'Fatma Tokmak serbest bırakılsın, Azat'ına kavuşsun!'
15 Kasım 2010 02:56
"Fatma Tokmak hiç Türkçe bilmiyordu. Ayrıca, okuma-yazması da yoktu. İçeriğini hiç bilmediği bir ifadeye parmak bastırıldı... Her türlü işkence yöntemi uygulandı. Elektrik, askı, çırılçıplak soyma, cinsel taciz ve diğer yöntemler... Ama ona asıl ağır gelen küçük oğluna uygulanan işkence oldu. Küçük oğlu Azat, çırılçıplak soyuldu, belinde ve sırtında sigara söndürüldü ve cinsel tacize maruz kaldı..."
'Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu'nca başlatılan "Fatma Tokmak’ı ölümden, oğlu Azat’ı da annesini kaybetmekten kurtaralım" kampanyasının ilk eylemi Pazar günü Saat:13.00'de, Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi'nin önünde gerçekleşti. Cezaevi önünde yapılan açıklamaya kalabalık bir topluluk katıldı. "Sessiz kalmayalım, Fatma'yı Azat'a kavuşturalım", "Tedavi hakkı engellenemez", "İnsanlığa karşı suç işleyenler dışarda, Fatma Tokmak cezaevinde" pankartların taşındığı ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Amargi, Feminist Kadın Çevresi (FKÇ) gibi kuruluşların da destek verdiği eylemde ilk açıklamayı ağır hasta 'müebbet hapis' hükümlüsü Fatma Tokmak'ın avukatı ve kampanyayı başlatan 'Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu' sözcüsü Eren Keskin yaparak; "Ergenekon tutuklusu Mehmet Haberal'a hastalığı gerekçe gösterilerek cömertçe uygulanan prosedür, neden çok ağır durumda olan hasta mahkumlara uygulanmıyor. Neden Fatma Tokmak halâ cezaevinde tutuluyor? Başvurular neden cevapsız bırakılıyor?" dedi.
Keskin'in ardından konuşan Fatma Tokmak'ın oğlu Azat ise, duygulanarak yarıda kestiği konuşmasında "bir an önce annesine kavuşmak dileğini ve talebini" vurguladı.
Doç Dr. Ferhat Kentel ise konuşmasında, "yargının, devletin soğuk yüzünün dışında, artık vicdanların ses vermesi gerektiğini" ifade etti.
Ardından, Fatma Tokmak ve oğlu Azat'ın başına gelenlerle ilgili olarak avukatları adına eylemde yapılan açıklamada ise; şu bilgilere yer verildi: ...
Eylemin VİDEOSU
"ÇIRILÇIPLAK SOYULDULAR, TACİZ EDİLDİLER...
“Müvekkilimiz Fatma Tokmak'a her türlü işkence yöntemi uygulandı. Elektrik, askı, çırılçıplak soyma, cinsel taciz ve diğer yöntemler... Ama ona asıl ağır gelen küçük oğluna uygulanan işkence oldu.
Küçük oğlu Azat, çırılçıplak soyuldu, belinde ve sırtında sigara söndürüldü ve cinsel tacize maruz kaldı.
15 gün devam eden işkence, Fatma Tokmak’ın tutuklanıp cezaevine gönderilmesiyle de son bulmadı. Küçük Azat, annesi ile birlikte cezaevine gönderilmesi ya da yakınlarına teslim edilmesi gerekirken, Çocuk Esirgeme Kurumu'na gönderildi.
Azat’da, Fatma ‘da bu durumdan çok yoğun bir biçimde etkilendiler.
Dönemin, Terörle Mücadele Şube müdürü ‘bunu nasıl yaparsınız sorusuna’, ‘devletimiz ona daha iyi bakar’ diye cevap verdi.
