Görevimiz Tehlike: Hayalet Protokolü
01 Ocak 2012 15:02 / 2145 kez okundu!
KOŞ TOM KOŞ
“Görevimiz Tehlike” serinin dördüncüsü ile aksiyon sinemasının zirvesine ulaşıyor. Gerisi…
---------------------------------------------------------------------------------
GÖREVİMİZ TEHLİKE: HAYALET PROTOKOLU
YÖNETMEN: BRAD BIRD
OYUNCULAR: TOM CRUISE, SIMON PEGG, PAULA PATTON, JEREMY RENNE
“Görevimiz Tehlike” serinin dördüncüsü ile aksiyon sinemasının zirvesine ulaşıyor. Gerisi… Yok hepsi bu kadar. Anlatılanın bir ruhu yok. Sözde altmışlı yıllara selam çakan bir öykü, iki binli yılların aksiyon sineması ile harmanlanmış. Altmışlı yılların ajan filmlerinden aşina olduğumuz nükleer tehlike, gizli şifreler, Amerikan-Rus düşmanlığı gibi klişelerin şekillendirdiği senaryo ve hiç düşmeyen bir aksiyon temposu. Yetmişli yılların ortalarından itibaren TV’de izlediğimiz dizi ile sadece isim benzerliğinin ötesine geçemiyor. Lalo Shifrin imzalı kulaklarımızdan silinmeyen eşsiz müziği olmasa hiç aşina gelmeyecek. Geçmişte diziyi izlemeyenler için çok fazla bir sorun yok. Sonuçta Tom Cruise liderliğinde bir aksiyon var karşılarında. Dizinin en büyük özelliği olan ekip stratejisi ve dostluk ilişkilerinden zayıf da olsa yansımalar mevcut. Bu durumu da ekibin teknolojik ustası Banji karakterini oynayan Simon Pegg kurtarıyor. Sempatik ve dahi.
Bir döneme imza atmış TV dizilerinin beyazperde serüvenlerinde yarattığı hayal kırıklıklarına alışkınız. İlk “Görevimiz Tehlike” bu durumun tersine beklentileri olumlu yanıtlamıştı. 1996’da Brian De Palma yönettiği ilk bölümde diziden gelen ruhu yakalamakta son derece başarılı idi. Prag ve Kiev gibi kentlerin geleneksel havası altmışların casus filmlerinden anımsadığımız gizem ve soğukluğu barındırıyordu.
John Woo’nun Uzak Doğu esintili bol dövüşlü ve kovalamacalı ikinci bölümünden sonra üçüncüde JJ. Abrahams araya sıkıştırdığı uzun romantik ilişki ile geleneksel havanın çok dışında kalmıştı.
Brian De Palma, John Woo, J.J.Abrahams sonrası dördüncüde animasyon dünyasından gelen Brad Bird yönetmen koltuğunda oturuyor. Animasyon filmlerden uzak duranlara bile sempatik gelen “The Incredibles-İnanılmaz Aile”, “Ratatouille” gibi filmleri yönetmiş olan Bird özel efektlerden çok fiziksel zorlamayı ön plana çıkaran aksiyon sahnelerinde iyi tempo yakalıyor. Çok fit gözüken Tom Cruise’un Dubai’de dünyanın en yüksek binasına tırmandığı veya kum fırtınası içindeki takip sahneleri gibi sekanslar oldukça iyi. Sorun arka arkaya sıralanan aksiyon sahnelerinin tüm hikayeyi ve ruhu saf dışı bırakmasında. Aksiyon içine yerleştirilen BMW, I-Phone gibi ürünlerin çok fazla göze sokuluyor olması ayrı bir sorun. Kötü adam kadrosunda Profesör Hendricks’i oynayan İsveçli Michael Nyqvist’de diğer bir sorun. Onun kötülüğü, neyi neden yapmak istediği gibi temel sorunlar hızla geçiştiriliyor kısaca bir karakter olmak yerine karikatürize bir tipe dönüşüyor.
Görevimiz Tehlike ekibinin karakterleri birarada oldukça iletşimsiz ve ruhsuz duruyorlar. Ethan Hunt’a eşlik eden bilgisayar dâhisi Banji karakterinde Simon Pegg, sert kadın Jane’de Paula Patton ve geçmişi karanlık Brandt’te Jeremy Renner aynı takım içinde başka dünyaların insanları olmuşlar. Arada Pegg’in sempatik performansı olmasa daha da yabancı duracaklar.
Gittikçe "James Bondlaşan" “Görevimiz Tehlike”nin bir an önce geleneksel ruhunu yakalaması umuduyla noktayı koyalım.
Emin YEĞİNBOY
31.12.2011



