|
deepblueeagle
|
Diario de una Ninfomana-Christian Molina
Vizyonda iyi bir İspanyol erotik filmi. Bir seks bağımlısının (nemfomanın) günlüğü aslında. Birçok sıradan İtalyan erotik istismar filmlerinden daha başarılı.
Film, Catherine Deneuve’ün fahişelik yapan bir ev kadınını canlandırdığı 1967 yapımı Luis Bunuel filmi Gündüz Güzeli’ni (Belle de Jour) (Fransız sineması hayranları filmdeki unutulmaz oyuncuları, Françoise Fabian’ı, Michel Piccoli’yi, Jean Sorel’i hatırlasın), Kathleen Turner’ın geceleri fahişelik yapan bir modacıyı oynadığı 1984 yapımı Ken Russell filmi Tutku Suçları’nı (Crimes of Passion) ( filmde Anthony Perkins de rahibi oynuyordu, Kathleen’in filmdeki adı Çin Mavisi idi), François Fabian’ın yüksek sosyete genelev patronunu, Dayle Haddon’un genelev kızını oynadığı, diğer rollerde dev oyuncular Maurice Ronet, Klaus Kinski ve Tim Rice’ın Jesus Christ Superstar müzikalinden tanıdığımız Murray Head’in (One Night in Bangkok’u söylemişti Judas rolünde) olduğu 1977 yapımı bir Just Jaeckin filmi Madam Claude ve Kızları’nı (Madam Claude) anımsatıyor. Bir de başroldeki Fransız kızının salıncağa binmesi nedeniyle, 1988 yapımı ve başrolünü Meg Tilly’nin oynadığı romantik macera Salıncaktaki Kız’ı (The Girl in a Swing).
Fransız Sineması ile birlikte dünyanın en iyi iki sinemasından birine sahip İtalyan sinemasının 70’lerdeki bazı oyuncularını anımsayalım. Bu oyuncular aynı zamanda erotik ve duygusal filmlerde de oynamışlardı.
Joe Dallesandro (Andy Warhol ekibinden, onun fetiş oyuncularından Dallesandro, Serge Gainsbourg’un erotik filmi Je t’aime moi non plus-Seni Seviyorum-Ben de Seni Sevmiyorum- filminde Jane Birkin ve Gerard Depardieu ile oynamıştı, aslında Amerikalıdır), Fabio Testi (70 yapımı Vittoria De Sica’nın müthiş filmi Finzi’lerin Bahçesi’nde-Il Giardino dei Finzi-Contini- inanılmaz Fransız güzel oyuncu Dominique Sanda ve Helmut Berger ile oynamıştı), Massimo Ranieri (Dayle Haddon ile 74 yılında Kuzen’de-La Cugine- oynamıştı), birçok erotik duygusal filmde oynayan inanılmaz Laura Antonelli, Alman Barbara Bouchet, Dayle Haddon, Sylvia Kristel ve erotik güldürülerin Edwige Fenech’i, Agostina Belli (72’de Edward Dmytryk filmi Mavi Sakal’da-Blue Beard- Richard Burton, Raquel Welch, Sybill Danning, Karin Schubert ve Nathalie Delon’la, 77’de Yves Boisset filmi Mor Taksi’de-Un Taxi Mauve- Charlotte Rampling ve Philippe Noiret ile, 74’de Dino Risi filmi Kadın Kokusu’nda-Profumo di Donna- Vittorio Gassman’la-bu filmi daha sonra Hollywood, Al Pacino ve Gabrielle Anwar ile tekrar çevirmişti-), Simonetta Stefanelli (72’de Baba’da-The Godfather- Al Pacino’nun Sicilya’da evlenmek istediği ama arabasına konan bombanın patlamasıyla ölen güzel Apollonia rolünde izlemiştik) ve Sophia Loren’den sonra İtalyan Sinemasının en güzel kadını Stefania Sandrelli.
