anlaşılamayan sözcükler kuşkusuz sürüyle çağrışım yaratacak dinlendiginde. Çağrışımlarımızdan birkaçını sayarak yazımızı noktalayalım :
- Benzerliğe indirgenemeyecek bir teklik ve zenginlik,
- Biz de Anadolu'luyuz,
- Bizi unutmayın.,
- Bir elimizde zafer kazananın hıncı, diğerinde kaybedenin cezası,
- Hiçbir bombanın yok edemeyeceği, notalardan oluşmuş bir gözünü sevdiğim köprü.
16 Nisan 2007

editor

Sevgili Berna, az ama öz katkıların için teşekkürler. Rebet kültürünü körfez diyarında yeniden canlandırmaya katkısı olanların eline sağlık. Kimbilir daha kimlerde ne birikimler var. Önemli olan o kaynaklara ulaşmak. izmirizmir.Net bu kaynakların akacağı bir göldür, denizdir. Herkesten alır, herkese sunar. En iyiler de yaşar, kisch olanlar da... Önemli olan güzelliğin farkında olmak, gönlümüzü estetik için eğitmektir. Katkılarının devamını diliyorum. Sevgilerle.
27 Ekim 2008

pagos

merhaba ben rembetiko kültürü ile ilgli bir araştırma yapıyorum ve bu konuda bana yardımcı olabilirsiniz diye düşündüm rembetiko filmini nerden bulalabilirim ve onlara ait fotoğrafları.elimde sadece 1930 larda ki orjinal kayıtları var acaba bana bu konuda daha geniş bilgi verebilirmisin eğer yardımcı olursanız çok sevinirim :) mailim versem bana burdan ulaşabilirmisin lütfeen melis_zombie@mynet.com
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0