'Anadil Muhtırası'na tepkiler artıyor: 'Genelkurmay çeneni kapa!..'
19 Aralık 2010 02:31
İSTANBUL- Genelkurmay tarafından yayınlanan ve 'Anadil Muhtırası' olarak nitelenen, silahlı askeri bürokrasinin sivil siyasete müdahalesi 18 Aralık Cumartesi günü İstanbul ve Ankara'da 'Üniversitelerde Özgürlük İstiyoruz İnisiyatifi' tarafından yapılan protestolardan sonra, İstanbul'da 'Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu' tarafından düzenlenen bir yürüyüşle kınandı. 'Ordu siyasetten elini çek' pankartı ile Galatasaray Meydanı'ndan başlayan yürüyüş; "Kürtler Kürtçe konuşur", "Genelkurmay çeneni kapa", "Darbelere dur de" şeklinde atılan Kürtçe / Türkçe sloganlarla Tünel Meydanı'nda sonlandı.
"Bu ülkenin parlamenterleri, partileri, aydınları, sivil toplum örgütleri, insanları aralarında bir şey konuşuyor. Memurların da bu konuda ne düşündüğünü kimse merak edip sormuyor. Durum böyleyken bu muhtıra da neyin nesi oluyor? Taze Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner kudretli bir paşa olduğunu ispat etmeye çalışıyorsa boşuna uğraşıyor. Toplumun en çok mağdur edilen, ezilen kesimi Kürtleri gözüne kestirip 'yıkılmadık, zindeyiz' mesajı vereceğini sanıyorsa yanılıyor. ...Barış için, Mehmet Ali Şahin meclis başkanlığından istifa etmelidir. AKP'nin mecliste MHP ve CHP'li milletvekilerinin desteğiyle Kürtçe'ye karşı açtığı savaş ve Şahin'in savcıları göreve çağırması, 'Anadil Muhtırası'na zemin hazırladı. Anadil yasağını savunan AKP'ye 'dur' diyoruz" şeklinde konuşan Irmak Yavlal, Tünel Meydanı'nda 'Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu' adına yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
"Biz Genelkurmay'a cevap vermekten bıktık ama onlar muhtıra vermekten, belindeki silaha güvenip kabadayılık yapmaktan, kendilerini nimetten saymaktan henüz bıkmadı.
Yahu bu ülkenin parlamenterleri, partileri, aydınları, sivil toplum örgütleri, insanları aralarında bir şey konuşuyor. Memurların da bu konuda ne düşündüğünü kimse merak edip sormuyor. Durum böyleyken bu muhtıra da neyin nesi oluyor?
Taze Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner kudretli bir paşa olduğunu ispat etmeye çalışıyorsa boşuna uğraşıyor. Toplumun en çok mağdur edilen, ezilen kesimi Kürtleri gözüne kestirip 'yıkılmadık, zindeyiz' mesajı vereceğini sanıyorsa yanılıyor.
Biz, 27 Nisan 2007'den bu yana birbirinden sert Genelkurmay başkanları gördük. Onlarda kah internetten kah kameralara kaşı parmak sallayarak halkı hizaya çekeceklerini zannetti. Ancak durum hiç de alıştıkları gibi olmadı. Savurdukları her lafın cevabını bin misliyle aldılar.
Korkarız ki Işık Koşaner haleflerinin düştüğü durumlardan ders çıkarmışa benzemiyor.
Genelkurmay, yaptığı açıklamada 1982 anayasasının değiştirilemeyeceğini söyleyerek sadece Kürtleri değil, yeni bir anayasa isteyenleri, değişimden yana olanları da tehdit ediyor. Üstelik bu açıklamayı ateşkes inşa edildiği bir dönemde yaparak savaş kışkırtıcılığı da yapıyor.
Ama artık yemezler! Artık o günler geçti!
27 Nisan'da verilen e-muhtırada ordu, 'Ne mutlu Türk'üm demeyen herkes düşmanımızdır' diyerek gözdağı vermiş ve o günden bu yana defalarca 'bir daha asla' diyerek on binler halinde sokağa çıkan darbe karşıtlarından gerekli cevabı almıştı.
Genelkurmay, siyasete müdahale ederek bir kez daha suç işledi. Hükümet, açıklamayı yapan genelkurmay başkanı ve generalleri derhal görevden almalıdır.
Barış için, Mehmet Ali Şahin'in meclis başkanlığından istifa etmelidir. AKP'nin, mecliste MHP ve CHP'li milletvekilerinin desteğiyle Kürtçe'ye karşı açtığı savaş ve Şahin'in savcıları göreve çağırması, 'Anadil Muhtırası'na zemin hazırladı. Anadil yasağını savunan AKP'ye 'dur' diyoruz.
Koşaner, çeneni kapa! Ordu siyasetten elini çek!.."
Sesonline.net