.jpg)
Bir Kadının Seks Günlüğü’nde iş kadını, eğitimli, güzel Fransız kızı Val (Valere) (Belen Farba-duru, soğuk güzel, çekici değil, ancak duyarlı oyunuyla rolünde çok iyi) İspanya’da çalışmaktadır. Yalnızdır. Arada bir tek yakını babaannesini (Geraldine Chaplin) ziyarete gider, ondan öğüt alır. Günlük tutmaktadır. Yeniyetmeliğindeki ilk cinsellik deneyimini öğreniriz günlüğü yoluyla. Val, cinselliğe düşkündür, cinselliğini özgürce yaşar. Ancak doyumsuzdur, sürekli olarak bir çok erkekle seks yapar, önüne gelen tanıdığı, tanımadığı her erkekle birlikte olur. Bundan kurtulmak ister ancak kurtulamaz. Hiçbir erkeği sevemez, aslında sevilmek ister. Filmde genelde bu Fransız kızının seks maceralarını izleriz.
Sonra bir iş başvurusu için gittiği bir işyerinde işyerinin sahibi ile ilişkiye girer. Adam, Val’e çok iyi davranır, onu çok sever. Flört ederler, seks olmadan. Val bundan çok hoşlanır. Ve evlenirler. Ancak, adam sekste Val’i doyuramaz. Yine de Val diğer kızlar gibi normal bir sevgi ilişkisinde olduğu için mutludur. Sadıktır eşine. Ancak, bir süre sonra adamın kıskançlık, uyuşturucu, şiddet gibi olumsuz yönleri olduğunu görür. Val’e kötü davranıp ertesi gün hep özür diler. Val dayanamaz ve eşini terk eder.
Yine yalnızdır. Yine seksi özler. Ve seksi sınır tanımadan, sonuna dek yaşamak için lüks bir genelevde hayat kadını olarak çalışmaya başlar. Aslında amacı her şeyi deneyimlemektir. Erkekleri tanıyarak insanları tanımak ve kendi bedenini tanıyarak kendini tanımaktır amacı. Ne istediğini anlamaktır. Hayatı öğrenmek ister. Genelevde seksin her türlüsünü dener. Genelev patronu (Angela Molina), güzel olduğu için çok sayıda müşteriye gönderir onu.
Ve birgün aniden bırakır hayat kadınlığını. Babaannesi ile görüşür. O da ona çevreyi umursamadan dilediği gibi yaşamasını söyler. Ve Val yaşamına mutlulukla devam eder. Cesurca her şeyi denemiş ve ruhu kurtulmuştur. Kendini bulmuştur.
Filmde iki önemli oyuncu var. Geraldine Chaplin ve Angela Molina.
Amerikalı Geraldine Chaplin hem Amerikan hem de Avrupa sinemasında-İspanyol, İtalyan, Fransız- tanınan saygın bir oyuncudur. Onu Dr.Zhivago, Masumiyet Çağı (The Age of Innocence), Jane Eyre, Agatha Christie filmleri, Üç Silahşörler çevrimleri, çok iyi bir İspanyol filmi olan Konuş Onunla (Hable con Ella), Jessica Lange ile oynadığı Balzac uyarlaması Kuzen Bette (Cousin Bette), Jacques Rivette ‘nin çok ilginç bir tiyatro tarzını konu alan (filmin içindeki oyunda oyuncular doğal ortamda, bir konakta, oynarken seyirciler de onlarla birlikte konağın içinde gezerler, film gerçekle düş arasıdır, Rivette bir öykü anlatıcısıdır zaten) iyi filmi Yerde (Yeryüzünde) Aşk (L’amour par Terre) (Jane Birkin ve Andre Dussolier ile birlikte) gibi filmlerde ve daha birçok hafızalarda yer eden filmde izledik.

İspanyol Angela Molina da Luis Bunuel’in 77 yapımı filmi Arzunun O Belirsiz Nesnesi’nde (Cet Obscur Objet du Desir) Fernando Rey ve Carole Bouquet ile oynayarak tanınmıştı. İspanyol sinemasının sevilen oyuncusunu erotik film severler önemli erotik filmlerden Bigas Luna’nın Lola’sı ile iyi tanırlar.
