Karanlık Bir Eylül Ayı

28 Ocak 2009 00:20 / 1890 kez okundu!

 

Güz Sancısı 

Yönetmen: Tomris Giritlioğlu
Senaryo: Nilgün Öneş, Etyen Mahçupyan
Oyuncular: Beren Saat, Murat Yıldırım, Okan Yalabık, Zeliha Berksoy, Tuncel Kurtiz

Güz Sancısı ülkemiz yakın tarihinin karanlıkta kalan bir dönemini anlatıyor. 1955 yılının 6-7 Eylül günleri ağırlıklı Beyoğlu olmak üzere tüm İstanbul’da başta Rum olmak üzere, Yahudi ve Ermenilere ait iş yerleri, okulları, fabrikaları, dini mabetleri yağmalanır, can kayıpları olur. Ortalık bir savaş alanına döner.

Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldı şeklindeki düzmece haber Kıbrıs pazarlığında kasıtlı olarak gerilmiş kalabalıkları galeyana getirir. Olayın provakatörlüğünü ise Kıbrıs Türktür Derneği yapar. İngilizlerin Kıbrıs’ı terk ederken geriye bırakmak istedikleri bölünmüş ada projesi için Londra’da konferans masasına oturan Türkler Dış İşleri Bakan Fatin Rüştü Zorlu’nun talimatıyla iktidardaki Demokrat Parti içerde baskı yaratacak bir kamuoyu oluşturmaya çalışır. Önce dernek kurulur, ardından derinlerden başlayan bir provakasyon dalgası harekete geçer. Türk elçiliğinin düzenlediği düzmece bomba olayı ise provakasyonun son halkası olur. Normalde 20 bin basılan İstanbul Ekspres gazetesi o gün 290 bin adetle ikinci kez baskıya girer ve tahrik dolu başlığıyla kitleleri sokağa döker. İnsanlar İstanbul’a başka yerlerden kamyonlar ile taşınır. Polis ve asker pasif kalarak saldırganları adeta izler. Sonuçta olaylar kontrol dışına çıkar ve devlet bir derin operasyonu daha yüzüne gözüne bulaştırır. Olaylar solcuların sırtına yüklenir Aziz Nesin, Kemal Tahir gibi yazarlar aylar boyu yok yere tutuklu kalır.

Böylesine sancılı bir dönemi Tomris Giritlioğlu bir Türk-Rum aşk öyküsü içinde mükemmel bir sinematografi ile yansıtıyor. Tahriklerin etkisinde kalmış hukuk öğrencisi Behçet, dernek için de çalışmaktadır. Babası Kamil Efendi politika içinde sözü geçen, aynı zamanda olayların düzenleyicilerinden, oğluna karşı da baskıcı bir insandır. Karşı pencerede yaşayan Elena, müşterileri daha çok üst düzey bürokratlar, zengin zamparalar olan bir fahişedir. Behçet Elena’ya delicesine aşık olur. Hem de onun yaptığı işi tiksindirici bulmasına rağmen. Aynı evi paylaştığı arkadaşı ve kendisiyle aynı topraklardan gelme Suat ise sol görüşlü bir öğrencidir. Babası, solcu arkadaşı Suat ve Elena arasında sıkışmıştır. İçine daha fazla kapanmıştır. Derneğin sadece milliyetçi görüşler temsil etmeyen, muhalifleri de ortadan kaldırmaya çalışan bir kuruluş olduğunu fark eder. Artık bir yol ayrımındadır fakat ayrılmak kolay değildir.

Yılmaz Karakoyunlu’nun romanından sinemaya uyarlanan Güz Sancısı her şeyden önce bir dönem filmi, atmosfer, set tasarımları kusursuz. Senaryo olayların arka perdesine girmiyor, devlet ve olaylar arasındaki bağ Kıbrıs Türktür Derneği çevresinde sınırlı kalıyor. Yine de her şey kolayca tahmin ediliyor. Tek rahatsız edici yön Rum azınlığın sadece Elena ve onu pazarlayan babaannesi tarafından temsil edilmesi. Rum azınlığın diğer portreleri onların Türkler ile olan sosyal yaşamlarına oyuncakçı Yorgo dışında yer verilmemiş. Beren Saat, Elena rolünde güzelliği ve karakterde yakaladığı ince ayrıntılar ile göz alıcı bir performans sunuyor. Dinamik, seksi, çocuksu, olgun, isyankar, kozmopolit, sevecen, dürüst bir Elena olmuş. Murat Yıldırım içine kapanık, doğruları bulma konusunda iradesi ve tutucu yetişmesi arasında kalmış bir karakterde başarılı.

Tomris Giritlioğlu, bir kez daha karanlık bir dönemi cesaret ve başarı ile beyazperdeye yansıtıyor. Bilinçsiz, hamaset milliyetçiliğin sonuçlarını etkileyici bir biçimde gösteriyor.

27.01.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.