Fatma’nın avukatları olarak, 1,5 ay boyunca küçük Azat’ı Çocuk Esirgeme Kurumundan alana kadar uğraştık. Azat, yuvada bulunduğu sürece hiç kimseyle konuşmamış adını bile söylememişti. Büyük bir travma yaşıyordu. Tarafımızca annesinin yanına, cezaevine götürüldüğü gün ise sanırız her ikisinin de hiç unutamayacakları bir mutluluktu. Azat, ‘içerisi ve dışarısı’ arasında gidip gelerek büyüdü.
Bu süre içinde Fatma Tokmak’ın yargılaması sürdü. Fatma, yakalandığında hiç Türkçe bilmiyordu. Ayrıca, okuma-yazması da yoktu. İçeriğini hiç bilmediği bir ifadeye parmak bastırıldı.
Suçu (!), sadece misafir olarak gittiği o evde bulunmaktı. Yasadışı sorgulandı. ('Örgüt üyeliği ve örgüte taban kazandırmak’ suçlarından idamla yargılandı.)
Mahkeme aşamasında Türkçe bilmediği için ve o tarihlerde Kürtçe tercüman konusunda büyük sorunlar yaşandığı için, uzun yıllar mahkemece ayrıntılı ifadesi alınmadı. Bu süre içinde o devamlı suçsuz olduğunu anlatmaya çalıştı.
CEZAEVİ'NDE KALP HASTASI OLDU"
Cezaevinde kalp hastası oldu. Hastalığı tespit edildiği halde çok uzun yıllar tutuklu kaldı.
Azat’ın yaşadığı işkenceler ise gerek İstanbul Tabip odası gerekse İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilciliği tarafından belgelendi.
Ancak dosya her zaman olduğu gibi resmi bilirkişilik kurumu olan Adli Tıp’a gönderildi. Adli Tıp’ın verdiği işkence bulgularını onaylayan ancak belirsizlik taşıyan rapor savcılık tarafından benimsendi ve küçük Azat’a işkence yapanlar cezasız kaldılar.
9 YIL SONRA TAHLİYE EDİLDİ
2006 yılına gelindi. Azat büyüyordu. Fatma, sonunda hastalığı kabul edilerek 9 yıl sonra tahliye edildi.
2006 yılında bu yana Anne-oğul kendilerine bir hayat kurdular. Fatma, Sosyal Hizmetler kurumu'nda çalışarak engellilere baktı. Kazandığı parayla oğlunu okutmaya çalıştı.
Bu arada, Fatma’nın Yargıtay’da görülen davası onanarak geri döndü. Fatma’nın aldığı son derece hukuksuz, somut verilere dayanmayan, adil yargılanma hakkında tamamen uzak olan müebbet hapis cezası kesinleşti.
Ve bu acı gerçek anne ile oğlu bir kez daha ayırdı. Fatma Mayıs 2010'da tutuklanarak Bakırköy Cezaevi'ne gönderildi. Her ikisi de, büyük bir travma yaşıyorlar.
"FATMA TOKMAK SUÇSUZ VE HASTA"
Azat’ın dudaklarından dökülen “ama ben anneme çok alışmıştım” sözcükleri yürekleri dağlıyor.
Fatma Tokmak gerçekten suçsuz ve hasta...
Bizler avukatları olarak hastalığı nedeniyle “ceza ertelemesi" başvurusu yaptık. Onu kurtarabilmek için elimizden geleni yapacağız. Ancak bunun için yoğun bir kamuoyu desteğine ihtiyacımız var. Bu nedenle, insan hakları kuruluşlarını, sanatçıları, kadın kurumlarını ve duyarlı, vicdanlı herkesi ve herkesi tavır almaya çağırıyoruz...”
'Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu'nun kampanya irtibat telefonu ve E-posta adresi ise şöyle:
»Telefon: (+90 212) 245 45 93 ve 245 45 94
» E-Posta: hukukiyardimburosu@gmail.com
HABER: Yalçın Ergündoğan
FOTOĞRAF: Oğlu Azat'ın da katıldığı 'Fatma Tokmak'a Özgürlük' eyleminden...
Sesonline.net

