ÖZÜMÜZÜN GEÇMİŞİ - 2 / AYŞEGÜL' ÜN MASALI

27 Kasım 2007 00:00 / 2382 kez okundu!

 

Masalların bizi hala, her şeye rağmen etkilediği günlerdeyiz. Ayşegül Yeşilnil'in "resmi" özgeçmişini "hakkında" bölümünde bulabilirsiniz, gayri resmi olan masalın bir kısmını da geçen hafta sunmuştuk. Masalın bir başka dille anlatılan bölümü ise aşağıdadır.

Bir varmıştı, bir yokmuştu... Evvel zaman içinde, kalbur saman içindeydi. Develer tellal, pireler hala berber idi ki, işte o zaman Ege'nin küçük bir kasabasında Ayşegül doğuverdi. Ağustos ayının 28'i idi.

Yazlık sinemaları olan babasının, tahta sandalyeleri arasında büyüdü. O sinemalarda ne çok filmler izledi. Konuşmaya başlarken şarkı söylemeye de başladı. Evlerinin hanımeli ve yasemin kokulu bahçesinde ailesi, akordeonlar çaldı, o şarkı söyledi. Gitarlar çaldı, o şarkı söyledi. Ne de çok şarkı söyledi. İzmir'de öğretmenleri ona sanat ile ilgili bir sürü şey anlattı. Sonra büyüklerin diploma dediği şeyi aldı.

Ayşegül, upuzun siyah saçları, saçlarının telleri kadar umutları, avuçlarında sadece yetenekleri ile az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti ve İstanbul denilen koskocaman şehre geldi. Büsbüyük firmalarda, taa uzak ülkeler için kolleksiyonlar üretti. Büsbüyük firmalar ona göre değildi. Bağımsız çalışmayı seçti. Bugüne kadar o kadar çok resim yaptı ki, tastamam 16 tane resim sergisi açtı. Duygularını paylaşıverdi.

Hamam böceğinden korktu. Cırcır böceğini sevdi. Çünkü o da masallardaki müzikçiydi. Kaf dağının ardındaki caz ülkesinde yaşayan pek kıymetli müzisyenlerle şarkılar söyledi, onlarla birlikte pek mühim konserler verdi. Resimler yaptı, onları çizdi, şarkılar söyledi, kendini çizdi, sözler yazdı, şarkılar yaptı, şarkılar söyledi, hep söyledi. Ağustos böceğinin ta kendisiydi.

Bir tanecik albüm yaptı. Sevdiği her kes ona çaldı. O söyledi onlar çaldı. Bir sürü insana masal gibi şarkılar söyledi. Umuttan, kağıttan kayıktan, sevgiden bahsetti, duygularını paylaşıverdi. Hep hikaye kitaplarındaki Ayşegül'ün kendisi olduğunu zannetti. Ailesini, arkadaşlarını, Aydedeyi, pamuk helvayı, Zümrüt-ü Anka kuşunu, sallanan atı, balıkları, gökteki yıldızları, horoz şekerini, Kaptan Swing'i, saçsız plastik bebeğini, çikolatayı, rüzgarı, deniz atını, Zagor'u, kırlangıcı, denizi, kedisi Sürmeli ’yi çok sevdi. Tabiat ananın önünde saygı ile eğildi. Mütevazı oldu, öyle olanları daha sevdi. Hüzün ile birlikte neşeyi de kucaklayıverdi.

Ayşegül şimdilerde ne mi yapıyor? Yıldızlardan ödünç alınmış pırıltılarla süslediği uzun siyah saçlarını ince ince örüyor. Dünyaya, yeni şarkılar, yeni resimler, yeni albümler hediye etmek istiyor. Bulutların üstünde sek-sek oynamayı planlıyor. Yaşı büsbüyük olsa dahi, gözlerinin taa derininden çocuk çocuk bakmaya devam edebilmek istiyor. Ve de duygularını hep paylaşıvermek istiyor...

Ayşegül Yeşilnil


İstanbul

www.yesilnil.com

aysegul@yesilnil.com

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.