Dün 'melek' tartışması bugün 'türban'. Ya yarın?

09 Aralık 2007 06:51 / 1909 kez okundu!

 

www.izmirizmir'in kardeş sitesi ve Doğu Anadolu'nun en etkin, en kaliteli web adresi olan http://www.ercis.net'te, buranın genç kalemlerinden antropolog İsmet Tunç (ki kendisi sitemize de üye ve zaman zaman yazıları, yorumlarıyla katkıda bulunuyor), bir y

Tanıdık tartışma

Bizans'ın mirasının üstüne oturan Osmanlı, bu mirasın iyi yanlarının yanı sıra işin kötü yanlarını da almayı ihmal etmemişti... Kimi örgütlenme biçimlerinde, devlet yönetiminde, müzikte çok olumlu olarak değerlendirdiği mirasın melekler bölümü biraz karışık... Çünkü Bizanslılar, kent neredeyse Osmanlılar tarafından ele geçirilmek üzereyken, denir ki meleklerin cinsiyetini tartışmaktaydılar. Üstüne bir de Katolik - Ortodoks çekişmesi eklenince Osmanlının işi biraz daha kolaylaşmıştı. Katolikler Bizans'a yardımda nazlanıyor, Ortodokslar ise, "İstanbul'da Katolik külahı görmektense Osmanlı kavuğunu tercih edeceklerini" açıkça söylüyorlardı.

O gün seçilen yol

Sonuçta İstanbul el değiştirdi ama İbni Rüşd'ün değil İmam Gazali'nin peşinden giden Osmanlı, benzeri tuzaklara düşmekte gecikmedi. Bilimi, araştırmayı temel edinen, kuşkusuyla geleceğe yön veren bir İslam alimi olan İbni Rüşd (Averros) çizgisi, Takiyettin'in ve rasathanenin yok edilmesine izin vermezdi. Ancak İmam Gazali'nin "herşey Kuran'da var, araştırmaya, kuşkuya gerek yok, kuşku bizi tanrıdan ve dinden de kuşkuya götürür; bu felsefecilerden (Farabi ve İbni Sina kastediliyor) ve onların İslam'a getirdiklerinden (üniversite ve büyük çeviri hamlesi kastediliyor) kurtulmak lazım" düsturunun İslam dünyasındaki hakimiyeti kırılamayınca ve Şeyhülislam Hocazade, Fatih'in son bir umutla sorduğu "İmam Gazali mi haklıydı yoksa İbni Rüşd mü?" sorusuna tarihi ama yanlış cevap verince yapılacak bir şey kalmamıştı.

Artık bir anlamda Takiyettin'in de, Osmanlıya ilk matbaayı getirecek İbrahim Müteferrika’nın da kaderi çizilmiş gibiydi. Hatta bizim ve çocuklarımızın da kaderi...

Önemli olan bu gün ne tartıştığımız

Umarız günümüzde İslam dünyasında felsefe yeniden revaçta olur ve Batı'nın durakladığı şu momentten Doğu dünyası akıllı biçimde yararlanabilir. Barış, kardeşlik ve bilginin egemenliği yeniden tüm dünyada hüküm sürmeye başlar. Averros adıyla Batı’ya bıraktığımız ve onların Rönesans’ına, Reform’una öncülük etmiş İbni Rüşd yeniden hatırlanır..

Sosyolog Emre Kongar ve günümüzdeki melek?

Keşke Kongar sosyoloji ve tarih alanına katkısına daha çok önem verse. Çünkü bu alanda kötü değil ama politikada pek kötü kalıyor. İslam’dan duyulan yanlış korkular insanı yanlış politikanın kucağına atıyor. Üstelik Kongar biraz zorlasa İbni Rüşd çizgisini keşfedecek ama kendisini objektif olarak karşısında durduğu İmam Gazali çizgisinin sıcak kollarında uyumaya bırakmayı tercih ediyor. Özetle iyi bilim adamı, kötü politikacı! Üstelik tarihte benzeri yaklaşımda olanların da tek örneği değil.

Evet birileri meleklerin cinsiyetini tartışmıştı, birileri meleklerin bacaklarının gözlenmesini... Bugün da baba, ağabey, koca üçgeninde sıkıştırılan kadınlarımızın bir bölümü için belki de bir çeşit özgürleşme aracı olan, "modern mahrem" sayılan türbanın, çok yanlış biçimlerde tartışılıyor olmasının, bundan bir farkı olmadığını Kongar dahil birileri kavrıyamıyor ne yazık ki...



09-12-2007


İ. Mısırlıoğlu

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.