Erotik Sinema Avrupa kıtasına aittir. Amerikan sineması tutucudur. 60’larda başlayan cinsel devrim, cinsel özgürlük (Wilhelm Reich) dalgasından sonra Avrupa sinemasının erotik filmler üretmeye başlaması normaldi. Özellikle İtalyan Sineması erotik filmlerde öncü haline geldi. Erotik sinemanın sanatsal, estetik, duyarlı aynı zamanda istismara yönelik, kaba filmlerinde ustalaşan birçok İtalyan ve İspanyol yönetmen oldu. Bu tarz filmler yönetmenleri ve oyuncuları ile tanındı daha çok. Bir yandan da erotik güldürüler çevriliyordu. Bu akım daha çok 70’lerde başladı ve ilginç yönetmenlerle halen devam ediyor.
Fransız Sinemasının dev oyuncularından Jean-Louis Trintignant’nun Stefanie Sandrelli ve Dominique Sanda ile oynadığı Konformist (Il Conformiste) ile 70 yılında ilk çıkışını yapan Bernardo Bertolucci, 72’de Marlon Brando ve Maria Schneider ile Paris’te Son Tango’yu (Ultimo Tango a Parigi) çevirerek bir erotik başyapıta imzasını atmıştı. Brando ile Schneider’in boş evdeki erotik sahnesi türün meraklılarının hafızalarından silinmeyecektir.
Ardından 79 yılında Jill Clayburgh başrolünde La Luna (Ay) ile yine bir erotik drama imza attı. Ardından Çölde Çay ve Çalınmış Güzellik gibi romantik/erotik filmleri geldi.
Fransız yönetmen Just Jaeckin, 74’te Sylvia Kristel’li Emmanuel (müziği de unutulmaz), 75’de Corinne Clery’li O’nun Hikayesi (Histoire d’O), 77’de François Fabian ve Daylon Haddon’lı Madam Claude ve Kızları (Madam Claude), 81’de Sylvia Kristel’li Lady Chatterly’nin Aşığı (Lady Charletty’s Lover-D.H.Lawrence romanından uyarlama), 84’de Tawny Kitaen’li Gwendoline filmleri ile estetize ve egzotik erotizmin şairi oldu.
Estetik genç kız fotoğraflarının ustası fotoğrafçı/yönetmen İngiliz David Hamilton, başrollerinde Patty D’Arbanville ile Bernard Giraudeau’nun oynadığı ergenlik erotizmi filmi 77 yapımı Bilitis, 79 yapımı Laura 14 yaşında (Laura, les ombres de l’ete-Laura, Yazın Gölgeleri) (Laura rolünde lolita Dawn Dunlap ile Maud Adams), 80 yapımı Aşık Kuzenler (Tendres Cousines), 83 yapımı St.Tropez’de Bir Yaz (Une ete a Saint-Tropez), 84 yapımı Emmanuelle Beart’lı İlk Arzular (Premiers Desirs) ile stilize, estetik erotik filmlere imza attı.
Büyük popo ve büyük göğüs fetişisti İtalyan yönetmen Tinto Brass, 85’te Serena Grandi ile Miranda, 88’de muhteşem Giancarlo Giannini ve Philippe Leotard ile Valentine Demy’li Budapeşte Barı (Snack Bar Budapest), 91’de Deborah Caprioglio ile Paprika, 92’de Claudia Koll ile Cosi fan Tutte (Bütün Kadınlar Bunu Yapar), 98’de Anna Amirati’li Lola ile erotizm severlerin unutamayacağı hafif ama iç gıcıklayıcı filmler çevirdi.
İtalyan Joe D’Amato onlarca erotik film çevirdi. Emmanuelle serisinin devam filmleri (Laura Gemser ile) gibi. En çok 9,5 Hafta (Mickey Rourke, Kim Basinger, Adrian Lyne filmi-84) benzeri Onbir Gün Onbir Gece ile tanındı.
