Zaten dokunmuyor muydunuz?
01 Aralýk 2012 15:16 / 1200 kez okundu!
Doðrusu Adalet ve Kalkýnma Partisi'nin (AKP) hâlâ ne yapmaya çalýþtýðýný anlamadýðýný dile getirenleri ben de sahiden anlamakta zorlanýyorum.
Gayet açýk; en azýndan cumhurbaþkanlýðý seçimine (baþkanlýk mý demeliydim) kadarki süreyi AKP, ondan önce de Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan genel olarak muhalefet, özel olarak da Kürt muhalefetine dair gerginlikler yaratýp onun üzerine politika kurmak ve sürdürmek kararlýlýðýnda.
Gerginlik stratejisinin daha biri bitmeden diðerinin altyapýsý hazýrlanýyor. Ve hýzla hayata geçiriliyor.
Mesela açlýk grevlerine baktýðýmýzda gayet insani ve vicdani taleplere karþýlýk; içerdeki grevcilerin grevleri kesmez, sýkýysa siz grev yapýn da görelim mealinde sözlerle Erdoðan açlýk grevlerinin kýrk küsurlu günlerinde Barýþ ve Demokrasi Partili (BDP) vekillere grev sipariþinde bulunmuþtu.
Ardýndan da bir süre sonra BDP'li vekiller destek açlýk grevlerine baþlayýnca ben bunlarýn nesiyle görüþeyim, siyasetin yeri meclistir, bunlar baþka alanlara çekiyor sözlerine dönüþünü hep birlikte alenen okumuþtuk.
Grevlerin aklýselim politikayla nihayet bulmasý akabinde yeni bir gerilimin fitili ateþlendi. Ankara merkezli siyasete, seçildikleri günden bu yana karþý ve farklý bir politikayla cephe alan, her biri politik temsiliyet manasýnda seçildikleri alanda halkla iç içe politika yapmayý ilkeselleþtiren BDP'li vekillere dokunma meselesi gündemi aniden deðiþtirdi.
Son birkaç yýllýk süreci izleyenlerin çok yakýndan tanýk olduklarý üzere polis copu ve dozu hayli yüksek biber gazý ile dokunulmak istenen vekiller zaten yakýn temas dokunma çizgisindeler. Üstelik bu dokunma kamuoyuna ayan beyan gösterilen bir üslupla sergileniyor.
Tabii bunun öncesi de var. 1990'lý yýllarýn DEP, HEP sürecini yakýndan bilenler biliyorlar ki; Orhan Doðan ve arkadaþlarý gibi meclisin içinden derdest edilip dokunularak götürülen, hatta güpegündüz Batman çarþýsýnda öldürülen Kürt Vekil Mehmet Sincar'ý Kürt halký ve demokrat kamuoyu hâla unutmuþ deðil.
Burada asýl mesele BDP'li vekillerin yürüttüðü tarz-ý siyasete hazýmsýzlýkla ilgili. Seçildikleri bölge ve alanlarla yakýn temas halinde olarak, vekili olduklarý kesimlerle birlikte muhalif kimliklerini ve siyasetlerini sadece meclis kürsüsünde deðil sokakta, alanlarda da haykýrarak dile getirmenin dayanýlmaz aðýrlýðýdýr muktediri asýl rahatsýz eden.
Hep derim ya! Tuhaf bir ülke Türkiye! Siyaseti, sadece siyasetçilere endeksli bir alan sayan ve bu alaný da ne büyük bir tuhaflýksa sadece adýna meclis denen Türkiye Büyük Millet Meclisi ile sýnýrlayan bir siyasal dayatma anlayýþýnýn tuhaflýðý.
Oysa meclisteki vekilleri oylarýyla, hatta binbir meþakkat ve engellemeyle haklarýný bihakkýn savunsunlar ve her daim haksýzlýklara karþý yanlarýnda olsunlar diye seçip meclise gönderen halka siyaset yasak, hele vekiliyle birlikte muhalif siyaset külliyen yasak.
Öyle okuyorum ki; Barýþ ve Demokrasi Partili Blok vekillerine asýl hazýmsýzlýk iþte bu noktada açýða çýkýyor. Muktedir onlarý meclisteki dar alana hapsedip, futbol tabiriyle kýsa paslarla çelmeye razý etmeye zorluyor.
Muhalif vekiller bu tezgâha gelmek istemeyip tarz-ý siyasetleri gereði parlamento dýþý muhalefeti, geniþ alanlarda o alanlarýn bizatihi asli sahipleri halkla birlikte siyaset yaparak tercih ediyorlar.
Bu sahiden Türkiye siyasetinde bir kýrýlma noktasýdýr...
Bunu zaman zaman iktidar partilerinin vekilleri de denerler. Ama onlarýnki daha çok seçmene gülücükler, mavi boncuklar daðýtýp þirin gözükme sempati birliktelikleridir.
Muhalif kimlikli vekillerinki ise sistemin zulmüne, gadrine karþý kendisine vekil yetkisini veren halkla birlikte gazý da, copu da yiyerek tavýr koyma halidir. Ýþte kýrýlma noktasý budur.
Elbette bunun ucunda meclisteki onca sufli iþlere bulaþtýðý iddiasýyla fezlekesi olan vekillerin dokunulmazlýk zýrhlarýnýn kaldýrýlýp yargýlanma dosyalarý olduðu halde, bütün renkler hýzla kirlenirken önceliði en beyaza yani en temiz olana vermeyi dayatarak Barýþ ve Demokrasi Partili vekillere yüklenmeleri manidardýr.
Bu bir oyundur. Bu oyuna gelmemek mümkün. Tabii ki önce otuz kiþilik Blok vekilleri olarak bu oyuna karþý durmak var. Sonra parlamento dýþýndaki bütün demokratik ve sivil kamuoyunu hareketlendirmek ve sivil, barýþçý, muhalif tepkileri örgütlemek gerek.
Sonra da kürsü de, meclis kürsüsünde edilmiþ kelamlar hariç vekillerin siyasal ya da deðil bütün yaptýklarý iþlerden dolayý gerektiðinde yargýlanabilecekleri toplu bir dokunulabilirlik yasa deðiþikliðine acil ihtiyaç var.
Eðer böyle bir yeniden düzenleme hayata geçirilmez ise sadece seçilmiþ Barýþ ve Demokrasi Partili on vekile dokunup, yargýlayýp sonra da vekillik haklarýndan azade kýlmak, muktedir bilsin ki, Türkiye siyasetinde çok su kaldýrýr.
Hem böylesine sulandýrýlmýþ hamurdan da iyi ekmek çýkmaz. Sonra bu neviden bir haksýzlýðýn kefareti o mecliste arzý endam eden ve kendine her fýrsatta demokratým diyen kimi vekillerin alnýnda kara bir leke ve boynunda yafta olur benden söylemesi...
Þeyhmus DÝKEN
01.12.2012
Son Güncelleme Tarihi: 02 Aralýk 2012 08:42


