Coco Chanel'den Önce - Coco Avant Chanel

19 Kasım 2009 21:00 / 3513 kez okundu!

 


‘Coco Chanel’den Önce’ efsane kadının moda dünyasına adım atmadan önceki yaşamını anlatıyor. Amelie’den bu yana etkileyici bakışları ve mahçup duruşuyla sinema dünyasında içine kapanık karakterleri canlandırma konusunda eşsiz bir oyuncu konumunda olan Audrey Tatou bu kez Chanel rolünde karşımıza çıkıyor.

*****

CHANEL OLMANIN BEDELİ

COCO CHANEL'DEN ÖNCE – COCO AVANT CHANEL

YÖNETMEN: ANNE FONTAIN
OYUNCULAR: AUDREY TATOU, BENOIT POOLWERDE, ALESSANDRO NIVOLA


Moda dünyasının devrimcilerinden sayılan Coco Chanel’in fırtınalı yaşamı üzerine çevrilen iki film kısa aralıklarla gösterime girdi. Besteci Stravinsky ile yaşadığı aşkı anlatan Jan Kanuen’in yönettiği ‘Büyük Aşk’ –çok başarılı olmadı- Cannes Film Festivali’nde kapanış töreninde gösterilmişti.

‘Coco Chanel’den Önce’ ise efsane kadının moda dünyasına adım atmadan önceki yaşamını anlatıyor. Amelie’den bu yana etkileyici bakışları ve mahçup duruşuyla sinema dünyasında içine kapanık karakterleri canlandırma konusunda eşsiz bir oyuncu konumunda olan Audrey Tatou bu kez Chanel rolünde karşımıza çıkıyor.

Sessiz ama isyankar, gözlemci ama gölgede, kararlı ama sabırlı bir karakteri delici ve mahsun bakışlarıyla olağanüstü harmanlıyor. Yetim ve öksüz bir kız çocuğu olarak yetimhanede büyüyen Gabrielle Bonheur Chanel annesinin ölümünden sonra yaşamının yedi yılını Katolik kilisesinin yetimhanesinde geçirir. Dikiş dikmeyi burada öğrenir. Yirmili yaşlarda geceleri kabarede sahneye çıkar ve kız kardeşi Gabrille ile ‘Qui q’a vu Coco’ ve ‘Ko-Ko-Ri-Ko’ şarkılarını söyler. Bu şarkıdan dolayı kendisine Coco lakabı takılır.

Kabarenin dumanlı masaları arasında varlıklı bir ailenin mirasyedi oğlu olan Etienne Balsan (Benoit Poolwerde) ile tanışır. Önce adamdan çok hoşlanmaz. Sevgisiz kısa süreli bir birliktelik yaşarlar. İçinde bulunduğu zor şartlar onu adamın şatosunda yaşamaya zorlar. Dört yılını burada geçirir. Şatodaki çılgın partilerde zengin insanlar arasında önceleri kaybolur. Köşelerde saklanır. Hatta Etienne bile ortalarda görünmesini istemez. Kadınların şatafatlı belden korseli sıkı kıyafetleri, düğün pastasını andıran şapkaları onu hep rahatsız eder. Giydiği erkek pantalonları, sade şapkalar yavaş yavaş çevresinin ilgisini çeker. Sosyetenin zengin kadınlarına şapkalar tasarlamaya başlar. Kadın kıyafetlerinden korseyi atar, rahat belli sade kıyafetler diker. Çevresindeki insanlar ve özellikle Etienne onu kabullenir. Fakat o Etienne’in arkadaşı Capel’e (Alessandro Nivola) abayı yakar. Hayallerinin peşinden Paris’e gider ve sevgilisi Capel’in maddi yardımları ile ilk moda evini açar. Ünlü küçük siyah elbiseyi de burada yaratır.

Kameranın sık sık yakından görüntülediği Tatou’nun etkileyici yüzü ve diğer iki erkek ile yaşadığı üçlü aşk öyküsü filmin en akılda kalan yönleri. Dramatik yapıyı güçlendirebilecek olayların azlığı filmi tek düze bir anlatıma sürüklüyor. Dışa vurumcu bir ressamın tablolarını anımsatan görüntüler ve birinci sınıf oyunculuklar akılda kalıyor. Yönetmen Anne Fontaine modanın, defilelerin rengarenk boyadığı bir dünyayı değil varoluş mücadelesini inatla sürdüren bir kadının portresi çiziyor.


Emin Yeğinboy
17.11.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.