AKP açmazında CHP tuzağında İzmir - İ. Mısırlıoğlu
16 Mart 2008 19:03 / 2315 kez okundu!
Bir dönem Serbest Fırka'nın, bir dönem Demokrat Parti'nin, bir dönem de Karaoğlan CHP'sinin kendine verimli alanlar bulduğu İzmir son dönemde bir açmazda. AKP açmazı çünkü İzmir yenilikçi bir bölge, deniz yoluyla batı dünyasıyla sıkı ilişki içinde, bi
Partinin dayandığı sermaye kesimlerinin, yıların birikiminin yarattığı ufak tefek beklentileri dışında dinle özel olarak pek ilgileri yoktur. 5-6 yıllık uygulama esas olarak bunu açıkça ortaya koydu ama başta CHP olmak üzere Türkiye'de ömrünü tamamlamış, arşive kaldırılmış politik partiler ve onun izleyicileri bu gerçeği görmeye yanaşmıyorlar. DP ve ANAP, DSP ile birlikte aslında CHP de tarihin arşivine kaldırılmış durumda, ancak halktan tüm kopukluğuna rağmen şu an hala mecliste bulunuşu ve İzmir'de daha ağır erimesi, İzmir'li için kimi handikaplar da yaratıyor elbette.
AKP'ye yönelememe ama CHP'den de umudu kesme, bir dönem İzmirlinin en yaygın politik formasyonu durumundaydı ki yavaş yavaş değişmeye başladı. Bu durum da ister istemez siyasi bir krize gebe. Böylesi dönemlerde marjinal unsurlar bundan yarar sağlayabilir. Yani küçük bir azınlık olan grup birden bire önemli bir azınlık konumuna zıplayabilir, giderek etkili bir pozisyon tutabilir. Akıllıca yürütülecek işbirliği ve dayanışma modelleri İzmir'i rahatlatacak yeni yolların önünü açabilir.
İzmir bir sancı içinde.... AKP belli ki biraz daha büyüyecek... CHP belli ki biraz daha eriyecek... Arşive kalkan partilerin bir daha gündeme oturması olanaksız... Kimi sıkıntılar ve çözümsüzlükler, ulusalcılık dalgasının her türlü muhalif unsuru içine alıp biraz büyüyormuş gibi görünmesini getirebilir. Cumhuriyet mitinglerinin aldatıcılığını İzmirliler de henüz tam sindiremedi...
Örgütlü milliyetçi grup olarak MHP süreçten karlı çıkabilir çünkü MHP de kendi içindeki lümpen kesimin dizginlerini kontrolde tutmaya çalışıyor, sonradan biraz çark ettiyse de, AKP'nin kapatılmasına karşı çıkarak, ondan önce demokrat tutum alması gereken çoğu kişiyi şaşırtmaya devam ediyor.
Göç dalgalarının yarattığı etkiyle, aslında tam bir Türkiye partisi olamasa da DTP çizgisinin de İzmir'deki etkisi gözden kaçırılmamalı... Çatı partisi girişimi sürpriz yaratabilir. Bunların dışında kalan sol kesimin kendi içindeki paramparça konumu ise onu şans torbasından ne yazık ki uzak tutuyor.
Boyner'in liderliğindeki Yeni Demokrasi Hareketi tarzı bir liberal, demokrat eğilimli bir politik partinin de (ki bu konumuna rağmen o dönemde Türkiye için epeyi radikal idi) ufukta görünmediği İzmir'de, politik ortam daha bir süre fırtınalara gebe... Açmazları ve tuzakları bol bir dönem içindeyiz.
Son günlerde AKP'nin çok sayıda eski CHP'liyi, DSP'liyi transfer etmesiyle açmaz giderek çözülmeye yöneliyor.
Daha tutarlı, demokratik bir seçenek yaratılamadığı için de açmazdan en karlı çıkacak olanın kim olacağı belli.
Tuzak mı? Kanımca hayır! Çünkü tuzağa bilinmeden, habersizce, fark edilmeden düşülür. Burada ise geliyorum diye bağıran bir durum ve buna gözlerini kapatan, körden daha körler var.
Bir anlamda iktidar olmaktan vazgeçenlerin, hep muhalefe olmayı seçenlerin; AKP'nin kapatılması için girişimde bulunanlara yarım ağızla bile olsa karşı çıkmayışları sadece bir akıl tutulmasıyla açıklanamaz. Son barutlarını kullanmakta olanların intihar çıkışı da denebilir buna... Bu intihar yolunu seçenlerin ve alkışçılarının, işte bu nedenle AKP'yi öldürmeyecek bu darbenin onu ancak güçlendireceğini de göremememeleri çok doğal.
Bu durumda söylenecek şey belli: Herkese kolay gelsin.
İ. Mısırlıoğlu



