YAŞAM SAVUNUCULARI MİLLETVEKİLLERİNE KAFA TUTTU: MADENCİLERİN DEĞİL, HALKIN ÇIKARLARINI SAVUNUN!

05 Nisan 2010 02:11  

 

YAŞAM SAVUNUCULARI MİLLETVEKİLLERİNE KAFA TUTTU: MADENCİLERİN DEĞİL, HALKIN ÇIKARLARINI SAVUNUN!

Ege Çevre ve Kültür Platformu'nun (EGEÇEP), 3 Nisan'da İzmir'de gerçekleştirdiği "Madencilik Yasası Değişiklik Taslağı ve Çevremize etkileri" konulu forumda Yaşam Savunucuları, "zengin kirli-zehirli atıkların fakir bekçisi olmayacağız" diyerek milletvekillerine kafa tuttu.

ZENGİN KİRLİ-ZEHİRLİ ATIKLARIN FAKİR BEKÇİSİ OLMAYACAĞIZ

Ege Çevre ve Kültür Platformu, 3 Nisan 2010 Cumartesi günü, İzmir- Ahmet Priştina Kent Arşiv ve Müzesi’nde, bir Forum düzenledi.

Forumun konusu, “Madencilik Yasası Değişiklik Taslağı ve Çevremize etkileri” idi.

Yirmi çevre hareketinin katıldığı Forum’da sözü olan herkes konuştu. Madencilik yasa taslağı; hukuksal, toplumsal ve yaşamlar-çevresel boyutlarıyla değerlendirildi.

KAMU YARARI DEĞİL, MADENCİ YARARI DÜŞÜNÜLMEKTEDİR

Bu yasa değişikliğiyle yaşamın, doğanın ve kaynaklarımızın düşünülmediği, hukuka uyulmadığı, ülkemizin ve halkın çıkarı yerine maden sektörünün çıkarına göre hareket edildiği belirtildi. Yaşam Savunucuları, konuşmalarında kamu yararının düşünülmesinde ısrarcı olduklarının altını çizdiler.

Egeçep Forumu’na katılarak birer konuşma yapan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, Bergama eski belediye başkanı Sefa Taşkın ve Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır; yaşam savunucularının yanında yer aldıklarını söylediler. Prof. Beyza Üstün, Ender Eren ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun gönderdiği ve başarı dileği içeren mesajlar okundu.

Kapitalizmin bir küresel sistem olduğunu, sistemin işbölümü gereğince Türkiye’ye madenlerden, sulardan, ormanlardan, topraklardan, tarımdan vazgeçmesinin vaaz edildiği, ülkeyi yönetenlerin de bu telkine harfiyen uyduğunu söylediler.

Türkiye’nin 48.000 yerinde maden ruhsatı verildiğini, 1737 tane HES yapılması izni çıktığını, madencilik yasa taslağı daha yasalaşmadan Kozak Yaylasında 7.500 ağaç kesildiğini, Aliağa’nın gözden çıkarıldığını, Kışladağ’ın viran olduğunu, Efemçukuru’nda altın madeni işletilmesi halinde İzmir’in suyunun arsenik akacağını söyleyen yaşam savunucuları; adı konmamış bir şekilde “Düyunu Umumiye” dönemi yaşandığını ve Madencilik Bakanlığı kurulmasının hazırlıklarının yapıldığının bilinmesini istediler.

Sözün ve gerçeğin gücüne inandıklarını, kamuoyunu harekete geçirecek bir etkinlik seferberliği sürecine girdiklerini ve ilkini de İzmir’de başlattıklarını ilan ettiler.

MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI

Forumun sonunda 34 Egeçep bileşeniyle birlikte, Niğde-Ulukışla ve Köyleri Maden Karşıtı Hareket, Niğde Çevre Eğitim ve Kültür Derneği, İç Anadolu Çevre Platformu, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Aksaray Temsilciliği, Gümçed, Güzel Edremit Körfez Bekçileri Derneği, EKOLOJİ KOLLEKTİFİ, GÜZEL ARTVİN ÇEVRE DERNEĞİ, Türçep, Osmaniye Çevre Platformu, Kazdağları İmeceevi’nin de altına imza koyduğu şu çağrıyı yaptılar.

ÇAĞRIMIZDIR:

MİLLETİN VEKİLLERİ ONAYLAMAYIN
MADEN YASASI TASARISI MEVCUT HALİYLE
ÜLKEMİZİN ÇIKARINA DEĞİLDİR!

Sayın Milletvekilleri,

Size ülkenin her yanından sesleniyoruz.

04.03.2010 tarihnde Meclis Başkanlığı'na gelen 1/821 Esas numaralı MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, insan ve çevre sağlığını hiçe sayan, biyoçeşitliği ve ekosistemi mahveden, yeraltı zenginliklerimizi şirketlerin talanına açan nitelikte düzenlemeler içermektedir.

Yaşam alanlarımıza ve ülkemize kıymayın. Bu yasanın lehinde el kaldırırsanız, yaşam alanlarımızın geleceğini ipotek altına sokan vekiller olarak tarihe geçeceksiniz. Bu yasa maden lobilerinin çıkarınadır, halkın ve ülkenin ve canlı – cansız yaşamın lehine değildir.

Çünkü Anayasa mahkemesinin ve Danıştay’ın kararları bypass edilerek, hukukun yol göstermesi göz ardı edilerek hazırlanan bir yasa taslağıdır. Maden İşleri Genel Müdürü Meclis’te çevre komisyonuna tasarının açıkça, “Kanunun bazı maddelerini Anayasa Mahkemesinin iptal etmesinin ardından sektörde ortaya çıkan sıkıntıları gidermek ve sektörün önünü açmak için hazırlandığını” (AA 18.3.2010) söylüyor. Altın Madencileri Derneği Genel Koordinatörü Muharrem Köse de, Altın madencileri lobisini temsilen “Biz yatırım ortamının sağlanmasını bekliyoruz” derken, tasarıyı desteklediklerini ima ediyor.

Yaşamdan, çevreden, havadan, sudan, topraktan, tohumdan söz açan yok. Yaşam onları ilgilendirmiyor. Ama yaşam bizi ilgilendiriyor. Yaşam sizi de ilgilendirmeli. Maden lobilerinin çıkarlarını değil, halkın- ülkenin- yaşamın çıkarlarını savunmalısınız.

Maden yasası bu haliyle çıkarsa, küresel sermayenin isteklerini yapmış olacaksınız ama tarihin ve toplumun vicdanını kanatacaksınız.

Yaşama kıymayın!


EGEÇEP YÜRÜTME KURULU

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0