ForumSeçim Kürsüsü  Yeni Konu 

"PARTİNİN DEĞİL, HALKIN TALEBİ ÜZERİNE ADAYIM"

22 Haziran 2007

editor

DP 1.Bölge 1.Sıra Milletvekili Adayı Işılay Saygın, “Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır’ demeye hak kazanmış, gerçek İzmirlilerden oluşan liste DP’nindir” dedi.

“PARTİNİN DEĞİL, HALKIN TALEBİ ÜZERİNE ADAYIM”

RÖPORTAJ:

Uzun bir aradan sonra tekrar siyasete dönme kararınızda etken olan neydi?

Başbakan Erdoğan’ın bana Büyükşehir Belediye Başkanlığını teklif etmesi üzerine ANAP’lı arkadaşlarımın gösterdiği tepkilere çok üzüldüm ve ‘Disiplin kuruluna falan gitmeyin, ben istifa ediyorum’ deyip ANAP’tan ayrıldım. Ben kendisine gidip ‘Beni belediye başkan adayı olarak göster’ demedim ki; Sayın Erdoğan beni arayıp, ‘İzmirli sizi istiyor, ekibinizle beraber İzmir’i size emanet etmek istiyoruz’ dedi. Bu 4,5 yıl boyunca hiçbir partinin üyesi olmadım ama her zaman da seçilmiş insan muamelesi gördüm; halk beni hiç yalnız bırakmadı, her şeylerini benimle paylaştılar. AP çizgisinden gelen biriyim. Bütün partilerden adaylık konusunda talep geldi. Ancak DYP-ANAP çizgisine bağlı bir kişi olarak misyonumu değiştirmeyi düşünmediğim için, DP’nin teklifini kabul ettim.

Bazı çevrelerden yine eski isimlerin ön sıralarda yer almaları ve adayların İzmirli olmamaları yönündeki eleştirileri siz nasıl değerlendiniz?

Eski isimlerin yine ön sıralarda yer aldığı yolunda eleştiri yapan kişilerin bir kere çok iyi düşünmeleri lazım, ‘Işılay Saygın kim? Ben kimim?’ diye. Aday olmayı aklımın ucundan geçirmediğim için hala seçim bürom bile yok. Ben insanıma her zaman sahip çıkıyorum. Hiç kimseye faydası olmayan insanlar kendilerini iddialı yerlerde görüyor olabilirler ama burada sizi halkın talep etmesi önemlidir. İzmirli olmayan adaylar basının ve halkın karşısında soruları yanıtlarken konuları bilmediklerinden notlarını kağıtlarından okuyorlar. Onlar bölgeyi ve insanını tanıyıncaya kadar yine bir 5 yıl geçer. Bölge insanını en iyi tanıyan kişilerin DP’den aday olmaları sebebiyle DP listelerinin en iyi liste olduğuna inanıyorum. Hepsi deneyimli, kendisini ispatlamış insanlar, ‘Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır’ demeye hak kazanmış kişilerden oluşuyor ki bu da çok önemlidir.

“”

25 yaşında belediye başkanı seçildiğimden bu yana hep kadınlara yönelik projelerde yer aldım; zamanım gecekondularda geçti, fakir, tecavüze uğramış, dövülmüş kadınların sorunları ile uğraştım. Zamanı geldi ‘Kadından Sorumlu Bakan’ oldum. Toplumun % 51’ini oluşturan kadın nüfus sayısının % 39 gibi bir kısmı başarılı üst düzey yönetici pozisyonlarında görev alsa da erkek egemen bir toplum olduğumuz için karar mekanizmalarında maalesef yer alamıyorlar. Meclise de yeterli sayıda kadın milletvekili gireceğine inanmıyorum. İzmirli kadın milletvekillerinin tespiti konusunda CHP’nin çok ayıp ettiğini düşünüyorum. İzmir’de aday olabilecek düzeyde kadın yokmuş gibi gidip Rahmetli Uğur Mumcu’nun eşini aday göstermeleri İzmirli kadınlara hakarettir. Ben kadın olduğum için değil, hizmet insanı olduğum için, partinin değil halkın talebi olduğu için yeniden aday olmayı göze aldım. Halk ısrar etmeseydi beni arayan soran olmazdı.

“”

Mahalli bir politikacı olarak söylüyorum ki halkın içine inmezseniz sorunları göremez ve politika üretemezsiniz. Mesela özürlü bir vatandaşımıza tekerlekli sandalye bağışlayacak insanı buldum, kişi sandalye bedelini ödüyor ancak %18 KDV’yi ödemekten rahatsız oluyor. Bunu öğrendiğimde bağışlanan malların KDV bedelini %1’e indirtmeyi kanunlaştırttım. Yine bir gün kadınlarla sohbet ederken bir mağdur kadınımız kendisinin Bağkur’lu olduğunu ancak eşine baktıramadığını söyledi. Araştırdım; erkek Bağkur’lu ise eşine baktırabiliyor ama kadın baktıramıyor. Çünkü Medeni kanunda ‘Ailenin reisi kocadır’ diyor. Kanunu ‘Aileyi karı koca birlikte temsil ederler’ diye değiştirttim. Böylece gerektiğinde kadın kocasına, kocası karısına baktırabiliyor. İnanıyorum ki Atatürk’ten sonra kadın konularına en çok sahip çıkanlar benim önderliğimde biziz; 120 kadın derneği ile çalıştım, hep onlarla hazırladık kanunlarımızı. Diğer bir başarılı yasa örneğim de nüfus cüzdanlarındaki medeni durum ibaresini sadece evli-bekar olacak şekilde değiştirilmesini sağlamamdı; dul-boşanmış ibareleri kullanılmıyor artık.

