Şehir ve hemşehriler - Rengin Soysal
02 Aralık 2009 23:13
Şehrini korumak değil, hemşehriye yaranma kaygısı bu.
Yaşadığın kenti sevmek değil, gizli bir kompleksin övünme biçiminde tezahürü sanki.
Tıpkı ‘vatansever’ oldukları için ülkelerinde olup biten hiçbir şeye toz kondurmayanları andırıyorlar.
Aynı onlar gibi, eleştiriyi hainlikle eş tutuyorlar.
İzmir’deki malum olaylar sırasında ‘ele’, sonrasında, dile ve kaleme gelen öfke; “yakışmadı” diyenlere gösterilen o hırçın tepki, böyle düşündürüyor beni.
Bir şehri sevmek, o şehirde doğduğuna, büyüdüğüne, yaşadığına sevinmek nedir, iyi bilirim yoksa.
Gerçek anlamıyla “yedi göbek” İstanbullu bir aileden geliyorum çünkü ve gayet samimi bir İstanbul sevgisi aşılanarak büyütüldüm.
İşte tam da o yüzden, İstanbul’u eleştirmeyi en başta kendime hak görürüm.
Sırf İstanbullular diye, hemşehrilerimin her eylemine sahip çıkmam. Bana çiğ, haksız, yanlış yahut insafsız görünen davranışlarını kabullenmem, benimsemem, herkesten evvel ben itiraz ederim, elimden geldiğince.
Şehrinizin çirkinleştiğini, bozulduğunu gördüğünüz kadar, oranın yerlileri, sakinleri olarak, kendi hatalarınızın farkında olmaya da çaba göstermeniz gerekir.
Yazının devamı için tıklayınız

