Şirince'deki Nişanyan evleri yıktırılıyor...

15 Eylül 2010 17:05  

 

Şirince'deki Nişanyan evleri yıktırılıyor...

ÖZEL- İZMİR- Dilbilimci ve yazar Sevan Nişanyan’ın İzmir’in Şirince köyünde otel olarak işlettiği 12 bağ evine yıkım kararı çıktı. Nişanyan’ın daha önce restore ettiği dört tarihi köy evinin yıllardır uygulanmayan yıkım kararları da, İzmir İl Genel Meclisi’nin aldığı karar uyarınca yıktırılacak. Nişanyan, izinsiz olarak inşa ettiği yapılar için toplam 50 yılı aşkın hapis istemiyle yargılanıyor. Kararların “sınıfsal nefretten” kaynaklandığını söyleyen Nişanyan, “Devlet değil Timur ordusu mübarek. Yapmayı bilmezler, ama yıkmaya gelince hepsi aslan” dedi. Yıktırılacak binaları kendi çocuğu gibi gördüğünü belirten Nişanyan, “cahillik ve kıskançlık yüzünden gelip 16 tane çocuğunuzu dozerle öldürseler ne yapılması gerekirse onu yapacağını” ifade etti.

Yıktırılması kararlaştırılan Nişanyan Evleri Türkiye’de küçük otelcilik sektörünün öncüsü olarak tanınıyor. Kısa bir süre öncesine dek Taraf gazetesinde köşe yazarı olan Nişanyan’ın “Yanlış Cumhuriyet” adlı bir siyasi tarih kitabı da bulunuyor.

SEVAN NİŞANYAN OLUP BİTENLERE NE DİYOR?

Yazar, Sevan Nişanyan ise olup bitenlerle ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor:

"Şirince’de bugüne dek yaptığım toplam 16 evi yıkmaya karar vermişler. Devlet değil Timur ordusu mübarek. Yapmayı bilmezler, ama yıkmaya gelince hepsi aslan.
Bu yetmedi, hepsi imarla ilgili konulardan son iki yılda toplam 16 tane ceza davası açtılar. 50 yıl kadar hapis cezası istiyorlar. Hakim bey sağolsun, her davada veriyor 3 yıl 5 yıl, gönlünden ne koparsa. Nişanyan belasından temelli kurtulmayı umuyorlar.

Nedeni?

- Sınıfsal nefret. Kıskançlık. Kuyruk acısı. Cumhuriyeti koruma ve kollama içgüdüsü.
Nesin Vakfı için inşa ettiğim Matematik Köyünü durdurmak ve yıkmak için çok uğraştılar, güçleri yetmedi. Kuyrukları acımıştır elbet.

Siyasi nitelikli tek bir dava açmadılar, ona şeyleri yetmedi. Suikast planladılar, onu da beceremediler. Şimdi belden aşağı vuracaklar. Daha temiz, daha kolay; örf ve adetlerine de daha uygun."

"BALYOZ DARBE PLANI'NDA ADIM GEÇİYOR"

"Balyoz Operasyonu'nda öldürülecek 16 kişi arasında benim adım da geçiyor, geçen ay mahkeme dosyasından çıktı belge. Bir de Etyen var, Mahcupyan. İşi koordine edecek assubayın adıyla, sanıyla, ayrıntısına kadar yazmışlar.

Şirince’deki evleri öylesine bir bürokratik açmaza soktular ki, yasal çerçevede kıpırdamama imkan yok. Bir sürü korkak, içten pazarlıklı adamın elinde oyuncaksın. Dam onarmak istersen on sene süren bir dolambacın içine düşüyorsun. Ya pes edip çekip gideceğim, ya da meydan okuyacağım. Meydan okumayı bir toplumsal sorumluluk olarak görüyorum. Görevdir. Şu topluma en ufak bir sevgisi olan insan pes etmez, benim yaptığımı yapar.

O binalar benim çocuklarımdır. Her birinde sonsuz emek vardır, yaratıcılık vardır, içtenlik vardır, fedakârlık vardır. Topluma sunulmuş bir güzellik vardır. Sırf cahillik ve kıskançlık yüzünden biri gelip sizin 16 tane çocuğunuzu dozerle öldürse siz olsanız ne yapardınız? Ne yapılması gerekirse ben de onu yapacağım, kuşkunuz olmasın..."

EVLERİN ÖZELLİĞİ

"Nişanyan evleri bir çok özelliği ile diğer evlerden farklı. İnceliğin masalını yazan bu evler güneşin doğumu ile birlikte hareketleniyor. Güneş tepeyi aşıp köşkün bahçesine ulaştığında sofranızda köy yumurtası, reçel, sucuk, kekikli peynir, tahinle pekmezi ile kahvaltı yapabilirsiniz. Çoğu köy ürünü olan bu sayılan kahvaltılıklar gün boyu bile dinç tutabilir sizi. Köşkün bahçesine inip kekik nane toplamalısınız. Tabii eğer zamanıysa!

Hayvanlar yavaş yavaş kabularından çıkarken şarap satan dükkanlar açılıp, dantellerini yol kenarlarında satan kadınlar boncuk gibi dizilecekler.

İnsanlar yataklarına günün ilk güneşi vurup kalktıktan sonra mermerden tabanlı banyoda duş alıp sabah havasına atıyorlar kendilerini. Eğer bahar olsaydı doyamazdınız çevrenin kokusuna. Binbir türlü çiçeğin esintisi yüzünüzü okşarken mutluluğun bu demek olduğunun bilincine varacaksınız. Cumbalı evde iki tane ayrı banyo bulunuyor. Birincisi kurnalı bir Türk hamamı. Bölgedeki insanlar, tarihi Rum evlerinden olan Kerevetli evdeki yatağın ülkemizin en büyük otel yatağı olduğunu söylüyor..."


Sesonline.net

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0