Kabuktaki Hayalet-The Ghost In The Shell
02 Nisan 2017 22:11 / 1294 kez okundu!
Sibernetik felsefesiyle Matrix’in en fazla esinlendiği öykü olan “Kabuktaki Hayalet” insan makine ayrımının ortadan kalktığı siborgların ortak ağa bağlı olarak hareket ettiği geleceğin dünyasında geçer.
*****
İnsan makine arasındaki sınır nerede ?
Kabuktaki Hayalet-The Ghost In The Shell
Yönetmen: Rupert Sanders
Oyuncular: Scarlett Johansson, Pilou Asbaek, Takashi Kitano
1995 yılında yapılmış “Kabuktaki Hayalet” bilimkurgu animasyonları arasında kült konumundadır. Japon Manga serisinden uyarlanmış olan öykü, devam filmleri, TV dizileri ve video oyunlarıyla evrenini genişletir. Sibernetik felsefesiyle Matrix’in en fazla esinlendiği öykü olan “Kabuktaki Hayalet” insan makine ayrımının ortadan kalktığı siborgların ortak ağa bağlı olarak hareket ettiği geleceğin dünyasında geçer. Ana karakter geçirdiği kaza sonrası beyni robot bir bedene yerleştirilir ve devletin özel 9. biriminde Binbaşı Mira (Scarlett Johansson) olarak siber suçlara karşı savaşır. Görünmez olup duvarların içinden geçebilen, üstün ağ kodlayıcı yetenekleriyle üst sınıf hacker, son teknoloji sibernetik programlanmış beyniyle durdurulmaz bir ölüm makinesidir. Siborg üretimini yapan Hanka kapitalist emellerini gerçekleştirebilme peşinde olan karanlık bir şirkettir. Ortaya çıkan süper yetenekli bir hacker beyinlere gerçek dışı anılar yerleştirerek sistem dışı işler yapmaktadır. Binbaşının Kuze adındaki bu hackerı bulması uzun sürmez. Onunla yaptığı konuşma ise kişisel gerçeğini tümüyle değiştirir. Şirket sağlıklı insanları da deneylerinde kullanarak siborglara çevirmektedir. Kuze başarısız bir deney ürünü olarak kaçmayı başarmıştır. Artık diğer siborgların ve insanların beyinlerini etkileyerek kendisine siber ağ kuran süper bir hacker olmuştur. Binbaşı Mira gerçekten bir kaza sonrası mı dönüştürülmüştür ?
Orijinalinin ortaya koyduğu felsefenin yerinde yeller esiyor. Aksiyonun ön plana çıktığı metropol görselliğinin etkileyiciliğine sarılan bir Hollywood yapımı var karşımızda. Animasyonundaki karmaşık ve uzun varoluşçu diyaloglar, duygu arayışları es geçilmiş. Sonuçta anaakım dokusunu besleyen live-action örneği olmuş “Kabuktaki Hayalet”. Beni en fazla kent tasarımı ve Binbaşı’da Scarlett Johansson’dan etkiledi. Dev binalar arasında hareketli dijital reklamlar gelecekte insanı daha da küçülten bir metropol mimarisi.. Beden diliyle Johansson animasyondaki orijinal kahramanının yerini dolduruyor. Yardımcısı ve koruyucusu Batou’da Danimarkalı oyuncu Pilou Asbaek’te gayet uyumlu. Araki karakterinde Takashi Kitano’nun karşımıza çıkması memnuniyet veriyor.
Çok uzun süredir beklenen bir siberpunk klasiği ne yazık içeriksel beklentileri karşılamıyor. Animasyon ile mukayese yapmadan daha fazla keyif alınabilir.
Emin YEĞİNBOY
02.04.2017



