izmirizmir.net : Ali Rıza ÜLEÇ/Almanya - Yarınlarımız da yüreklerimiz gibi olsun!..

Yarınlarımız da yüreklerimiz gibi olsun!..

16 Mart 2010 12:06 / 2165 kez okundu!

 


Geçen üç yıl içinde de öğrendim ki her yaşım ve izmirizmir.net‘in her yeni yaşı, benim için yeni bir sınıf ve izmirizmir.net mezun olamayacağım bir okul artık benim için. Bu güne kadar oluşmuş ve her geçen gün yeni katılımlarla zenginleşen yazar kadrosunun her biri de ayrı bir dersin öğretmeni.


***

Yazmayı çok seviyorum. Çünkü hayatı çok seviyorum. İnsanı çok seviyorum. İnsanın hayatla kavgasını çok seviyorum ve hayatın insanla durmaksızın zenginleşmesini çok seviyorum. İnsanın hayata kattığı en önemli zenginliklerden birinin de yazı olduğuna inanıyorum. Yazmak beni zenginleştirdiği kadar hayatımı da zenginleştiriyor. Yazdığım her satırda kendimi ve hayatı yeniden keşfediyorum adeta. Her satır insanı anlama çabama olağanüstü katkı sağlıyor.

Yazma çabam olağanüstü sıkıştırılmış bir günlük yaşam içinde gerçekleşiyor. Bu nedenle de hatalarım ve yanlışlarım da olmuyor değil. Mısırlıoğlu kardeşlerin bana katlanıyor olmalarına çok teşekkür ediyorum. Onların dostlukları ve sabırları daha verimli ve üretken bir sorumluluk yüklüyor bana.

Çok uzun yıllar süren zorunlu ayrılıkların ardından, internet ortamının sağladığı iletişim olanaklarıyla sevgili İlhami‘yi bulmuştum ki; adeta kucağıma izmirizmir.net’i atıverdi.

Şimdi bu satırları yazarken aklıma yazdığım ilk yazı geliyor. Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi‘nde okurken okul radyosu yayınları ile ilgili yazı yazmamı istedi benden İlhami. Yazıyı Liseli Gençlik dergisinde yayınlamayı düşündüğünü, yazının altına adımı yazıp yazmamamız konusunda bana fikrimi sormuştu. Yazımın altında adım yazılı bir biçimde yayınlanınca tahmin edilebilecek malum süreçleri yaşadık.

İlk yazım o yazıdır. Edebiyat derslerinde yazdığım kompozisyonları saymıyorum tabii. İlk yazımda da doğrudan bir katkısı vardır sevgili İlhami‘nin. Hele izmirizmir.net’in ilk günlerinde yazılarımdaki karakter sorununu, uzun yıllar Türkçe‘den ayrı kalmanın verdiği eksiklikleri, dikkat edilmesi gereken yazmı kurallarını sabırla anlatma çabalarını, gerekli olan bilgisayar kullanım tekniklerinin bir çoğunu da ondan öğrendiğimi söylersem sanırım izmirizmir.net‘in benim için bir okul olduğunu anlayabilirsiniz.

Geçen üç yıl içinde de öğrendim ki her yaşım ve izmirizmir.net‘in her yeni yaşı, benim için yeni bir sınıf ve izmirizmir.net mezun olamayacağım bir okul artık benim için. Bu güne kadar oluşmuş ve her geçen gün yeni katılımlarla zenginleşen yazar kadrosunun her biri de ayrı bir dersin öğretmeni.

Belki bazılarına uzaktan gazel okumak gibi gelecek yazılarımın bir çoğu, aslında onyıllar geçse de memleketten kopamamanın, büyük hasretimin yürek çırpıntılarıdır.

