Merhamet 4 ayaklıdır, 2 elle gelir

11 Aralık 2012 12:08 / 2729 kez okundu!

 


Üç yıldır Gaziemir’de yaşıyorum. İstanbul’dan İzmir’e döndükten sonra bir süre tekrar Alsancak’ın göbeğinde oturmuş, ancak tüm kalabalıklığına karşın orada kendimi yalnız ve mutsuz hissetmiştim. Bu yüzden nispeten havasının daha temiz, yeni yapıların, geniş yolların ve parkların olduğu Emlak Bankası Evleri’nin bulunduğu 2. Etaplara taşınmıştım.

Çok geçmeden burada da hem 2 hem de 4 ayaklı canlılardan oluşan bir çevre edindim.

2 ayaklılardan oluşan geniş çevrem daha çok 4 ayaklılar sayesinde olmuştu elbette.

Ancak 2 ayaklıların oluşturduğu çevre yine 4 ayaklılar sayesinde 2’ye ayrıldı. Neyse ki bu bölünmede taraflarda eşit bir dağılım yok.

Ağırlık 2 ayaklı dostlarımızdan “rahatsız” olmayanlardan hatta sevenlerden yana. “Öyleymiş” gibi görünenleri saymıyorum elbette, onlar zaten devre dışılar.

Bir de onların refahından ve rehabilitasyonundan sorumlu olanlar var dostlarımdan oluşan bu çevrede.

Yaşlılık her iki tür için de zor

2010 yılının ilkbaharıydı… Yaşlı, bir gözü kör, dişleri dökülmüş ve hastalığından sanırım oturup kalkmakta bile zorluk çeken bir köpek sayesinde Gaziemir’deki Veteriner İşleri Müdürlüğü ile tanışıklığım başladı.

Bu yaşlı hayvancağızı sokak kedilerini beslerken gördüm ilk. Bana yaklaşmaya bile korkarken bir hafta içinde oturduğum sitenin kapısından ve benim peşimden ayrılmamaya başladı.

Ancak her şey o kadar da kolay değil; ne insanlar için ne de hayvanlar için. Zararsızlığına sokağın köpekleri bile ikna olmuş ama oturduğum binadaki Ahmet bey bir türlü kabullenememişti. “Ortak” kullanım alanına kişisel olarak ekip diktiği bitkilerin üzerine yatıyor diye hayvanı taşlayarak kısa zamanda sitenin dışına atıverdi. Bir sabah zavallı hayvanın can acısı ile attığı çığlık üzerine balkona fırladığımda gördüm Ahmet beyin taş attığını. “Ne yapıyorsunuz Ahmet bey, yazık değil mi, üstelik yaşlı ve sakat bir hayvan o” dedim ama “O da yatmasın benim bitkilerimin üzerine” diye “kaba" ve "net” bir yanıt aldım zatı şahanelerinden.

Derken onu doyurma işlemini kedilere yemek verdiğim parkta sürdürdüm bir süre. Ama kısa zamanda hastalığı daha da ilerledi ve bir sabah onu her zaman beslediğim yerde değil de daha uzak bir yerde artık ayağa bile kalkamayacak halde bulunca Gaziemir Alo Vet’e başvurdum. Hemen gelip aldılar, bir hafta kadar buradaki ünitede geçici bölümde kaldı ama yaz sıcağında vücudunda yaralar oluşmaya başlamıştı ve Şopengazi’yi arayıp, sevgili Nebiha hanımdan onu barınağa almalarını rica ettim, aldılar. Allah razı olsun, çok kalabalık bir yer olsa dahi gönüllü insanların şefkatli kollarında ömrünün son iki üç ayını itilip kakılmadan, taşlanıp tekmelenmeden geçirdi hiç olmazsa...

O yaşa kadar kulağında küpesi olmadığına bakılırsa sahipli bir hayvandı ve de yaşlanıp hastalanınca sokağa atıldı diye düşündüm. En az 6-7 yaşında vardı çünkü. Yaşlılık her iki tür için de zor, ele ayağa düşmeden ne olacaksa olsun.

Adem beyin gelişiyle değişim başladı

Belediyenin Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Ünitesinde bahçede baraka gibi bir araçta ameliyatlar, aşılamalar yapılıyordu o sıralarda.

Bir süre sonra Adem Görgülü adında bir veteriner hekimin bu birimin başına geldiğini ve oldukça disiplinli bir insan olduğunu, birime çeki düzen vermeye başladığını duydum ve derin bir oh çektim.

