izmirizmir.net : İlhami MISIRLIOĞLU - İyimser Senaryo Kazanmalıdır

İyimser Senaryo Kazanmalıdır

12 Aralýk 2009 03:00 / 3685 kez okundu!

 


PKK, Kürt sorununun (belki de Türk Sorununun) sebebi değildir sonucudur. Bu anlamda aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin gençlik günahlarının bir sonucudur. Bu yanıyla Kürtler kendilerini isyana kalkışmakta haklı sayabilir. Ben, ne olursa olsun silaha ve şiddete başvurulmasına karşıyım ama bu benim. Birileri ise başka çarelerinin kalmadığını düşünebiliyorlar.

Haklı olmak bir şeydir elbette ve günümüz kaosunda bu haklılığı yakalamak çok da kolay değildir ama haklı kalabilmek haklı olmaktan daha zordur. Bugün, PKK artık haklı kalabilmekte de zorlanıyor. Onların politikası bütün açmazları içinde barındırıyor çünkü onlara bırakılan tek yol hep dağa çıkmak, silaha sarılmak oldu; yasal politika yapma gayretleri kanla, hapisle, parti kapatmayla, zorla engellendi. Lider diye inandıkları kişi içerde, tecritte, F tipinden bile ağır koşullarda tutuluyor. Ya savaş esiri sayacağız onun kurallarına uyacağız ya da mahkum kabul edeceğiz, ona uyacağız. Oysa kendi yasalarımıza bile uymadığımız durumlar var. Ortalık ayrıca her türlü komplo için uygun durumda. paranoyalar kol geziyor.

İşte Türklerin bölünmekten, PKK'nin ise tasfiyeden korktuğu böyle bir ortamda sokak eylemleri alıp yürüyor. Bu durumda DTP'den, Kürtlerden akılcı, hukuki çerçevede, "daha bilinçli" siyaset yapmalarını nasıl isteriz? Onların da etkilendiği en önemli akım "Türk küstahlığı" değil midir? Osmanlı, en son demlerinde bile dünyayı kendi yönetiyormuş gibi davranmadı mı? Yıllarca biz de bir çok konuyu halının altına süpürüp hiç bir şey yokmuş, bütün dünya yanılıyormuş, tek taraflı bakıyormuş gibi davranmadık mı? Kart kurt demekten daha dün vazgeçmedik mi? Bunu unutmayalım ama DTP'nin de son döneminde söylemlerinde ne yazık ki tipik Türkiye Cumhuriyeti davranışlarının kopyasını görüyorduk. Yani açılım sırasında hücre düzenlemesini biçimsiz yapmak ve bunu ortalığa iyileştirme diye sunmak ne kadar yanlışsa, bunu bahane edip mahkeme öncesinde ortalığı savaş alanına çevirmek de o kadar yanlıştı.

Bu nedenle haklı kalmakta zorlananları anlamak ama her şeye rağmen eleştirmek de doğrudur, adildir, demokratiktir. Örneğin günümüzün vicdanı olmaya devam eden Ahmet Altan ve Taraf', çoğunlukla DTP'yi hatta PKK'yi bile anlamaya çalışırken, son zamanlarda yoğun biçimde eleştirmişti. Çok da haksız sayılmazdı Taraf.

Ancak Anayasa Mahkemesi devreye girip, tartışmayı bitirdi, başka yöne çevirdi. Kürtlere şunu demiş oldu, "PKK'yı kapatamıyoruz çünkü onlar illegal, ama siz elimizdesiniz, sizi kapatacağız!" Bunun başka izahı yoktur... Alınan kararın, kanuni çerçevesi ne yazık ki vardır ama hukuk içinde olduğunu söyleyemeyiz. Hitlerin de Saddamın da kanunları vardı ama oralarda hukuk yoktu, bunu hiç unutmayalım.

Ülkemizin bir partisinin kapatılmasına sevinmek mümkün değildir. AKP'nin de kapatılmasına sevinecekler çok, MHP'nin de. Peki parti kapatmak çözüm müdür? 40 yıldır aynı nedenlerle 10-15 parti kapatıldı... Sorun çözüldü mü? Hayır... Giderek büyüdü... Demek ki yanlış yoldayız. Demokratik Açılım'ı kösteklemek ve barış umudunu yok etmek için bundan daha güzel bir girişim olamazdı. Kürtlere denmiş oldu ki: "Size yasal alanda bir şans yok. Tek çareniz dağa çıkmaktır. Kusura bakmayın!"

Özetle, şehit cenazelerinin gelmesinin devamını isteyenler kazandı. Çok yazık! Üzgünüm.

Şimdi ne olacak?

