Yurdumun dedektifi Behzat Ç.

05 Kasım 2011 11:37 / 1823 kez okundu!

 


Filmin en büyük artısı iyi oyunculuklar yanında TV dizisindeki havasını aynen koruyor olması. Sinemamız büyük ihtimalle devamı gelecek bir anti kahraman kazandı diyebiliriz.

-----------------------------------------------------------------------------------

BEHZAT Ç: SENİ KALBİME GÖMDÜM

YÖNETMEN: SERDAR AKAR

OYUNCULAR: ERDAL BEŞİKCİOĞLU, FATİH ARTMAN, İNANÇ KONUKÇU, CANSU DERE, TARDU FLORDUN

TV dizisi olarak fenomenleşen “Behzat Ç-Seni İçime Gömdüm” tam deyimiyle sokak raconu ile çevrilmiş bir “Neo-Noir” film. Cinayet masası Başkomiseri Behzat Ç.’nin kopuk, kural tanımaz karakteri “Kara Film-Film Noir” türünün bilindik tüm polisiye kalıpları içine yerleştirilmiş. Polisiyenin bu karanlık dünyası Ankara’nın sokaklarına, parklarına, evlerine, polis merkezine, soruşturma odalarına taşınmış. Yanlış anlaşılmasın, bu uyarlama ruhsuz bir üslup çalışması olarak durmuyor aksine son derece doğal, yaşamın içine bırakılmış kendini kasmayan bir akış içinde seyrediyor.

Behçet Ç.'nin her şeyi boşlamış, duygu dünyası paramparça, travmatik kimliği gün aşırı bulunan canlı gömülmüş cesetler, olayları ört bas etmeye çalışan kokuşmuş bir teşkilat, gizemli sert kabuklu “femme fatale” kadınlar ile çevrili evrende daha fazla bocalıyor. Ekibinde bir sözünü ikiletmeyen Hayalet, Akbaba ve Harun sokağın tüm pisliğine hakim, yaşama sanki detektif olmak için gelmiş karakterler. Her biri Sergio Leone’nin Spagetti Western’lerinden fırlamış kirli, sert, ağzı bozuk kovboyları andırıyor. Behçet ise Dirty Harry’deki sert Clint Eastwood ile Şeytan Çıkmazı’nın kafası karışık Mickey Rourke’u arası kıvamda bir anti kahraman. Küfürlü konuşmaları işinin gereği alkol bağımlılığı ise geçmişindeki travmaların bileşkesi. Tüm bunlara bol bol tükettiği sigara da ekleniyor tabi ki.

Polis yakınlarını canlı gömerek öldüren “Red Kit” lakaplı katilin yakalanması Behçet ve arkadaşları için adeta bir onur mücadelesine dönüşür. Nasıl dönüşmesin? Öldürülenler polis annesi, babasıdır. Bir sonraki kim olacaktır, adamın polis teşkilatı ile alıp veremediği nedir? İntikam ise neyin intikamıdır? Behçet çok geçmeden bunların intikam cinayetleri olduğuna ve teşkilat içinde bazı kişiler ile ilgili olduğuna dair ip uçlarına ulaşır. Sonuna kadar gitmesine müsaade edilecek midir?

Emrah Sebes’in “Son Hafriyat” adlı romanından Serdar Akar tarafından sinemaya uyarlarlanmış. “Behzat Ç.” nin sinema versiyonun en büyük eksikliği, seri cinayetlerin olduğu polisiye bir öyküde gerilimin yetersiz kalması. Hatta mizah çoğunlukla gerilimin önünde yer alıyor. Detektiflerin kendi aralarındaki konuşmaları, soruşturma şekilleri oldukça eğlendirici. Olayların ardında sağlam bir entrika olmasına rağmen gerilim ve aksiyon öyküye yeterince hakim değil. Behzat’ın artık yaşamayan kızı ile ilgili kabuslara çok yer verilmiş. Bir yerden sonra evlat acısı filmin en dramatik öğesine dönüşüyor. Seri cinayetler ve katil Red Kit bir paralel öykü görevi yapıyor. Red Kit’in dünyasına bir türlü giremiyoruz.

Filmin en büyük artısı iyi oyunculuklar yanında TV dizisindeki havasını aynen koruyor olması. Sinemamız büyük ihtimalle devamı gelecek bir anti kahraman kazandı diyebiliriz.


Emin YEĞİNBOY

02.11.2011

Son Güncelleme Tarihi: 05 Kasım 2011 13:12

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.