Evet, uzun bir girişten sonra Gaziemir’in Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Ünitesi’nde görev yapan özverili insanları tanımaya…

1.5 yılı aşan bir sürede hem sokak hayvanları hem de bizler açısından olumlu bir değişim süreci geçiren bu ünitenin başında Veteriner Hekim Adem Görgülü var. 2010 yılının Ekim ayında göreve başlayan Görgülü, daha önce Özdere, Menderes ve Çevre İl Müdürlüklerinde görev yapmış. 23 yıldır bu meslekte olan Adem Görgülü 21 yıldır da belediyecilik yapıyor.

Adem Görgülü’nün odasında kahvemi yudumlarken bir yandan da sohbet ediyoruz...

(Fotoğraflar için tıklayın)

> Hürriyet Mısırlıoğlu: Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Ünitesi’nde ne iş yapılıyor?

> Adem Görgülü: 5199 sayılı yasa gereği bizim veya yerel hayvan koruma görevlilerinin tespit ettiği güçten düşmüş, sahipsiz, hasta, yaralı veya hamileliğinden şüphe ettiğimiz hayvanları alıyoruz.

6 aylıktan büyük olanlar kısırlaştırılıyor ve işaretleniyor. Bizim işaretleme dediğimiz şey erkeklerin sağ, dişilerin ise sol kulaklarına küpe takılması anlamına geliyor.

İyileşenleri öncelikle alındığı ortama bırakıyoruz.

Gaziemir’de bir sokakta ya da mahallede kabul görmeyen, agresif tavır sergileyen ve özellikle ısırmadan dolayı şikayet edilen bir hayvan varsa alınıp Menderes’teki Şopengazi Barınağı'na bırakılıyor.

> Peki, kliniğinizde sahipli hayvanlara bakılıyor mu?

Daha önce bakıyorduk ancak 2012 Nisan ayından bu yana sahipli hayvanlara bakmıyoruz. Sadece sokakta ve sahipsiz olan hayvanlara bakıyoruz.

> Ne için bakmıyorsunuz?

Konuyla ilgili İçişleri ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlıklarından gelen talimatlar var.

Biraz kliniklerin biraz da Veteriner Hekimler Odasının hatırlatması ile belediyelerin bu işte yetkisiz olduğu, asli görevlerinin sokak hayvanlarına bakmak olduğu hatırlatıldı ve sahipli hayvanlara bakmayı bıraktık. Yine de acil olaylarda ilk müdahaleyi yapıyor ve öyle sevk ediyoruz.

> Geçici bakımeviniz var, burada hangi hayvanlar kalıyor?

Geçici bakımevi sadece köpekler için. Kısırlaştırılan köpekler yaklaşık 5-10 gün arası burada kalıyorlar. İyileşmeyi takiben öncelikle alındıkları ortama bırakılıyorlar. Herhangi bir ısırma vakası gerçekleştirdiyse 10 gün müşahade altında kalıyorlar.

Tedavi sürecinde olan kediler için de bir bölüm ayırdık. Hasta olmayan yavru ve bakıma muhtaç olan kediler ise genellikle Veterinerlik birimi bahçesinde serbest olarak bakılmaktadır.

> Kısırlaştırma dışında ne yapıyorsunuz getirilen hayvanlara?

Kısırlaştırılan tüm kedi ve köpeklerin rutin olarak kuduz aşıları, iç-dış parazit uygulamaları yapılıyor.

Ayrıca yavru ise karma aşıları yapılıyor.

Senelik aşılama kampanyalarımız mayıs ayında başlıyor, 1 veya 2 ay sürüyor.

Köpek veya kedi fark etmiyor. Kampanya döneminde ilçe sınırları içinde tesbit edilen yerlere belirli tarihlerde 2 kez gidiyor ve saha çalışması yapıyoruz. Sahipli ya da sahipsiz tümünün kuduz aşılarını ve belediyeye kayıtlarını ücretsiz yapıyoruz.

Bir kampanya süresince 600 aşılama, 1 yıl boyunca 1200 aşılama yapıyoruz.

> Siz burada göreve başladıktan sonra ne gibi değişiklikler, yenilikler oldu? Daha önce bu birim nasıldı?

Baraka tarzında, tamamen sağlık koşullarına uymayan, ameliyathanenin olmadığı, derme çatma bir mekanda hizmet veriliyordu.

Geldiğimde yönetimin de burada iyileştirme yapmak gibi bir niyetleri vardı zaten.

Daha iyi olması için Gaziemir Belediye yönetiminin de bir iradesi, uyumu var. Eğer ormanlık alanda bir yer verilseydi daha iyi koşullara ve hayvan refahına uygun bir yer yapma arzumuz vardı. Ancak ilçe belediyelerin yasal olarak böyle bir hakkı yok maalesef. (Ormanlık alanların sahipsiz hayvanlara tahsisi sadece büyükşehir belediyesine yapılabiliyor.)