Kötümser senaryo: Yarın Tüm Türkiye'de büyük protestolar başlar; taşlamalar, yangınlar, kurşunlar, patlamalar yaygınlaşır, ülke yangın yerine döner, Ak Parti'den kimi istifalar olur, politik alan karışır, ordu yeniden darbe hesaplarına başlar. Demokratik Açılım Kaf Dağı'nın ardına gider, taşistler sevinçten göbek atar, barış yanlıları, çocukları askerde olan anneler, babalar kabus görmeye başlarlar. Arka arkaya olumlu notlar alan ekonomi sarsılır, borsa çöker, Türkiye yeniden İMF'ye yanaşır, devletçi, elitçi, içe kapanmacı lobi bayram yapar.

İyimser Senaryo: Başta Kürtler olmak üzere herkes bunu sakince karşılamaya gayret eder. Mevcut yeni sol parti oluşturma ekibiyle birlikte DTP çevresi ortak bir parti kurmak üzere anlaşırlar. Bu hem Kürtler hem de demokrat Türkler nezdinde yeni bir umutlu hava estirir. Ekonomide küçük bir düşüşün ardından olağan seyir başlar. İMF, Devletçi, elitçi, içe kapanmacı, militarist, ulusalcı lobi avucunu yalar. Demokratik Açılım ise yeni bir ivme kazanıp sürer. Barış kazanır. Anneler, babalar rahat uyurlar.

Ben iyimser senaryo için aktif çalışmaktan yanayım. Kötümser senaryonun gerçekleşmesi için canını dişine takarak çabalayanları gördükçe, bizim gibilerin de biraz daha aktifleşmesinin zamanı geldi diye düşünüyorum. Lütfen barış fikrinden uzaklaşmayalım, çevremizi de uzaklaştırmayalım.


İlhami Mısırlıoğlu

İstanbul
11.12.2009

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
17 Aralýk 2009 13:28

Eyyüp Altun

Sayýn Atýlgan, malumunuz bizde bir söz vardýr, 'yiðidi öldür hakkýný yeme' diye. Olgularý kabaca deðil de titizlikle en ince ayrýntýsýna kadar ayrýþtýrmalýyýz. Kuþkusuz bir sistem partisi olduðu halde MHP, (ki yýllarca bu partiye karþý mücadele etmiþ biriyim) eski MHP deðildir. Eðer Türkeþ'in partisi olsaydý þimdi çoktan ülkücülerle PKK yandaþlarý her köþe baþýnda birbirlerini öldürüyor olacaklardý. Abartýsýz söylüyorum ki Bahçeli MHP'yi alabildiðine yumuþatmýþtýr. O nedenle o kadar tahrike raðmen ülkücüleri iyi kontrol etmiþ, ciddi çatýþmalarýn önüne geçmiþtir. Bu, yeni MHP açýsýndan anlaþýlýr bir durumdur. Ýktidara giden yolu açmayý amaçlayan yeni bir yaklaþýmdýr Bahçeli'nin çizgisi. MHP milliyetçi bir partidir ama DTP kadar kitleleri sokaða dökmemiþtir. Kaldý ki DTP (PKK) bu milliyetçi partinin yapamadýðýný yapmýþ açýlým sürecini önemli oranda ortadan kaldýrmýþtýr. Yani (Ak Partiye çok karþý olan biri olarak söylüyorum bunlarý) geleneksel kurumlarý karþýsýna almýþ, orduyu köþeye sýkýþtýrmýþ, ayrýca 'derin' yapý dedikleri Ergenekon'u açýða çýkarmýþ bir partinin baþlattýðý demokratikleþme sürecini bitirmede DTP (PKK) bilerek ve ya bilmeyerek görev üstlenmiþtir. Ulusalcý güçlerin beceremediðini DTP becermiþtir. Ulusalcý güçler bu partiye teþekkür borcu olduðunu düþünüyorum!

Baykal'a gelince, henüz varlýðý mahkeme kararýyla tescillenmemiþ bir yapýnýn avukatlýðýndan söz ediyor ve bu insanlarýn suçsuz olduðunu düþünüyor. Oysa DTP varlýðý mahkemece tescillenmiþ PKK yi çözüm adresi olarak iþaret ediyor ve eylemlerini açýkça destekliyor. Bu iki olgunun arasýnda ciddi farklar var. Kaldý ki Haþim Kýlýç ilk açýklamada bu partiyi düþüncesinden dolayý deðil, þiddet eylemlerinin odaðý olmasý sebeniyle kapatýldýðýný söylüyor. Bu karar AHÝM'den de onay alabilir. Kýsacasý DTP süreci iyi yönetememiþ, herþeyi yüzüne gözüne bulaþtýrmýþtýr.
16 Aralýk 2009 22:58

ÝSMAÝL HAKKI ATILGAN

Sayýn Altun!