Türkiye‘nin geleceği adına çok önemli bir dönemin başlangıcı ile çakıştı izmirizmir.net‘in hayatla buluşması. Daha ilk sayfaları internet ortamında yayınlanmaya başladığı günlere denk gelen; Hrant Dink dostumuzun alçakça bir saldırı sonucu katledilmesi ile başlayan sürecin hemen her dönemecinde site yöneticisi dostlarım Mısırlıoğlu kardeşlerin, İlhami-Pervin ve Hürriyet'in bir yandan bütün zorluklara karşı siteyi yaşatabilmeyi başarmakla birlikte, yenilenmesini de gerçekleştirebilmelerini çok önemsiyorum ve onları bu başarılarından dolayı tek tek kutluyorum. Bu süreci birlikte yaşarken aynı zamanda da; birlikte içinde yaşadığımız politik geçmişimizi paylaştığımız yoldaşlarımıza karşı tutumlarındaki tutarlılıklarını, yaşananlardan gelecek adına insana dair çıkarılacak önemli derslerle dolu olduğunu görmek, geçmişten kan yerine gül çıkarmadaki ısrarlarında ve ustalıklarında gösterdikleri hoşgörü ve sevgi bu okulu bugünlere taşıyan en önemli özellikleridir diye düşünüyorum.

Ne yazık ki, üçüncü yılı tamamlarken gerçekleşen kutlamalara katılamıyorum. Onurlu bir üç yıl yaşadık hep beraber. Bu onuru hepimiz paylaşıyoruz diyeceklerdir üç kardeşler. Dördüncü yıla başlayacak olmanın sorumluluğunu taşıyor olmalarından dolayı en başta editörümüz Pervin Mısırlıoğlu, sitemizin karıncası Hürriyet Mısırlıoğlu, sevgili İlhami Mısırlıoğlu bu onuru haketmişlerdir.

Dördüncü yaşımıza başlarken Dünya ve Ülke gündeminin ne kadar sıcak olacağını şimdiden kestirmek mümkün. Yaşanan yılların deneyimiyle yeni yaşımızın hepimize Demokrasi ve Barış ve halkların kardeşliği adına yeni umutlar yaratması dileği ile sizleri sevgi ve hasretle kucaklarım…

Yarınlarımız da yüreklerimiz gibi olsun…


Ali Rıza Üleç
06 Mart 2010-Almanya

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
17 Mart 2010 13:53

kizilcam

Ben,
bütün elmalarý seviyorum;
elmalarýn beni sevmesini
istemeden,
beklemeden.
"O" da
bütün elmalarý seviyor.
Ben de
"O"nu,
bütün elmalarý sevdiði için seviyorum...
ister elma ol...
istersen O.
ya da istersen sen
Sen ol;

Ben seni de seviyorum...

Ali Rýza




16 Mart 2010 23:47

deren

Ýlhami, Pervin ve Hürriyet Mýsýrlýoðlu kardeþler..

Ýlginç deðil mi üç kardeþin kurduðu bir portal ya da sanal dergi diyelim.

Ýsterseniz ciddiye almayabilirsiniz onlarý. Kendim çalar, kendim oynar, kardeþim alkýþlar, abim kýskanýr, babam kýzar, annem sever olsun bu iþin adý. Mesela yani..

Üç kafadar yola çýksa, filanca partinin temsilcileri, falanca aktivist ekibin bir komitesi veya bir aile þirketi kurulsa ya da big brothers filan olsa,olurdu yani. Olup duruyor zaten..

Ama bu çocuklar anadan babadan sahici kardeþ.Onlarýn yaptýðý bambaþka birþey; Aralarýndaki o en samimi halkayý dalga dalga büyütmek, herkese sunmak. Hem ayrýmsýz, hem de hiç sakýnmasýz. Ve de en cömert, en rezervsiz haliyle, bahçede top oynar gibi sevmek herkesi. Diplomasi yapmadan, sözünü sakýnmadan, þýmartmaktan, yanlýþ anlaþýlmaktan korkmadan. Yok böyle dertleri onlarýn. En iyi bildikleri þey sevmek, güvenmek, desteklemek ve onu gerçekleþtirmek.

