İZMİR’E İHANET HİÇ BU BOYUTA VARMAMIŞTI!
22 Mart 2010 18:20 / 4583 kez okundu!
Azizim, “İzmir’in simge bir camiye ihtiyacı var.” diye buyurmuş. “… Bunun için bir yer aradıklarını belirterek, "İzmir'e simge olacak, otoparkı olan, denizden ve her yerden görünecek bir cami yapacağım. Bunun için arsa arama çalışmaları sürüyor" demiş.
İzmir’i tanımazsanız sonunuz böyle olur.
Kemeraltı denilen alanın; Konak, Bayramyeri, İkiçeşmelik, Cumhuriyet Meydanı’nı kapsadığını biliyor mu bu kişi; yoksa sadece bu alanın ana caddesi Anafartalar’ı mı Kemeraltı sanıyor? Bilsydi eğer, bu alandaki camileri de önemlerini de kıymetlerini de bilebilirdi.
Neyse yazayım da bilmeyenler öğrensin:
“Konak (Yalı) Camii: Konak Meydanı’nda bulunan yapı, 1754 yılında Mehmet Paşa’nın kızı Ayşe tarafından yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda, sekizgen planlı, üstü kubbeli bir yapıdır. Taş ve tuğla karışımı duvarlarda pencerelerin çevresi çinilerle süslenmiştir. Kesme taştan tek şerefeli minarenin petek kısmında firuze çiniler bulunmaktadır.
Kemeraltı Camii: Anafartalar Caddesi’nde, 1671 yılında Yusuf Çamazade Ahmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Tek kubbeli yapının duvarları taştandır. Minaresi tek şerefelidir.
Salepçioğlu Camii: 1906 yılında Salepçizade Hacı Mehmet Efendi tarafından yaptırılan cami, tek kubbeli olup, iki katlıdır. Dış duvarları mermer ve yeşil taşlarla örülmüştür.
Hacı Hüseyin (Başdurak) Camii: Başdurak Semtinde yer alan yapı, 17.yüzyıla tarihlenmektedir. Ana mekân, sekizgen kasnağa oturmuş büyük bir kubbe ile örtülüdür. Mihrabı çini panolarla kaplıdır. Bütün başlıkları altın olup, pencereler vitraylıdır.
Ali Ağa Camii: Damlacık yolu üzerinde bulunan bu cami 1672’de Gediz Ali Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cami, kare planlı ve sekiz köşeli ahşap sütunların üzerinde kasnaklı tek kubbelidir. Sütun başlıklarının altın yaldız süslemeleri ve kubbenin kalem işleri.
Kestane Pazarı Camii: İzmir’de Kestane Pazarı adıyla anılan çarşıdaki yapı, 1663 yılında Eminoğlu Hacı Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. İki katlı caminin alt katında dükkanlar, depolar vardır. Büyük kubbe dört sütuna oturtulmuştur. Köşelerinde küçük kubbeler vardır.
Şadırvan Camii: Çarşı içinde bulunan camiye yanında bulunan şadırvan nedeniyle bu isim verilmiştir. 16. yüzyılda yaptırılan cami 1815’te büyük ölçüde onarılmıştır. Ana mekân on sütuna dayanan kubbeyle örtülüdür. Kubbenin iç kısmındaki kalem işi süslemeler dikkat çekicidir. Batıda bulunan kitaplık cami ile içten bağlantılıdır. Kesme taştan minaresi tek şerefelidir.
Hisar Camii: Bugünkü Kemeraltı iş merkezinde, Hisarönü mevkiinde bulunmaktadır. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilen cami, İzmir’in en gösterişli camilerinden biridir. İç mekân Osmanlı süsleme sanatının en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. Ahşap minberi sedef kakmalıdır.
Hatuniye Camii: Anafartalar Caddesi’nde 17. yüzyıla tarihlenen yapının Yusuf Çavuş oğlu Ahmet Ağa’nın annesi Tayyibe Hatun’un yaptırdığı bilinmektedir. Caminin ilk bölümünde ana mekânı örten kubbe 12 köşeli kasnağa oturmaktadır. Sonradan camiye bir bölüm daha eklenmiş, kemerlerle ana mekâna bağlanmıştır.
Faik Paşa Camii: Basmane’nin güneyinde, Altınordu Mahallesi’ndedir. 16. yüzyılda Faik Paşa yaptırmıştır. 13 sütunlu ibadet mekânı ahşap çatı ile örtülüdür.
Kurşunlu Camii: Namazgâh Meydanı’nda, kentin en eski camilerindendir. Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Ana mekânın çatısı ahşap olup, kiremitle örtülüdür. Ahşap oyma minberi sedef kakma çiçeklerle bezelidir. Mihrap nişi kalem işiyle süslüdür.
Çorakkapı Camii: Basmahane’de Gar karşısındadır. 1747 yılında yaptırılmıştır. Ana mekân, sekizgen kasnağa oturan tek kubbe ile örtülüdür. Yanlarda üçer kubbeli mekânlarla genişletilmiştir. Minberi mermer, minaresi kesme taştandır.
19. yüzyıldandır. Caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklindedir. Minber oyma taştan ve mermerdendir. Caminin minaresi kesme taş kaide üzerine tuğladan, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Bu minare XIX. yüzyılda yeniden yapılmıştır.
İki Çeşmelik Camii: İkiçeşmelik semtinde, 1893’e tarihlenen caminin ana mekânı, iki ayak ve dört sütuna dayanan kubbe ile örtülüdür. Kubbe, kalem işiyle bezelidir. Doğusunda küçük bir avlu bulunmaktadır.
Azizim bu sözleri neden söyler? İktidarını 81 yaşına kadar sürdürebilmek için. Artık O da merkezi güce biat etmektedir. İzmir, İzmirli, bunların kültürü ve değeryargıları boş lâflardır O’nun için.
İstanbul Taksim’e yapamadıkları camiyi, soslu demokratlara kendi elleriyle yaptırıyorlar.
AKP’li bir başkan seçilebilmiş olsaydı bunu düşünebilir miydi?
İzmir böyle bir ihaneti tarihi boyunca görmedi!
Ertuğrul Barka
22.03.2010



