İZMİR’DE KÜRT AÇILIMI BAŞLADI
02 Eylül 2009 03:39
“Sen, ben olsan, ben de sen, ayrı gayrı yapmamalı” dediler ve Mevlana’nın bu sözleri ile savaşı sürdürmek isteyenlere danslarla, şarkı ve türkülerle, şiir gibi kalpleri ile direndiler.
İzmir Büyükşehir Belediye’sinin düzenlediği 1 Eylül Dünya Barış günü konseri Kardeş Türküler’le kutlandı.
Çimlerin üzerinde bazen oturan çoğu zaman dans eden ve horon tepen yüzlerce kişi elele, gönül gönüle barış türküleri söyledi.
Birbirini tanımayan Alevi, Kürt, Türk, Azeri, Roman her tipten insan barış andı içti hep birlikte.
Kendi partisinden ve o partinin tuhaf ve barış karşıtı halinden farklı bir tutum sergileyen Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Aziz Kocaoğlu büyük bir değişim ve demokratik açılım göstererek İzmirlilere barış güvercinleri dağıttı, hem de sımsıcak kardeş türkülerle.
Kordonboyu’nda Gündoğdu Meydanı’nda, İzmir’de barışın çubuğu yakıldı. Geri dönüş yok bundan böyle. Düşünüyorum da Türkiye Türkiyelilerindir diyenlere “bölücü” diyebilen zalimler, bu geceyi keşke yaşama cesaretine sahip olsalardı. Kürdü, Türkü, Ermenisi, Yahudisi, Boşnağı, Azerisi oradaydı ve kendi dillerinden söylenen şarkılarla coşuyordu. Ege'nin iki yakasından, aynı suların aynı huylarından süzülen şarkılarla birleştirdiler insanları. Herkes hep bir ağızdan, zengin kültürlerinin farkındalığı ile birbirlerine samimiyetle saygı duyduklarını, sevgi ve hoşgörü ile yaklaştıklarını artık korkusuzca dile getiriyorlardı. Kadınlar çok sempatik ve zarif, erkekler çok eğlenceli ve kibardı. İnanılmaz bir şey ama açık hava konserlerinin keşmekeşi ve vurdumduymaz bencilliği yoktu o kalabalıkta. Onlar bilinçli gelmişlerdi. Bütün halklar kardeştir sloganı atıyorlardı arada bir.
Bir ara kendilerine çok doğal bir şekilde biz anarşistiz diyen genç bir gurup geldi önümüze, bir siyah bez üzerine IMF karşıtı sloganı ile gösteri yaptı. Onların hali hepten ironikti. Kendilerini anarşist diye tanımlayan bu iyi ve güzel yüzlü gençler o kadar kibar ve hoyratlıktan uzaktılar ki, hepimiz yardımcı olduk kendilerine buyurun buyurun kendinizi ifade edin diye. Nasıl olsa onlardan kötü bir şey çıkmazdı. Gerçekten de “eylem” koyup daha sonra konserlerine devam ettiler. Bu arada Başkan Aziz Kocaoğlu sahneye çıkıp Dünya Barış Günü’nü kutlamak istediğinde bazı yuhalayan insanların çokluğu da dikkat çekmekteydi. (Ulaşım zammının geri alınması ile ilgili slogan atıyorlardı) Başta biz de bu haklı protestoya destek olup onlarla birlikte haykırdık. Ama protestocular protestolarını uzatınca da onları protesto etmeye çalıştık ama kim duyar ki bizleri. Sonuçta onlar sayesinde buluşuldu Kardeşlerle, türkülerle.
(1).jpg)
Tuncelili Zübeyde ve Erzincanlı Gülperi ile arkadaş olduk. Onlarla mırıldandık, bütün bilmediğimiz türkü sözlerini, onlarla duygulandık sürüp giden düşmanlıklara.
Ben türküm, sünniyim, doğulu kaynağım ama batılı üslubumla mezhebim de, dinim de, milletim de, devletim de sevgi ve sevginin yolunda insan. Sevgi böldürmez insanı. Nefret bölücü bir dünya yaratır. Tebrik ediyoruz Başkan Kocaoğlu ve Büyükşehir Belediyesi’ni. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış türküleri, kardeşlik türkülerine ihtiyacımız var, ağıt yakmaktan, gözyaşı akıtmaktan, savaş edebiyatından, kin neşriyatından bıkkınlık geldi. Barışa ihanet edenler savaşın gölgesinde kendi vicdanlarına yenik düştüler.
Kardeş Türküler, Kürtçe şarkı ile başladıkları konserlerini Kürtçe-Türkçe bir şarkı ile –Kara Üzüm Habbesi” ile bitirdi. Ayrıca TMK Mağduru Çocuklar için Adalet Çağırıcıları adına da Kürtçe bir şarkı söylediler. Güle oynaya gelen insanlar aynı neşeli ayaklarla evlerine döndüler.
İlk defa İzmir’de Kordonboyu’nda Gündoğdu Meydanı’nda bir konser izledik ve hayran kaldık. Uygarlaşıp, olgunlaşıyoruz milletçe galiba üstelik de sanki İzmir havaları ile.
Pervin Mısırlıoğlu E.
01.09.2009, İzmir
------------------------
Anadolu kültürünü yansıtıyorlar
1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü'nde hazırlanan bir konser çalışması olarak gündeme gelen Kardeş Türküler, Anadolu halk şarkılarına ve daha sonraki dönemlerde de değişik kültürlere ait şarkılara yönelerek repertuvarını genişletmeye başladı. Laz, Gürcü, Çerkes, Çingene, Makedon, Alevi şarkıları, müzik topluluğunun düzenleme anlayışı içinde biçimlendirilerek icra edildi.
Ocak 2004'te Yılmaz Erdoğan'ın yönetmenliğini yaptığı 'Vizontele Tuuba' filminin müziklerini hazırlayan Kardeş Türküler'in son albümü “Bahar” oldu.

