izmirizmir.net : Ali Rıza ÜLEÇ/Almanya - Barış yolu hepimizin yolu

Barış yolu hepimizin yolu

07 Mart 2013 09:25 / 2199 kez okundu!

 


Uzun sancılı ve zor bir yola girdik. Kuşkusuz ne zorluklar ne de karşılaşılması öngörülebilen sorunlar "Barış"ın gerçekleşebilmesi için engel değil.

Barış yolu yalnız yürünebilecek bir yol değil. Her şeyden önce, savaşın taraflarının bir arada bu yolu yürümek zorunda olmaları, on yıllarca süren savaş koşullarının yarattığı önyargıların da yolluk gibi yolda taşınacağının bilinmesi gerekiyor. Tarafların yanında bir de savaşın mağdurlarının varlığını hatırlarsak zorluğun ciddiyeti anlaşılabilir.

Eğer önyargılarla bu yola giremeyiz gibi bir önkoşulla yola koyulursak yol kazasına uğramak kaçınılmaz olacaktır. Yola çıkarken elelele tuttuşamayabiliriz. Barışın yolunu yan yana yürümek mümkün oysa. Birlikte yol alındıkça, yan yana yüründükçe konuşarak, tartışarak ellerimiz anca birbirlerine değecektir.

Barış öncesi süreci acılarla dolu bir toplum tarihinde, yüzyüze, tarihimizle yüzleşebilme cesaretini gösterebilirsek gözümüz arkada kalmayacaktır.

On binlerce faili meçhulün failleri bulunmadan ya da "Cumartesi Anneleri"nin göz yaşları dinmeden elbette ki barışı kucaklamak mümkün olmayacaktır.

Daha buna benzer onlarca temel soruna hemen yolun başında olmazsa bu yol yürünmez gibi bir anlayış yol arkadaşlığına zarar verecektir.

"Vesayetçi zihniyetle uzlaşmanın izlerini zaman zaman çok açık bir biçimde politikalarına yansıtan bu hükümetten yol arkadaşı nasıl olur?" diye sormak hakkımız elbette var. Ama bu soruya cevap ararken "barışı hükümetin de vazgeçemeyeceği bir süreç olarak hayatın dayattığı" gerçeğini unutmayalım.

Emekçilerin barış sürecindeki çıkarları ile sermayeninkiler elbette aynı değil. Ama yaşam hakkı her kes için vardır. Yaşamak hele de çatışmasız bir ortamda yaşamak her insanın hakkıdır. Çatışmaların durması barış demek değildir kuşkusuz. Barıştan en kestirme ifadeyle ortak beklentilerimiz hayatın normalleşmesidir. Hayatın normalleşmesi, demokratik bir ortamda sınıfların kendi çıkarlarını sahiplenmesi, aynı zamanda da demokratik bir mücadelenin sürmesi ile olanaklıdır. Yani barışın yolu yürünürken demokratikleşmenin de önündeki engellerin teker teker yıkılabilmesinin şartları olgunlaşacaktır.

Yolda yeni bir dil, barışın dili konuştukça üretilecektir. Dilimiz bütün insani yetenek ve güzellikleriyle, birikimleriyle tarihsel mirasıyla, yolu bin bir çiçekle süsleyecek. Birlikte barış türküleri söyleyebileceğiz. Hayali bile ne kadar heyecanlı.

Ve ne kadar insani.

Yine de dengelerden ve güçlerden bahisle emek ve sermaye arasında zaman zaman sertleşebilecek zaman zaman demokratik uzlaşma sürecini içeren bir çıkarlar mücadelesi içinde barış yolunu birlikte yürüyemek zorunda olmalarının altını çizmek istiyorum.

Olası bir ihtimal süreç devletle PKK arasında bir süreç olarak da dayatılabilir. Bu durumda da barış güçleri aynı zamanda da demokrasinin güçleri olmayı başarabilecek örgütlülük ve bilinçte olmalıdırlar.

Sürüp giden davaların hızla vicdanlardaki adalet duygularına yanıt olabilecek bir yargı süreciyle sonuçlandırılması barış umutlarımızı daha da arttıracaktır.

Her şey bütün sınıf farklılıklarına ve önyargılara rağmen ilk adımları birlikte atabilme yeteneğini gösterebilme cesaretimizde saklıdır.

Hiç olmadığımız kadar barışa yakınız. "Demokrasi" ve "Barış" geniş halk yığınlarının bilincinde hiç olmadık kadar umuttur şimdi.

Umut da insandır...

Hepimiz insanız. Barış yolu hepimizin yolu.

Yan yana yürüyebilirsek el ele tutuşmayı da başarabiliriz.

Şimdi "Barış için Omuz Omuza!"



Ali Rıza ÜLEÇ

03.03.2013 - Almanya


 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
20 Mart 2013 11:05

Tamer Kavuðudurmaz

Kürt kökenli vatandaþlarýmýzýn istekleri olduðu, yýllardýr gereksiz silahlý mücadeleler yaþandýðý, bu yüzden binlerce asker ve sivil insan kaybedildiði ve bu soruna bu ülkede yaþayan kimsenin bana ne deme hakký olmadýðý kesindir.Ancak abartýldýðý gibi bir durum yoktur. Herkes dilediði yerde dilediðince yaþamakta,insanlar arasýnda öteki diye bir niteleme müslüman olmayanlara karþý bile bulunmamaktadýr. Bu sorunun biran önce çözümlenmesini için çaba gösteren, yazý yazan bir çok insan var ve bunlarýnda belki çoðunluðu kürt deðildir. Nasýl ki Kürt kökenli insanýmýzýn hepsi silahlý mücadeleden yana deðilse,Türk insanýnda da böyle bir ortam ve kavga yý istemeyen, demokrasi ve insan haklarýnýn vazgeçilmez olduðuna inanan bir çoðunluk vardýr. Yoksulluk sorununu bütün Türkiye halký yaþamaktadýr.Son zamanlarda barýþa yaklaþma çabalarý güzel bir geliþmedir. Ancak bu ortamý fýrsat bilerek terörü teþvik etmek, olumlu geliþmeleri baltalamak da yanlýþ olduðu kanaatindeyim.
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.