Geldikten sonra şu an hizmet verdiğimiz binada bizim isteğimiz doğrultuda tadilat yapıldı.

1 ameliyathane, 1 hazırlık, 1 aşı odası, 1 muayene odası, basit bakıları yapabileceğimiz 1 laboratuvarımız var.

Günlük hasta sayısı 5-10 arası değişiyor

Ameliyat sayısı her gün 2-3’ün altına düşmez, bazen 7-8 operasyon yaptığımız da oluyor.



> Gaziemir’de bazı noktalarda su odakları ve kulübeler var. Bu su odaklarını ve kulübelerin yerlerini nasıl seçiyorsunuz?

Otomatik sulama sistemi olan parklara otomatik suluklar koyduk. Su şebekesi olmayan yeşil alanların özellikle atıl bölümlerine 4’lü suluk olanları koyduk. Bir de özellikle hayvanseverlerin talep ettikleri yerlere koyduk.

> 4’lü suluklar olan odakları yerel hayvan gönüllüleri mi temizleyip dolduruyor, yoksa sizin görevlileriniz mi? Benim gördüğüm kadarıyla (en azından bir tanesini biliyorum) sahipsiz kalıyorlar. Hiç olmazsa haftada 2 veya 3 gün (yazın daha sık elbette) park ve bahçelerden sorumlu olan görevli/ler ilgilenemez mi? Onlarla ortak bir çalışma yapamaz mısınız? Bu şekilde kimselerin de insafına kalmamış olur bu odaklar…

Gönüllülerin desteği azımsanamaz ancak dile getirdiğiniz gibi bazıları gözden kaçabiliyor. 2013 yılı özellikle yaz ayları için belediye veterinerlik birimi, park-bahçeler ve hayvansever gönüllüler ile koordineli bir çalışma planlıyoruz. Bu şekilde sulukların hayvanlar tarafından daha fazla kullanılmasını amaçlıyoruz.

> Gaziemir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde toplam personel sayısı nedir?

Toplam 14 kişiyiz.

> Siz Veteriner İşleri Müdürüsünüz. Peki sizin dışınızda kaç veteriner hekim var?

Benim dışında 1 hekim daha var; Mehmet Hür Öztürk. Bir de veteriner teknisyeni olan Metin Yılmaztürk arkadaşımız var.

Yardımcı personel olarak 2 temizlik elemanımız var. Ali Tecim ve Erol Tosun’dan oluşan bu kadro hayvanların tutulması ve bağlanması, geçici bakımevi ve kliniklerin temizlenmesinin yanı sıra hayvanların beslenmesinden de sorumlular.

Büro işlerine Yunus Kandıran bakıyor.

Şoförlerimiz Mehmet Aksoy, Gökmen Gökbudak, Fuat Çifçi ve Aladin Yılmaz

2 tane de Dohayder personeli var. Bunlardan Nusrettin Çelik yakalama ve toplama işinden, Mesut Çelik ise yemek temininden sorumludur. İlçemizde faal olan Serbest Bölge, Silahlı Kuvvetlerdeki birliklerin yemekhaneleri ve Servet Restoran gibi özel işletmelerden temin edilen yemekleri belediyeye ait araçla düzenli olarak her gün 2 veya 3 posta Şopengazi barınağına ulaştırıyoruz. (Dohayder ile yaptığımız hizmet protokolü karşılığı ortak çalışma yaptığımız için iki eleman bizimle beraber çalışıyor.)

Güvenlikte 2 kişi 24 saat boyunca 2 vardiya nöbet tutuyorlar.

> Geçtiğimiz yaz ameliyathane bölümünüzde çalışan kadın elemanlar da vardı…

Evet 2 kişiydi. Onlar staj için buradaydılar. Özellikle hayvan mizacını tanıma, temel yaklaşımı öğrenme amaçlı olarak teknisyenlerin yaptığı bu stajlar 6 hafta sürüyor.

> Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Önümüzdeki yıl burada hastane koşullarının da iyileştirildiği yani hayvan refahına uygun koşullarda daha kapsamlı bir bakımevi yapmayı planlıyoruz. Bu konu şu anda proje aşamasında, 23 Nisan 2013 gibi hizmete girmesini hedefliyoruz.

Ayrıca 2013 yılı ilkbaharında yerel hayvan koruma gönüllüleri için bir eğitim ve sonbaharda ise ilköğretim öğrencilerine yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışması yapma düşüncemiz var. Bunları gerçekleştirerek kendi üzerimize düşen sosyal sorumluluğumuzu yerine getirme arzusundayız


Hürriyet Mısırlıoğlu


İzmirizmir.Net

***

> Gaziemir'in şefkatli küçük elleri



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.