BARIŞI DİNAMİTLEMEYİN!

12 Eylül 2009 16:29  

 

BARIŞI DİNAMİTLEMEYİN!

Yeşiller Partisi yaptığı basın açıklamasında DTP’ye dönük siyasi baskıları kınayarak, Kürt halkının eşit ve özgür yurttaş olma talebini sonuna kadar sahiplendiklerini belirtti. Açıklamada şunlar yer aldı...

Barışın son derece bıçak sırtı bir dengede yürüdüğü zamanda barışı dinamitleme girişimleri ne yazık ki savaştan beslenenlerin barışı dinamitlemek için ellerinden geleni yapacaklarını gösterir halde. Bir yandan İçişleri Bakanı ile Kürt Açılımı ile ilgili her kesimle görüş alışverişi yapıyor, diğer yandan Başbakan Genel Başkan sıfatı ile DTP Es Başkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna ile görüşüyor, bu konuda bedel ödeme riskini bile göze aldıklarını belirterek barış konusunda ortaya bir siyasal irade koyuyor.

Diğer yandan Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından savcılığın talimatı ile Diyarbakır’ın merkez Bağlar İlçesi eski Belediye Başkanı ve DTP Yerel Yönetimler Bürosu yöneticisi Yurdusev Özsökmenler, Bismil eski Belediye Başkanı Şükran Aydın, Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkanı DTM’li Şehmus Bayhan, Büyükşehir Belediye Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Bayrak, merkez Kayapınar Belediye Başkan Yardımcısı Sabahattin Dinç, Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Uğur, Yenişehir Belediyesi Meclis üyesi Kenan Kaya, DTP Kadın Meclisi üyeleri Azize Yağız, Gülistan Aksoy, Melike Karagöz, SELIS Kadın Merkezi Aktivisti Sosyolog Bedice Ok, DTP çalışanı Hasan Hüseyin Eren’nin de aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alınıyor.

Kuskusuz su anda sorusturma kapsamını ve gözaltına alınanların neyle suçlandıklarını, gözaltına alınmalarını gerektirecek bir durum olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak dünya alem biliyor ki bu barış çabalarının bir ucunda AKP var ise diğer ucunda DTP bulunmakta. Ama görülen o ki yargı bürokrasisi, güvenlik bürokrasisi nezdinde DTP hala diğer siyasi partiler ile eşit, bir halkın meşru temsilcisi bir siyasi parti değil.

AKP eğer barış konusundaki sözlerinde samimi ise bu tür soruşturmaların nedenleri üzerinde hassasiyetle durmak ve elde somut kanıtlara dayanarak, şiddete karışmış kişiler var ise bunlar ile siyasi faaliyet yürütenleri ayırt edecek yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır.

Söz konusu parti yöneticilerine pek ala da pek çok soruşturmada yapıldığı gibi savcılıkça soruşturma daveti yapılarak, ilgili kişilerin ifadesine başvurulabilirdi. Ancak elde bu kişilerin kesin olarak silahlı eyleme karıştıkları yönünde güçlü delil olması halinde, söz konusu kişiler için gözaltına alma ve tutuklama gibi, gelişmiş demokrasilerde yaygın olan uygulamalara gidilebilir. Fakat bu yapılmamış gözüküyor.

Türkiye’deki yargı ve güvenlik bürokrasisi tarafından omurgası şeklenmiş olan devlet mantığı bu ayrımları yapmaksızın DTP ile diğer partiler arasında açıkça ayrımcılık yapmaktadır. Devlet zihninde bugün meşru bir siyasi parti olan DTP silahlı eylemciliğin maskelendiği bir yer gibi görülmekte, gösterilmektedir. Bu mantık sürdükçe Kürt halkı devlet gözünde hep “potansiyel terörist” muamelesi görmeye devam edecektir. İşte esas değişmesi gereken bu zihindir.

Oysa Barışın yolunun ancak ve ancak Kürt halkının bu ülkedeki diğer yurttaşlar ile eşit olduğunun kabul edilmesinden ve bunun anayasal güvenceye kavuşturulmasından geçtiği acıktır.

Biz Yeşiller olarak dün olduğu gibi bugünde DTP’ye dönük siyasi baskıları kınıyor, Kürt halkının eşit ve özgür yurttaş olma talebini sonuna kadar sahipleniyoruz.

Dilaver Demirağ
Yeşiller Partisi Es Sözcüsü


Yeşiller Partisi

Sekretarya - İstanbul Yeşil Ev:
İstiklal cad. Balo sok. No:21 Kat:1 Beyoğlu - İstanbul
Tel: 212–244 77 80 ve 533–362 02 13 

yesillerbilgi@yahoo.com.tr - yesillerinfo@yesiller.org

www.yesiller.org
www.yesilgazete.org

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0