Kaliteli yaşam mutfağı yanıbaşınızda...

24 Mart 2008 08:21 / 4078 kez okundu!

 

İzmir/Alsancak deyince pek çoğumuzun aklına üç beş isim gelir. Bunlardan bir tanesi de Reyhan Pastanesi’dir. Burası İzmirli’ler için önemli üç köşeden birinde yer alır. Söze Reyhan’la başladım ama konumuz Reyhan değil.

Mutfak Girit

Özellikle İzmir’in en seçkin insanlarının 12.00 ile 20.00 arasında yer kapmaya çalıştığı bu mekan, 4-5 ay önce kesin dönüş yaptığım İzmir’de benim, ablamın ve de pek çok arkadaşımın neredeyse ikinci adresi olmuş durumda.

Sizleri bilmem ama yalnızca İzmir’de değil yıllarca yaşadığım İstanbul’da da hep özel, butik mekanları tercih etmişimdir. Fabrika gibi devasa ve soğuk yerler hiç cezbetmez beni, arkama bile bakmadan kaçarım öyle yerlerden. Benim için yemeklerin lezzetinin, sağlıklı olmasının, hijyenin ve iyi hizmetin yanı sıra gittiğim mekanın sahibi ya da çalışanlarının da çok önemi vardır. İçten gelen doğal bir samimiyet ve sıcaklıktan oldum olası çok etkilenirim. Kısacası kendimi evimde gibi hissetmeye bayılırım..

Evet, gelelim artık bu içten ve sıcak mekanı ve sahibini daha yakından tanımaya...

HURİYE BAKAY

16 yıl boyunca severek yaptığı bankasından 2006’da özel nedenlerle ayrıldıktan sonra hala bankacılığa devam etmeyi düşünürken, bir gece yatağına yattığında birdenbire artık hiç kimsenin çalışanı olmak istemediğini fark etmiş. İnsanların iki dudağı arasında olmanın dayanılmaz tedirginliğini ve başında bir patronun varlığını artık istemeyen Bakay, kendi başına iş yapmaya, kendi işinin patronu olmaya karar vermiş.

Bankacıdan lokantacı olur mu?

Daha önce restoran işletme konusunda herhangi bir geçmişe, deneyime sahip olmayan Huriye Bakay, yemek yapmayı çok sevdiği ve çok güzel yemek yaptığı için bu işe soyunmuş.

Bankacılıktan sonra en iyi bildiği şeylerden olan yemek yapmaya yani profesyonel bir Lokantacı olmaya karar veren Bakay, aynı zamanda sağlıklı bir mutfak istediği için de bunun en iyi örneklerinden Akdeniz’in muhteşem mutfaklarından birini, Girit mutfağını tercih etmiş. Aslında bu tercihte çok da objektif olduğunu söyleyemeyeceğim çünkü kendileri eş durumundan da Giritli’ler.

Huriye Bakay, tüm Girit yemeklerini çok sevdiği ve hayranlıkla söz ettiği kayınvalidesinden öğrenmiş. Kayınvalide yaptığı harika yemeklerin hepsini gelinine de öğretmiş.

Temmuz 2007’de açtığı Mutfak Girit’te şu anda hayatından memnun görünen Bakay, müşterilerinin ona “ bizi otlarla tanıştırdın ve sebze yemeği öğrettin” demelerinden mutlu oluyor.

9 ayda Mutfak Girit müdavimlerinin yanı sıra mevcut müşterileri de eşlerini, dostlarını ve arkadaşlarını buraya getirir olmuşlar.

Grup yemekleri almaya, siparişle evlere yemekler yapmaya başlamışlar.

Yani bir zamanların hızlı bankacısı lokantacılığın da üstesinden gelmiş durumda.

Yaz ve kış mevsimin tüm sebzelerinin piştiği Mutfak Girit’te her gün yaklaşık 14-15 çeşit zeytinyağlı bulabiliyorsunuz. Sıcaklarda mevsimine göre kışın şevket-i bostan, arapsaçı, soğan yahni, yoğurtlu et, kuru fasulye, nohut, yazın ise enginar, levrekli bamya, etli bamya gibi çok özel tatlardan oluşan yemekleri yapıyorlar.

