Tek taş yüzüklerin saldırısı altında - İsmet Berkan
14 Şubat 2010 12:20
Bugün, yılın yine o günü. Aşkı kutsamaya, sevgiliye hoşluklar yapmaya hiçbir itirazım yok.
14 Şubat’ın bir Hıristiyan âdeti olması da umurumda değil; bana göre ‘Sevgililer Günü’ adıyla kutlanan 14 Şubat’lar fazlasıyla laik günler. Bir kültürel yabancılaşma veya ‘kültür emperyalizmi’ görmüyorum
ben Sevgililer Günü’nde.
Hem, ‘muhafazakâr demokrat’ Ak Parti’nin bile kutladığı bir güne ben kimim ki dini-kültürel gerekçelerle karşı çıkayım.
Öyle klasik, hatta klişe itirazları da dillendirecek değilim: Yok efendim insan sevdiğini yılın bir günü mü severmiş,
gerçek aşıklara yılın her günü zaten Sevgililer Günü’ymüş...
Başka klişeler de var: Bugün kapitalizmin bize daha fazla tüketim yaptırmak için icat ettiği bir tuzakmış...
Benim bugünle ilgili bir tane itirazım var: Tek taş yüzükler...
Birkaç günden beri, hatta birkaç haftadan beri memleketin büyük kuyumcuları bizi bugüne hazırlıyorlar. Onların iddiasına göre bir erkeğin karısına veya sevgilisine sevgisini ifade edebilmesinin en iyi yolu onlara bir pırlanta yüzük almaktır.
Pırlanta sözcüğü sizi de beni korkuttuğu gibi korkutmasın: Neredeyse her keseye uygun tek taş yüzük var, bunu da televizyon reklamlarından öğreniyoruz.
A, evet söylemeyi unuttum: Memleketimiz televizyonlarında artık pırlanta reklamları yapılıyor.
Eskiden de vardı diyeceklere cevabım var: Evet eskiden de vardı ama bugünkü yoğunlukta değildi, şimdi kuşakları neredeyse sadece tek taş yüzük reklamları kaplıyor.
Pırlanta yüzük, memleketimiz için yeni bir şey değil elbette. Kuşaklardır erkekler kadınlara, anne babalar kızlarına veya gelinlerine irili ufaklı pırlanta yüzükler, küpeler, kolyeler, broşlar hediye ediyor.
‘Tek taş yüzük’ denen şey de yeni değil.
Peki ben neye kızıyorum? Onu da bilmiyorum açıkçası.
Ama televizyonda tek taş yüzük reklamı yapılmasına alışık değilim. Hele bunun kafama kakıla kakıla bir yeni kültür yaratılıyor olmasına, zamanla ‘Tek taş hediye etmeyen erkek, adam sayılmaz’ denilecek olmasına kızıyorum belki de.
Bir başka kızgınlığım da şu: Bu görev de, yani karıya veya sevgiliye hediye alma görevi de erkeğin. Tamam, bundan ötürü yüksündüğüm yok, zaten hediye almayı severim, bu özel gün, bana bir fırsat daha yaratır, bu duruma da sadece sevinebilirim.
Ama şöyle bir sorun yok mu: Sanki memlekette bütün aşklar tek taraflı; erkekler karılarını veya sevgililerini seviyor,
sevgilerini göstermek için 14 Şubat’larda özel organizasyonlar yapıyor, hediyeler
alıyor, hatta tek taş yüzük alıyor.
Peki bu sevginin bir de öteki tarafı yok mu?
Neden televizyonlarda, ‘Kocanıza, erkek arkadaşınıza bu 14 Şubat’ta alınacak
en iyi hediye’ diye reklamlar yok?
Radikal.com.tr

