YEŞİLLER PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI
23 Nisan 2009 14:20
BASIN BÜLTENI
Yeşiller: “ÇOCUKLAR İÇİN ADALET”
İstanbul, 23 Nisan 2009 – Yeşiller Partisi
Ülkemizin güneydoğusunda yaşları küçük olmasına rağmen devletin kendine dönük “adaleti” ile tanısan çocuklar yargılanmaya devam ediyorlar. Suçları Terör Örgütüne üye olmak. Herhalde dünyanın en genç teröristleri olarak tarihe geçecekler. Hiç kimseyi öldürmediler, hiçbir insanin özel mülküne zarar da vermediler, sadece bir gösteride polise tas attılar ve şimdi ağır cezada 21 yıl hapis istemi ile yargılanıyorlar.
Durum neresinden baksak bir hukuk skandalı. Ne Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi, ne Çocukların Çocuk Mahkemelerinde Yargılanmasına dönük yasal düzenlemeler, devletimizin çatık, gergin ve yüreği tastan Adaletinin kapsamına giriyor.
Adana’da da süren yargılamaları izleyen Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Bilge Contepe olayla ilgili şunları söylüyor:
“Ailelerin sessiz ve endişeli bekleyişleri ile karsılaştık, çocukların adliyenin izbe bir yerinde demir parmaklıklar arkasında hücrelerde tutulduklarını öğrendik. Çocukları göremedik. Bazı aileler özel avukat tutmuşlar. Avukatın bürosuna gittik Sorularımıza çok temkinli cevaplar alabildik. Dilen adında bir kız çocuğunu savunduğundan bahsetti.
Kız çocuklar Karatan Merkez cezaevinde yetişkinlerle beraber kalıyorlarmış. Dilan’in birkaç kez dayak yediğinden ve ortamın sorunlarından söz etti.
Adana IHD temsilcisi ile yaptığımız görüşmede ise:
- Erkek çocukların tutuklu olarak bulundukları. Pozantı M tipi kapalı ceza evindeki koşulların, kız çocukların kaldığı yerden çok daha kotu olduğunu, kuru ekmekle beslendiklerini ve dayak yediklerini,
- Barodan katılan avukatların yetmediği ve Avukat desteği gereksinmesi olduğunu, ailelerin özel avukat tutmak zorunda kaldıklarını,
- 1 Nisan’da değiştirilerek maddeler eklenen ve ona dayalı 12 yasında çocukların örgüt sucu ile tutuklu yargılanmasına neden olan Ceza Kanunu’nun 2220-6. fıkrasının iptaline yönelik mücadele gereğini, belirtti.
Yasları 12-17 arasında değişen bu çocuklara işkence yapan, onlara devlet terörü denen şeyin çirkin ve gaddar yüzünü gösteren devlet, insan hakları adına dünyaya nam salan utançlarından birisini daha uygulamaya koyuyor.
Sayın yargıçlar, siz hiç çocuk olmadınız mi? Ve insan hakları söz konusu olunca adeta tastan duvar kesilen Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer devlet görevlileri. Asil bu yaptığınız terör tarlasında öfkeli, yüreği hınç dolu, gaddarlaşmış başaklar yetişmesine neden olacak. Asil bu tur hukuk skandalları bu ülkenin geleceğine ipotek koyacak.
Devlet kendisine karşı işlenen suçları cezalandıramaz. Çünkü devlet toplumun güvenliğini ve haklarını korumakla yükümlü bir bürokratik organdır. Kin duyamaz, intikam pesinde koşamaz, gözdağı veremez. O, anayasa ile çizilmiş olan konumu gereği cana, mala donuk, toplumda mağduriyet yaratan eylemleri toplumun güvenliğini, toplum içinde bir grubun toplumdaki diğer kişilerin güvenliğini ortadan kaldırmasını önlemek için insan onurunu zedelemeyen, onun haklarını hiçbir biçimde ihlal etmeyen bir biçimde yasalara uygun ve tam anlamı adil bir yargılama sabit kanıtlar esliğinde, yasaların çizdiği çerçevede tüm toplum adına cezalandırır.
Oysa bu ülkede devlet bireylerin haklarını sağlamak, güvenceye almak, bireyleri korumak için değil kendisini korumak için çocukları cezalandırıyor. Bu tur devletler ancak yari-diktatoryal rejim sınıfı içinde görülüp, demokratik acıdan evrensel normlardan uzak ikinci, uçuncu sınıf devletler sayılıyorlar. Yargı erkinin bir an önce adaletin evrensel vicdanına uygun, insan haklarına ve hukukun özgürlükçü normları ile örtüşen, evrensel sözleşmeler ile çelişmeyen demokratik bir rejime yakışır kararlar vererek çocukların geleceğini karartmamalarını istiyoruz.
İşkence ve kotu muamele sucu isleyen devlet görevlilerinin yargılanmasını, çocukların yargı suresince en uygun koşularda kalmasını ve hiçbir biçimde kotu muamele ile karsılaşmamalarını, bir psikologun içinde bulundukları psikolojik sorunlara müdahale ederek daha fazla zarar görmelerini engellemelerini, çocukların yargılanmasında uluslar asi sözleşmelerinde dikkate alınmasını, çocukların özel yargılama koşulları ile yargılanması kuralına titizlikle uyulmasını ve çocuklarımızın hiçbir biçimde zarar görmemesinin sağlanmasını istiyoruz.
Ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine ve BM’nin ilgili belgelerine aykırı biçimde değiştirilen TC kanununun 2220-6. fıkrasının iptal edilmesini talep ediyoruz.
Bu konunun takipçisi olacağımızı ve gerekenlerin yapılmaması halinde basta uluslararası düzeyde yeşiller ve çeşitli insan hakları kuruluşları nezrinde girişimlerde bulunarak insan hakları ve hukuk adına elimizden gelen her şeyi yapacağımızın kamuoyu tarafından bilinmesini istiyoruz.”
Yeşiller Partisi Basın Bürosu

