ForumYeni kitaplar  Yeni Konu 

BANA SEVGİYİ, AŞKI ANLAT GORZ

15 Mayıs 2008

SON MEKTUP YA DA GEÇMİŞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
Yazıma Andre Gorz’un “Son Mektup/Bir Aşk Hikayesi” adlı kitapından bir alıntı ile başlamak istiyorum. Kitap Ayrıntı Yayınlarından çıktı. Bu kitap bence bir gecelik sevişmeleri aşk sanan ve aşkın anlamanın değiştirildiği, bu dönemde sevginin ve aşkın ne kadar önemli olduğunu anlatan bir kitap, tabii anlayana... Tüm gençlere okutulmalı bu kitap, belki de okullarda ödev verilmeli. Gorz'un bu mektubu. Sarsıcı ve hatta yüreğimize işleyen bir çığlık.
Andre Gorz’u Türk okuru ilk kez Elveda Proletarya kitabı ile tanımıştı fakat daha sonra kitaplarını Ayrıntı Yayınları bastı diğer kitapları “İktisadi Aklın Eleştirisi – Kapitalizm, Sosyalizm, Ekoloji... – Yaşadığımız Sefalet “ Son mektup yazarın ölmeden bir yıl önce yazdığı bir kitaptı. İki sevgili 24 Eylül 2007 tarihinde Paris’e bir buçuk saat mesafedeki büyük bir bahçe içinde bulunan müstakil evlerinde yan yana ve Jandarmaya haber verin yazılı bir not ile beraber buldular.
“Yakında seksen iki yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa kırk beş kilosun ve hâlâ güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum.”

Andre Gorz sevgilisi, hayat arkadaşı, hayatının anlamı Dorine'e yazdığı mektuba bu sözlerle başlar. Anlamını tümüyle kavramak için aşklarının hikâyesini yeniden kurması gerektiğini söylerken, bunun bir 'vaat', 'ömür boyu sürecek bir sözleşme' olduğunun altını çizmeye özen gösterir. Heyecanları, mutlulukları ve sıkıntılarıyla elli sekiz yıl süren bir beraberliğin, birlikte varoluş mücadelesinin hikâyesini duygusal olduğu kadar da düşünsel bir platforma oturtmaktadır. Evliliği bir burjuva kurumu, aşkı da 'iki kişinin en az toplumsal olan alanda bir araya gelmesi' olarak değerlendirirken, aşkında bir dinamiği olduğu, değişken koşullara göre yönlendirip uyarlanabileceği gerçeğini keşfeder Dorine'le birlikte....

Gorz, Marksizmi varoluşçu bir yaklaşımla benimsemiş, kuramsal çalışmalarında özellikle yabancılaşma ve özgürlük konularına eğilmiştir. Kapitalizme özgü işbölümünü, dünya kaynaklarının akıldışı kullanımını eleştirerek siyasi ekolojinin ve özgürlükçü sosyalizmin en önemli düşünürlerinden biri haline gelmiştir.

Hayatları boyunca yer yüzündeki haksızlıklar karşısında sessiz kalmayıp, mücadele etmeyi seçen Gorz ve Dorine, Dorine'in uzun yıllar süren acı verici, onulmaz hastalığının ardından radikal bir karar almak zorunda kalırlar: kendi hayatlarına son verme haklarını kullanmak... Böylece, yaşamda olduğu gibi ölümde de ayrılmayacak, 'diğerinin ölümünden sonra yaşamak' zorunda kalmayacaklardır...

...

Bayram geldi ve gitti. Ben hiç bir şey anlamadım. İçimden her bayram sonrası söylediğim, ama artık kanıksadığım için üzerinde pek durmadığım bir söz geçti. Nerede o eski bayramlar. Tam da bunları düşünürken bir kitap geçti elime “60 LAR HİKAYE 70 LER TERANE 80 LER ŞAHANE” ben de kendi kuşağım ile ve Tabii bu dönemde genç olanlarla (ki bizler o zaman çocuktuk) paylaşmak istedim.
60 LAR HİKAYE 70 LER TERANE 80 LER ŞAHANE Kitabını Muharrem Kaşıtoğlu hazırlamış Bir Harf Yayınları basmış. Kitaba gelince, bazen gülümseyerek, bazen hüzünlenerek hatırladığımız, o 80'ler, bizim 80'lerimiz...
Şöyle bir bakacak olursak 80’ler de bize ait ne varsa hepsi bu kitap da mevcut. Bir 80'ler günlüğü gibi. O dönemde hepimizin paylaştığı her şeyi ama her şeyi bulabilirsiniz...
— Issız bir adaya düşsen yanına alacağın üç şey nedir?' efsane sorulu cicili bicili anket defterleri...
— break, break, break arkadaş arıyorum, arkadaş' nidalarının yükseldiği uzun antenli izbe telsiz odaları...
— Kız, erkek hepimizin hayran olduğu Harbi Süpermen, Süperkız, Ottan ağaç dalından ve topraktan anında bomba yapabilen kahraman Mark Gayver, Konuşan araba KİTT namı değer Kara Şimşek yanlış hatırlamıyorsam Cumartesileri saat öğlen bir de oynardı o saatte sokakta kimseyi bulamazdınız.
— “Bir bilmecem var çocuklar haydi sor sor” diye hafızalarımıza kazınan Eti reklâmını ve Tabii 'Mintaks'la canım mintaks'la...' diye başlayan reklâmları unutmak mümkün mü?
— Çizgi Filmlerden Voltran’ı ve o unutulmaz “Elleri ve kolları oluşturun. Bacakları ve gövdeyi oluşturun. Ben de başını oluşturacağım! Voltran, Voltran, Voltran' nidalarını, ya da Heman’ in 'Gölgelerin gücü adına güç bende artık' repliğini kim bilir kaç kez tekrarlamıştık. Ayrıca Hain İskeletoru, sevimli Orkoyu unutmak ne mümkün. Şiddetin yok denecek kadar az sevginin, saygının öğretildiği “Taş Devri, Pembe Panter, Jet Giller” ve daha sayamadığım tüm çizgi kahramanların büyük emeği vardır üzerimizde.
Sanatçılardan ise ilk aklıma gelenler Michael Jackson ve Madonna bu bir dönem kitabıdır seksenleri anlatan yani bizim çocukluğumuzu ve ilk gençlik çağımızı
Hatıraları birlikte paylaşalım, çünkü 80'ler Şahane...

Aşk ve sevgi ne yazık ki yitirdiğimiz değerler...

Okuyun! okuyun ki aydınlanabilesiniz...
İyi Okumalar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0