Terminatör efsanesinde yeni bir halka daha
08 Haziran 2009 00:58 / 2086 kez okundu!
"Serinin yeni halkası Terminatör-Kurtuluş bu dönemi anlatıyor. İlk kez geçmişe yansıyan bir dönemde değil, gelecekte 2018’de nükleer patlama sonrası yıkılmış bir dünyada, Connor liderliğinde direnişçiler ve dev robotlar arasında savaş olanca şiddetiyle sürmektedir."
***
Destansı bilimkurgu serileri arasında şüphesiz Terminatör en popüler olanlar içinde yer alır. Arnold’un emsalsiz fiziği ve robotumsu aksanı (gerçekte Almanca aksanı ile konuştuğu İngilizce'den kaynaklanıyor) ile unutulmaz bir karakter (robot) olarak sinema dünyasına kazandırdığı Terminatör ilk kez o olmadan çevrildi.
Serinin dördüncü filmi olan Terminatör-Kurtuluş 2018'de mahşer sonrası bir dünyada geçiyor. Terminatörün ana temasını oluşturan mahşer sonrası gerçekleşmesi gereken insan makine savaşı sonunda başlıyor.
.jpg)
Terminatör mitolojisine bir göz atacak olursak her şey 1984'de çevrilen ilk bölümde SkyNet adında yolundan sapmış bir bilgisayar programının makinaların dünyayı ele geçirmesi için robotlar üretmesi ile başlar. Üstün yetenekler ile bezenmiş John Connor gelecekte insanları robotların istilasından kurtarabilecek tek insan olacaktır. Gelecekteki Connor annesi olacak Sarah Connor’u korumak için gelecekten Kyle adında bir koruyucu gönderir. Bu şekilde babasını da seçmiş olur. SkyNet de boş durmaz müstakbel anneyi ortadan kaldıracak Terminatör gönderir. İlk üç bölüm hep gelecekten geçmişe yani bugüne gönderilen robotlar ile insanların mücadelesi şeklinde geçer.
Yedi yıl sonra çevrilen ikinci bölüm Mahşer Günü’nde gelecekte olacakları bilen anne Sarah bir akıl hastanesine kapatılmıştır.Connor on yaşlarında bir çocuk olarak vasi bir anne babanın yanında büyümektedir. SkyNet bu kez gelişmiş sıvı metal alaşımdan T-1000 model bir robot gönderip Connor’u öldürmeye çalışır. Gelecekteki Connor ise annesini akıl hastanesinden kurtaracak ve çocuk halini koruyacak T-800 model (Schwarzenger) robot gönderir. T-1000 istediği şekli alabilen mükemmel bir tasarımdır. Akıl hastanesinden kurtulan Sarah gelecekte dünyayı kontrolü altına alacak yapay zekayı geliştirecek olan Cyberdyne firmasının önemli adamı Dyson’ı buluşlarından vaz geçirmeye mecburdur.
2001'de çevrilen üçüncü bölüm Makinaların Yükselişi ilk kez kadın Terminatör ile tanıştırır seyircisini. T-X model gelişmiş bir yeni modeli Connor ve müstakbel eşini ortadan kaldırmak için gönderen SkyNet karşısına daha gelişmiş Arnold T-850 dikilir. Arnold bu, bir kez daha Connor ve gelecekteki eşini korumayı başarır fakat finalde dünyada olan nükleer patlamayı önleyemez. İlk iki bölümde sürekli kabus olarak gündeme gelen patlama sonunda gerçekleşir ve insan makine savaşının düğmesine basılır.
Terminatör’ün fikir babası James Cameron, çağdaş yaşamda hakimiyeti gittikçe artan teknolojinin insanları köleleştirebileceği düşüncesinden yola çıkar. Kapitalist sistemin işçi sınıfını saf dışı bırakıp dünyanın ekonomik ve teknolojik liderliğe yükseldiği seksenli yılların başında tek tehlikenin yazılacak bilgisayar programları olabileceğini keşfeder. Robotlar bir surettir, onları sürekli geliştiren yazılımlar en büyük tehlikeyi oluşturacaktır. İlk iki filmin senaryosunu yazıp yöneten Cameron düşüncelerini önce dışı insan içi makine robot ile beyaz perdeye yansıtır. Daha sonra istediği şekle dönüşebilen bir yazılımın sureti olan robot gelir. Gelişmiş sinir sistemi programları onların insanlar ile duygusal iletişimlerine imkan verir. Robotların babası sayılan Isaac Asimov onları verilen emirleri yerine getiren modern köleler olarak kurgulaşmıştı romanlarında. Ama artık onlar insanlar ile ortak yaşamı paylaşabilecek android, cyborg, robot şekline dönüşebiliyordu. Cameron son noktanın önlenemez bir nükleer patlama olacağını düşünerek sonrasında teknolojik güçlü makinalara karşı standart silahlar ile direnç gösterecekleri bir savaş kurgular.
.jpg)
Serinin yeni halkası Terminatör-Kurtuluş bu dönemi anlatıyor. İlk kez geçmişe yansıyan bir dönemde değil, gelecekte 2018’de nükleer patlama sonrası yıkılmış bir dünyada, Connor liderliğinde direnişçiler ve dev robotlar arasında savaş olanca şiddetiyle sürmektedir. Makinaların üstün teknolojisi karşısında insanlar sığınıklarda saklanan, radyo anonsları ile haberleşen edilgen bir topluma dönüşmüştür. Cyberdyne bu kez geçmişten bir insan robot gönderiyor Connor’a karşı: Marcus Wright. Connor’un babası Kyle Reese ise henüz geçmişe gönderilmemiş ve sürekli SyberNet’in tehdidi altındadır. Connor gelecekteki babasını korumaya çalışırken aynı zamanda SkyNet merkezine bir saldırı hazırlığı içindedir. 
Yönetmen McG, kıyamet sonrasını siyah beyaz sınırında gri tonlara boyayarak sunuyor. Kıyamet sonrasını kurgulayan bilgisayar oyunları formatında akan filmde aksiyon kesintisiz sürüyor. Mad Max’in post apokaliptik havasını da yakalıyor yer yer McG. Cameron ilk iki filmde söylenecek her şeyi söyleyip, gösterilecekleri de gösterdiğinden McG’e teknik cambazlık dışında fazla bir şey kalmadığı bir gerçek olarak ortaya çıkıyor. T2’nin hemen açılışından hatırladığımız direnişçiler ve makinalar savaşı Hissedilen diğer eksiklik Connor’a karşı T-1000 gibi veya T-X gibi üstün yeteneklerde bir düşman yok. Cyberdyne’ın robotu Marcus insan kökenini kanıtlamak istercesine Connor’a yardım etmek için çırpınıyor film boyu.
Etkileyici aksiyon sahnelerinin sayısı az değil. En akılda kalanı yine Arnold’un robotunun gözüktüğü sahneler. Arnold ‘un olmadığı bir Terminatör sıradan aksiyonlardan çok farklı değil. Christian Bale kendi şablonlarına fazlasıyla sadık bir kahraman karakteri çiziyor, Avustralyalı oyuncu Sam Worthington ise karşısında onu zaman zaman aşan bir oyunculuk sergiliyor.
Senaryonun sanki aksiyonu yönlendirmek için yazılmış olduğu duygusuna kapılmamak mümkün değil. Pahalı, bol patlamalı bir Terminatör böylesine bir mitolojiyi kurtarmaya yeter mi?
Emin Yeğinboy
08.06.2009