DTP hakkýndaki ve örgütlediði kitlesel eylemleri hakkýndaki bir çok deðerlendirmenize katýlmakla beraber, yüksek mahkemenin kararýnýn hukuki olduðu söyleminize katýlamýyorum. Mahkemenin henüz gerekçeli kararý yazýlýp açýklanmadý,dolayýsýyla bir görüþ söylemek erken. Fakat sayýn baþkanýn kendi yorumuna göre bir deðerlendirme yapsak bile, hukuki olduðunu söyliyemeyiz. Çünkü baþsavcýnýn dava açmasý, mahkemenin davayý kabul edip rapor hazýrlamasý, doðrudan 82 anayasasýnýn kurduðu sözüm ona hukuk kurallarýna göre dava açýlýyor. Þayet bu davanýn hukuki olduðunu kabul edersek, sayýn savcýnýn öncelikle CHP ve MHP hakkýnda'da kapatma davasý açmasý gerekiyor. Yine bu Anayasanýn ve partiler kanunun kapatma konusundaki (odak) olma fiili, kiþisel yoruma göre deðiþiklik gösterebiliyor. Mesela Sayýn Baykal'ýn Cumhuriyet adý altýnda düzenlenen mitinglerdeki maddi ve örgütsel katkýsý, Ergenokon terör örgütünün zýmmen avukatýyým diyerek terörü övmesi ve kollamasý hiç tereddütsüz DTP kapatmasýndan daha fazla gerekçe olabilir. Keza MHP genel baþkanýnýn demokratik açýlým konusundaki kýþkýrtýcý, ayrýþtýrýcý, ötekileþtirici vatan hainliði söylemleri, doðrudan toplumu kin ve nefrete dönük eylemlere teþvik deðilde nedir? Ayný, DTP içindeki PKK lýlarýn yaptýðý gibi, son ÝZMÝR olaylarýnda Ýstanbul daki silahlý provakatörlerin yaptýðý kurt iþaretleri ayný deðirmene su taþýmýyormu?

Bizler demokrat isek, kendimizi böyle nitelendiriyorsak, tek taraflý düþünmememiz gerekiyor. Nerede, kim, ne karar alýrsa alsýn bu dava hiç kuþkusuz siyasidir.

Ne olacak þimdi? Karþýmýzda en azýndan siyasi platformda bir muhatap vardý, o da yok artýk. Bu sözüm ona hukuki karar OLÝGARÞÝNÝN dayattýðý bir karardýr. Siyasi platformda arkasýndaki halk desteðini koruyan AKP ye yapamadýklarýný bahaneyle DTPye yaptýlar, meclisteki barýþ seslerinin birini susturdular, sýrada AKP var. Yine tezgah ona oynanýyor.

Bu ülkenin demokrat aydýnlarý bu sahnelenen tezgahý görmeli, inadýna barýþ ve kardeþlik demeli, oyunlarý bozmak için pravakasyonlara halkýn alet olmasýný engellemelidir.
15 Aralýk 2009 16:09

Eyyüp Altun

Ýlhami Bey, hukuk diyorsunuz; kuþkusuz çaðdaþ sistemler hukuk üzerine kurulur. DTP'nin kapatýlmasý yönündeki karar her ne kadar hoþumuza gitmese de hukuk içinde kalýnarak alýnan bir karardýr. Eðer fikri özelliðinden dolayý bu parti kapatýlmýþ olsaydý düþünce özgürlüðüne aykýrý çaðdaþ olmayan bir karar olarak deðerlendirecektir ve kararý kýyasýya eleþtirecektik.