İzmir’deki bebeğe yapılan cinsel taciz konusunda ilgili bakanın duruşu ve uygulanan yasal süreci siz nasıl değerlendirdiniz?

Bebeğe cinsel taciz davası başladığında ilgili bakanın konuya verdiği önemi göstermesi açısından derhal buraya gelmesi lazımdı. Olayın yasal süreci kapsamında uygulanan cezalar da bence yeterli olmadı. 17 aylık bir kız bebeğin hayatını kararttığı için cezayı işleyenlere ömür boyu hapis cezası verilmeliydi. İngiltere’de uygulanması düşünülen çocuklara yönelik cinsel tacizlerin cezası sonucunda hadım edilmelerine karar verilmesi yönündeki tasarı bence aynen burada da kanunlaştırılmalıdır, çok güzel bir karar.

“”

Erken seçim kararı alınması hakkında neler söylersiniz?

Bu hükümetin beceriksizliğinden bu hale gelindi. En sıcak günlerde milleti sandığa göndermek de, adayların seçim faaliyetleri için çalışması da işkence. Başbakan başarılı bir insan olsaydı uzlaşmacı tutumuyla meclisteki çoğunluğuyla cumhurbaşkanını seçtirirdi. Millet meydanlara döküldü, laik anti-laik diye ikiye bölündü, gereksiz yere bütün insanları gerdi. CHP, ‘Uzlaşmaya açığım’ diye belirtmişti ve Mecliste cumhurbaşkanı seçilebilecek pek çok değerli isim var. Milli görüş çizgisindeki ille bu adam olacak diye tutturursan tabii ki hiç kimse istemez. Diğer siyasilerle görüşüp ortak bir isim üzerinde anlaşabilirlerdi. Basındaki bazı kalemler Cem Uzan’ın akıbetine uğramamak için AKP’ye yağ çekip, çok başarılı oldukları yolunda haber yapıyorlar. Biz de halkın içindeyiz, esnaf akşama kadar siftah bile yapamıyor, halk perişan iken sen buna nasıl başarılı dersin?

Sayın Vecdi Gönül’ün İzmir’den adaylığı konusunda siz ne düşündünüz?

Vecdi Gönül’ün İzmir’den aday belirlenmesinde de Sayın Başbakan yine kendine göre bir taktik yaptı. Vecdi Gönül ile Burhan Özfatura çok samimi, çok iyi anlaşıyorlar. Vecdi Bey İzmir valisi iken Burhan Bey belediye başkanı, ben de milletvekili idim. Sayın Erdoğan, burada Vecdi Bey ile Burhan Beyi çarpıştırmayı amaçlıyor. Burhan Beyin bu konuda yaptığı ‘Etik olmadı, eğer Vecdi Gönül’ü bu kadar çok seviyorsa Sayın Başbakan onu Cumhurbaşkanı seçtirirdi’ şeklindeki açıklamasına ben de aynen katılıyorum.

İzmir’den AKP’ye ciddi oy potansiyeli çıkar mı?

Göç ederek varoşlara yerleşen halktan AKP’ye oy çıkar. Sayın Erdoğan fakir insanlara yiyecek, yakacak yardımı yapıyor. Onu yapacağına insanlara iş bul, insanlar aç. Bir de onlara başörtüsü meselesini çözeceğine dair söz verdi. Bu meseleyi 4,5 yıldır neden halledemedin Sayın Erdoğan? Bu ülkede yapamayacağın işin sözün vermeyeceksin. Türkiye ulu önderimiz Atatürk’ün koyduğu ilkelerle yönetilen Cumhuriyet ülkesidir. Böyle olunca da örtülüler, örtüsüzler diye ikiye bölündü insanlar. AKP dini gerçekten suistimal etti. Devletin kuralları ortada. Atatürk zamanında kılık kıyafet reformu yapılmış; camiye, denize, işe, resmi bir kuruma giderken bir insanın giyeceği kıyafet bellidir.

“”

AB’nin Türkiye’ye bakış açısını değerlendirir misiniz? Türkiye AB’ye girmeli mi?

AB’ye bizi alacaklarını hiç sanmıyorum ve ben şahsen girilmesini de istemiyorum. Türkiye’den talep ettikleri AB müzakerelerindeki maddeleri adice olarak değerlendiriyorum. Milliyetçi bir vatandaş olarak bizim iç işlerimize karışmalarından son derece üzüntü duyuyorum. Almanya’daki dostlarımla konuştuğumda AB’ne girdiklerine pişman olduklarını, Mark’tan Euro’ya geçerken her şeyin iki misli pahalılaştığını söylüyorlar. AB’nin bize sağladığı tek iyi şey, bazı yasalarımızı yeniden gözden geçirmemizdir.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0