Prometheus

12 Haziran 2012 12:55 / 2108 kez okundu!

 


PROMETHEUS BU KEZ YARATMIYOR, ARAŞTIRIYOR

Scott türler arasında (başarı) ile dolaşan bir yönetmen olarak tanınır, detay ve görsellik konusundaki mükemmelliyetçiliği Prometheus’da bir kez daha kanıtlanıyor. Evrenin düzenini ve düzenleyenleri gösterdiği veya finaldeki insan taslağı ve yaratık arasındaki mücadele filmin en unutulmaz görsel anları oluyor.

-------------------------------------------------------------------------------------

PROMETHEUS

YÖNETMEN: RIDLEY SCOTT
SENARYO: JON SPAITHS, DAMON LINDELOF
OYUNCULAR: MICHAEL FASSBENDER, NOOMI RAPACE, CHARLIZE THERON, GUY PEARCE

FİLMİN NOTU: 5 (5 üzerinden)

Ridley Scott 1979’da yönettiği “Alien-Yaratık” ile mitolojisi unutulmayacak bir uzay yaratığını sinema dünyasına kazandırdı. Filmin başında yaratığın John Hurt’ün göğsünü yararak dışarı fırladığı sahne en sarsıcı sinema anlarından birisi olarak hala anımsanır. Scott’un baştan sona yaratığı göstermekten çok, hissettirmesi, her an ortaya çıkabilecek tehlike ile seyirciyi baş başa bırakması ürperten bir başarı oldu. Arkasından farklı yönetmenler tarafından çevrilen üç devam filmi ile tüm zamanların en başarılı ve ilgi toplayan serilerinden birisine dönüştü “Alien”. Devam filmlerinin de James Cameron, David Fincher, Jean Pierre Jeunet gibi üst düzey yönetmenlerin imzalarını taşıdığını da anımsayalım. Scott “Prometheus” ile yeniden “Alien-Yaratık” köklerine dönüyor, daha önce yanıtlanmamış sorulara yanıt arıyor. Yaratığın başarısında tasarımcısı H.R.Giger’in “dişli vajina” korkusundan yola çıkan ilkel kabileler ait bir mitten yola çıkarak yarattığı tasarım oldu.

Alt metinlerinde insanın varoluşuna kadar uzanan öykü, Alien’ın ilk oluşumu ile serinin en başına geliyor. Scott kendi kurgusu ile 2003’de DVD olarak sunduğu “Alien” deki kurguyu izliyor. O zamanki “Nostromo” ticari uzay aracının yerini bu kez “Prometheus” alıyor. Yıl 2093, araç uzayın sonsuz karalığında, yıldızların arasında yol alıyor. Mürettebat bağlı oldukları şirketin adamları; kaptan Janek (Idris Elba), yönetici Vickers (Charlize Theron) ve android David (Michael Fassbender) yanında yine para kazanmak için yola çıkmış tiplerden kurulu. Ekibe bilim adamı olarak iki arkeolog Elisabeth Shaw (Noomi Rapace), Charlie Holloway (Logan Marshall Green) yer alıyor. Her iki arkeolog mağara araştırmalarında farklı medeniyetlerin mağara duvarlarında insan ve uzay arasında iletişimi simgeleyen resimleri bulmaları, yaşamın uzayda başladığına dair varsayımlarını güçlendirmiştir. Şirketin sahibi Peter Weyland’ta (Guy Pearce) insan varoluşunun köklerinin uzayda olduğuna inanmaktadır, bu seyahatte arkeologların yardımıyla kanıtlara ulaşmanın beklentisi içindedir. Seyahatin hedefi çok uzaklardaki LV-223 gezegeninde araştırmalar yapmaktır. Araç gezegene iner ve araştırma ekibi koruyucu giysileri içinde araştırmalara başlar. Girdikleri uzun ve labirent mağara sürprizlere gebedir.

Aracın inmesi, mürettebatın uyanması, araştırma ekibinin mağaraya girmesi aynen ilk filmin kurgusunu izleyen sekanslar. Araç ticari bir şirkete bağlıdır, iki arkeolog dışında kimsenin bilimsel hedefi filan yoktur, çoğunluk çalışıp para kazanıp sağ salim eve dönme peşindedir. Bu durum bireyselliği ön plana çıkarttığından, sıkıntılı durumlarda herkes bir diğerinden kolayca vazgeçebilir. Vahşi kapitalizm gelecekte de duruma aynen hakimdir. Bu haliyeti ruhiye filmin gerçekçi yapısına katkısı olan önemli unsurlardan birisidir. 1979’dan bu yana değişen sinemasal teknoloji filmin her karesine damgasını vurması gözden kaçmıyor. Gerek uzay aracının iç tasarımı (dıştan yetmişli yılların uzay araçlarını anımsatıyor), kullanılan iletişim aletleri, uyuma küvezleri, tıbbi yardım makinesi v.s. iki binli yılların ilerlemiş tasarımları olarak hayranlık uyandırıyor. Avatar sonrası çekilmiş en mükemmel 3D bilimkurgu olduğu tartışılmaz.

Alien mitolojisini harmanlayan felsefevi alt yapı Prometheus adında gizli. Tanrıların ve Titanların savaşından sonra Zeus insan yaratma işini Prometheus ve kardeşi Epimetheus’a verir. Prometheus insanları diğer canlılardan üstün kılacak, Tanrılara eşdeğer nitelikler verir. Bu durum Zeus’u öfkelendirir onu dağa zincirletir ve ciğerini kartala yedirtir. Prometheus uzay aracı da mitolojik efsaneden yola çıkarak insanın varoluşunun kökenine doğru bir yolculuk yapar. Filmin açılışında bir uzaylıdan kopup gelen DNA’nın suda protein sentezini gerçekleştirerek ilk hücreyi oluşturması filmin izlediği, araştırdığı görüşü ortaya koyuyor.

Scott türler arasında (başarı) ile dolaşan bir yönetmen olarak tanınır, detay ve görsellik konusundaki mükemmelliyetçiliği Prometheus’da bir kez daha kanıtlanıyor. Evrenin düzenini ve düzenleyenleri gösterdiği veya finaldeki insan taslağı ve yaratık arasındaki mücadele filmin en unutulmaz görsel anları oluyor.

Oyunculuklara gelince Noomi Rapace yeni bir Ripley olur mu bilinmez, fakat fiziksel olarak çok zor gözüken bir işin altından başarı ile kalkıyor. Bilgili bir android David rolünde Michael Fassbender karakterler arasında en öne çıkanı. “Arabistanlı Lawrence” da Peter O’Toole’a fizik olarak benzemeye çalışan robot karakterde özgürce davranan, nerede ne yapacağı belli olmayan gizemli bir portreyi başarı ile çiziyor. Charlize Theron şirket yöneticisi Meredith Vickers’da soğuk, ifadesiz ve acımasız bir karakter yaratıyor. Şirket sahibi Weyland karakterini tanınmayacak bir makyaj maskesi altında Guy Pearce oynuyor.

Sonuç olarak söylenecek son söz; bilimkurgu ve gerilimi harmanlayan en iyi filmlerden birisi olmaya aday. Sadece Alien takipçilerini değil herkesi etkileyecek bir film.


Emin YEĞİNBOY

10.06.2012

Son Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2012 13:26

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.