Son altý ayý gözlerinizin önüne getirin. Baþbakan Erdoðan açýlýmdan söz etmesinden bir hafta geçmeden DTP 15 Aðustosta Eruh ilçesinde seksen askerin ölümüne neden olan ilk eylemin yapýldýðý yerde adeta bayramsal bir tören düzenledi. Bu tahrik daha iþin baþýnda açcýaçýlýmýn önünde bu partinin duracaðýnýn ilk göstergesiydi. Daha önce TRT Þeþ diye bir televizyon açýlacaðýndan söz edildiðinde de gerek PKK gerek DTP bu televizyonu eleþtirmiþ, orada çalýþanlarý ihanetle suçlamýþtý. Bu da açýlýmýn önüne bizzat açýlýmýn hedef kitlesinin oyunu almýþ bir parti tarafýndan engeller çýkarýlacaðýný gösteriyordu. Son altý ayda ülkenin bir çok yerinde sudan bahanelerle hükümeti protesto eden insanlar araçlarý ve evleri kundaklamaya, içindeki insanlarý yakmaya baþladýlar. DTP bu eylemleri demokratik tepki olarak kamuoyuna açýklýyor ve eylemleri savunuyordu. Ayrýca hiç bir dönemde olmayacak kadar sert açýklamalar bir birini izledi. Adeta bizi kapatýn diye baðýrýyorlardý. Oysa seksen yýlda hiç bir hükümetin baþaramadýðýný AKP baþarýyor, geleneksel kurumlarý yýkmaya çalýþýyor, hatta orduyu bile köþeye sýkýþtýrýyordu. DTP ise Ak Partiye yüklendikçe yükleniyordu. Son günlerde on santim meselesi yüzünden sokaklarýn þiddet sarmalýna nasýl sürüklendiðini hep birlikte gördük. DTP bu eylemleri yatýþtýrma yönünde hiç bir çaba sarf etmedi. Bununla da yetinilmeyerek kendisini paypas edip (adeta benim gerekliliðim yok dercesine) Ýmralýyý ve Kandili muhatap gösterdi. Üstelik Emine Ayna'nýn toplumu þiddete yönlendirmeyi amaçlayan konuþmalarý da cabasý. Bu durumda siz Anayasa Mahkemesinde bir yargýç olsaydýnýz ne yapardýnýz? Üstelik þiddete bulaþmýþ ve þiddeti özendiren partilerin Avrupa'da da kapatýldýðýný bildiðiniz halde ve sizin yasalarýnýzda da þiddete bulaþmýþ partiler kapatýlýr diye bir ibare bulunuyorsa bu partiyi kapatmayýp da ne yapacaktýnýz? Þimdi kapatma kararý AHÝM'de onaylandýðýnda ne diyeceksiniz? Avrupa'da hukuk yok mu diyeceksiniz?

12 Aralýk 2009 23:10

ÝSMAÝL HAKKI ATILGAN

Sayýn Mýsýrlýoðlu!

Yorum ve deðerlendirmeleriniz için teþekkür ediyorum. Sözlerinizin tamamýna aynen katýlýyorum. Ýnanýyorum ki aklý baþýnda ülkesini seven tüm Ýzmirliler de benim gibi bu duygularý paylaþýyordur.

Tanýdýðým bir zamanlarýn CHP yöneticiliðini yapmýþ bir arkadaþým "bu CHP anlayýþýyla hiçbir yere varýlamaz, galiba bundan sonra MHP adýna mý çalýþsak" diyebiliyordu. Ýrkildim bir demokrat izmirlinin bunu nasýl düþünebileceðini hayretler içerisinde gördüm. Þimdi ayný arkadaþým bana þunlarý söyledi, "Son üç yýldan bu tarafa özellikle ERGENOKON davasý ve bu demokratik açýlýmýn bir çok gerçekleri gözönüne serdiðini, ülkenin geri kalmýþlýðýnýn demokrasinin geri olmasýyla doðru orantýlý olduðunu, birçok gerçeðin bu olaylarý tartýþtýkca ortaya çýktýðýný, öbürleri diye baktýkça düþüncelerimizin negatif olarak arttýðýný, bunun aile yaþamýma bile olumsuz etki yaptýðýný" söyleyince þaþkýnlýðým ilk þaþkýnlýktan daha fazla oldu.

Sayýn Mýsýrlýoðlu, senaryonuzun ikincisinin olacaðýna inanýyorum. Hani (sað duyu) denen o görünmez etkileþim var ya, o hýzla yayýlýyor.

Benim bir önerim var: DTP vekillerine bir "Türkiyeli Türk vatandaþý" olarak, özellikle belirterek mesaj çekelim. Ülkemizin ve demokrasimizin geliþmesi adýna, kardeþliklerimizin geliþmesi adýna, parlementodan ayrýlmamalarýný, baðýmsýz birer vekil olarak, sürekli her oturumlara katýlarak kiþisel konuþmalar yapmalarýna, basýn yoluyla her konuda, halký barýþ ve kardeþliðinin, demokratik açýlýmýn kötü tezgahlarý bozacagýný anlatmalarýný isteyelim. Parti ve grup olmayacaðýndan bunun daha rahat yapýlabileceðini söyleyelim. Anayasanýn deðiþebilmesi için onlarýn o mecliste faaliyette olmalarýný isteyelim.

Böyle yoðun bir talebi cevapsýz býrakacaklarýný sanmýyorum. Özellikle bu talep batýdan, o faþist ÝZMÝR'den gelirse, Türklerden de Kürt halkýnýn haklarýnýn savunulduðunu görürlerse mutlaka kirli oyunlarý halk ile birlikte bozacaklardýr.

Ayrýca bu ve buna benzer yorum deðerlendirmeleri, önerileri, kendini demokrat niteleyen diðer site arkadaþlarýmýzýn da dile getirmesini talep ediyorum.
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.