Eleþtirmek, kötülemek çok kolaydýr biliriz. Baþkasýnda kusur bulmak, burun kývýrmak da ayný soydandýr. Sevgili Ýlhami, Pervin ve Hürkush zorun yolcularý. Kanadý kýrýk kuþu, en silik ýþýðý, belli belirsiz ümitleri büyütmek peþinde onlar. Ýzmirizmir.net bana göre içtenliðin portalý ve unutmadan eklemeliyim, kardeþliðin!
16 Mart 2010 22:42

terzi

izmir izmir net kuruldu ve gelisiyor daha da gelisecek, emek verenlerine cok tesekkürler bunlarin en basinda editör arkadas geliyor diye düsünüyorum. Ilhami bana ah Ilhami ah ah dedirtiyor. Keske ondan beklentim bu kadar olmasaydi diye kendime kiziyorum ama elimde degil o bir liderdi, en okuyanimiz tartismalardaki kozumuzdu.
Ben artik Aliriza gibi düsünmüyorum, sinifta kalmis eski bir yoldasin kendine yeni sürecten biraz daha anlamli rol üstlenmesini beklerdim.
Acikcasi Ilhami burda diye buraya gelmek bile istemiyorum artik, ayaklarinin ucunda yükselerek bize moral veren yoldas cok eskide kaldi, benim icin siradan bir insan biri.
Senin icin cok önemli biri oldugu kesin ona sözüm yok zaten sevgiye bire bin veren biri oldugundan ne desen o sana az bile.
Biz de ''geçmiþten kan yerine gül çýkarmadaki ýsrarlarýnda'' olmak istiyoruz öyle güller olacak dostun bahcesinden derlenmis kipkizil simsicak, baska türünden haz duyamiyorum bagisla yoldasim.
Niye taktin dersen, bir Ahmet abi (Kardam) bir de izmirin, isci sinifinin savas yolundan kosturmus militani yolundan yan ciziyorsa, dostluk adina söylediklerin pek yerini bulmuyor diye düsünüyorum.
icimden böyle geliyor istersen daril.
Ilhamiyi artik sevmiyorum.
Izmir izmir net'e basarilar diliyorum, Demokrat izmire yakisan bir uzun yolculuga devamini yürekten destekliyorum.
yeni yasin kutlu olsun
sevgiler
izmirli Terziahmet
15 Mart 2010 16:47

demokritos


Bir fragman..(okuma yazma ve doðuþu hazzýn)

Okuma yazma süreci, her insanýn yarýölümlü olmaya aday olduðu süreçtir.

O andan baþka bir anda sen, sen olamazsýn.
O anýn dýþýndaki sen, deðilsin sen olan.
Yazarak tanýyacaksýn o sendeki sen olmayaný.
Onunla anlaþmanýn baþka bir yolu yok.
Ýki tane sen varsýn birbiriyle sürekli çatýþan.
Onlarý uzlaþýr bir durumda tutmak ancak onlarý tanýyabilmekle olur.
Bu insan; birey olmanýn en temel yasasýdýr.

Yazýn da içinde,sanat bir bütündür.
Bir bilinç biçimidir kuþatan insaný.
Eyleminde öyle bir içselleþme vardýr ki;
Zaman durur. Mekan durur. Dönmez olur.
Durmaz aslýnda:
Bir baþka zaman ölçüsü çalýþmaya baþlar.
Kendi zamanýmýz…

Ýnsanýn kendisiyle ruhsal ve bedensel olarak karþýlaþtýðý an.
Orasýdýr kavganýn en derin olduðu ya da en yaman.

Bu kavgadan, bir bütün olduðunu kavramandan yani;
Bir bütün halinde görmekten kendini.
Haz duyumu bu görüngüden uç verir.
Ve haz; zamanýn kendisi olur. Tanýmadýðýn.
Farklýlaþmýþ olur sende us.
Çünkü insanýn kendisiyle çatýþtýðý durum haz durumu deðildir.
Oradaki bütünleþmedir onu filizlendiren, ve yeþerten umudu.
Ve insan o anýn hiç bitmemesini diler.
Çünkü ilk cümle insandýr..

Sedat Akýncý..
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.