Isabelle Huppert, Marcello Mastroianni, Ornella Muti, Ugo Tognazzi, Christopher Lambert gibi birçok oyuncuyla çalışan İtalyan usta Marco Ferreri ülkemizde en çok Francesca Dellera ve Sergio Castellito’nun oynadığı La Carne (Et) ile tanınıyor.
Victoria Abril’le çalışan İspanyol usta Vicente Aranda da erotizme yatkın film çevirenlerden (Amants-Aşıklar).

Bir diğer İtalyan usta Pietro Germi de duygusal/erotik/romantik komedilere imza attı. Dustin Hoffman ile Stefanie Sandrelli’nin oynadığı Çapkın Damat (Alfredo Alfredo-69), Marcello Mastroianni ile Stefanie Sandrelli’nin oynadığı İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all’italiana-61) gibi.
İspanyol usta Bigas Luna ise, Lola (Angela Molina, 86), Jamon Jamon (Jambon, 92, S.Sandrelli, Anna Galiena, Penelope Cruz, Javier Bardem), Bambola (Valeria Marini, 96) gibi filmleri ile tanınan bir diğer erotizm ustasıdır.
Bunun yanında Lina Wertmüller ve daha yenilerden Catherine Breillat gibi kadın yönetmenler de erotik filmler çektiler.
Ettora Scola’nın Aile’sinde (La Famiglia-1987) Vittorio Gassman ve Fanny Ardant’la, yine Scola’nın Teras’ında (La Terrazza-80) Vittorio Gassman, Jean-Louis Trintignant ve Marcello Mastrioanni ile, Nadine Trintignant’ın Balayı Seyahati’nde (Le Voyage des Noces-76-Balayından Notlar) Jean-Louis Trintignant ve Nathalie Baye ile, Alain Corneau’nun Police Python 357’sinde Yves Montand ve Simone Signoret ile (74), daha önce söz ettiğimiz Alfredo, Alfredo ve Konformist gibi önemli ve saygın İtalyan ve Fransız yönetmenlerin filmlerinde oynayan çekici kadın oyuncu Stefanie Sandrelli ise Tinto Brass’ın La Chiave (Anahtar) filminde erotik bir rolde oynamıştı.
Yazar Alberto Moravia’nın öyküleri de erotik filmlerde kullanıldı.
Ayrıca, 70’lerde erotik komediler çok yaygınlaştı. Yine İtalya’dan çıkıyordu bu komediler. Edwige Fenech, Lando Buzzanca (Erkek Dediğin serisi gibi), Laura Antonelli gibi oyuncular bu komedilerde yer alıyordu. Bu komedi furyası Türkiye’ye de sıçradı. İtalyan yönetmenler Türkiye’ye de geldiler ve Türk yönetmenlerle film çevirdiler. Türk yönetmenler bu filmleri neredeyse birebir tekrar çekiyorlardı. O zamanlar İtalyan güzel Sonia Viviani bile ülkemizde film çekmişti.
Erotik veya içinde erotik öğeler içeren ve akıllarda yer eden diğer bazı filmleri hatırlamak istersek, Beatrice Dalle ve Jean Hugues Anglade'li, Dalle'ın çılgın bir kızı oynadığı, 86 yılı Jean-Jacques Beineix yapımı Betty Blue, Jessica Lange ve Jack Nicholson'lı Postacı Kapıyı İki Kere Çalar (Postman Always Rings Twice-Bob Rafelson-81) (Nicholson ile Lange, mutfak masasının üzerinde gerçekten sevişmişlerdi söylentiye göre), 2001 Patrice Chereau yapımı Mahremiyet (Intimite) (çarşambaları sevişmek için buluşan bir çift), 1988 Philiph Kaufman Yapımı, Juliette Binoche, Lena Olin ve Daniel Day-Lewis 'in oynadığı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (The Unbearable Lightness Of Being) gibi filmleri sayabiliriz.
Bu tür pembe (pink) filmler her zaman çekilecektir.
|