Restoranında müşterilerine sağlıklı bir mutfak sunan eski bankacımız, evinde nasıl?
Beslenme tarzına zaten çok uyduğu için bu mutfağı tercih eden Huriye Bakay için bir problem yok, evinde de aynı şekilde beslenmeye devam ediyor.

Ancak, Giritli olmasına rağmen eşi, böyle bir beslenme şeklini kesinlikle kabul etmiyor. Yalnızca etli yemekleri tercih ediyor., kuru bakliyat, pilav, makarna seviyor. Mutfak Girit’e geldiği zaman oradaki yemeklerden pek fazla yemiyor. Etli bir şeyler ya da çorba falan varsa tadıyor. Yani “aslını inkar ediyor”.

16 yıldır yaptığı bankacılığı bırakıp, çok farklı, butik bir işe başlayan Bakay, yaptığı tercihten pişman değil. Hatta bu elbisenin üzerine tam oturduğunu düşünüyor. Keşke daha önceden yapsaymışım diye söze başlıyor ama hemen arkasından kısmet şimdi yapmakmış diyerek vazgeçiyor. Peki başkalarına öneriyor mu? Bakın bu konuda neler söylüyor:

“Herkes bildiği işi yapsın. Bilmiyorsanız, sırf fantezi olsun diye yapmayın. Güzel bir şey yapmak, bir ürün çıkarmak, yemek pişirmek, pasta, kurabiye yapmak, bunların hepsi güzel ama bu işin bir de para tarafını bilmek lazım. Yoksa, bütün ev kadınları evlerinin altında bir restoran ya da pastane açardı. Yani işin parasal yanını bilmek de bana bir artı, bir avantaj sağladı diye düşünüyorum.”

Bir barbie bebek görünümünde olan Bakay, 10 parmağında 10 hüner olan bir insan aynı zamanda. Giysileri, takıları, renk seçimleriyle olağanüstü zevkli bir küçük kadın. Bunların yanı sıra konuşması ve bakışları ile çevresine müthiş bir pozitif enerji veriyor. En önemlisi, kendi içinde zaman zaman dalgalanmalar olsa da bunu çevresindekilere negatif yerine pozitif bir enerji olarak yansıtıyor. Bu da hem mekana hem de sahibine bir bağımlılık durumu oluşturuyor insanda.

Doğal taşlara ve takılara ilgi duyan Huriye Bakay, kullandığı takıların bir kısmını kendisi yapıyor. Neredeyse sabahın köründen akşamın 20.30’una kadar koşuşturduğu bir restoran, bankacı bir eş ve rüzgar gibi hareketli bir oğlan çocuğuna sahip olan Bakay, buna nasıl bir fırsat buluyor, hangi arada derede bu şık takıları yapıyor dersiniz?

“Bir şeyi çok sevdiğiniz zaman fırsat kendiliğinden doğuyor.”

Her fırsatta eve yığdığı kıymetli taşlar ve takı malzemelerinden, ertesi gün giyeceği giysiye göre, geceden bir çırpıda tasarladığı takıyı yapıp, aynanın önüne koyuyor. Sabah olunca da çocuklar gibi heyecanlanıyor onları takarken. Bu duygunun ona acayip bir enerji verdiğini söyleyen Bakay, şunları ekliyor:

“Bu sevmekle ilgili bir şey herhalde.. hayata bağlılıkla ilgili bir şey, hatta kendini sevmekle ilgili.. Severek yapılan bir işte de fırsat kendiliğinden çıkıyor.”

Ne diyelim, Huriye Hanım’ın severek ve isteyerek yaptığı tüm işlerde fırsatlar ayaklarının altına kırmızı halılar gibi serilsin. Sonuçta, O’nun başarılarından bizler de faydalanıyoruz değil mi?

Eski bir gazeteci ve halkla ilişkilerci bir dostum bir zamanlar, hiç unutmadığım ve benim de yaşam felsefeme çok uyan şöyle bir söz söylemişti:

“Dostlarının, arkadaşlarının her zaman iyiliğini iste ve başarısını takdir edip, destekle ki, onlarla birlikte sen de yükselebilesin.”

Tekrar görüşmek üzere.. hatta Mutfak Girit’te buluşmak üzere...

Kalın sağlıcakla,


Hürkuş

24.03.2008








 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.