izmirizmir.net : İlhami MISIRLIOĞLU - Yeni Sol Parti'nin Kadıköy toplantısı bir dönüm noktasıydı

Yeni Sol Parti'nin Kadıköy toplantısı bir dönüm noktasıydı

01 Þubat 2010 19:09 / 2765 kez okundu!

 


Yeni Sol Parti'nin Kadıköy toplantısı bir çok açıdan bir dönüm noktasıydı. Kadınların aktifliği ve kararlı tutumları, gençlerin enerjisi ve tutarlı yaklaşımları, kalabalık katılım başlangıç için herkese umut verdi. Ufuk Uras hareketinin geçmiş aktivitesinin olumlu sonuçlarını da bağrında toplayan girişim şu an 15 Şubat 2010'daki SHP genel kuruluna kilitlenmiş durumda.

Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir sol seçenek için Kadıköy buluşması Pazar günü yapıldı. Yeni Sol Parti için yapılan bu ilk açık toplantı Kadıköy'de, örgütlü sol arayış içindekiler için bir dönüm noktası oldu. Bu toplantıyla birlikte Kadıköy'deki yeni sol kazanının altı yakıldı, kazan fokurdamaya başladı bile.

İnsanlar birbirini tanımaya başladı. Kendi köşesinde bir şeyler yapan tek tek kişiler, yalnız olmadıklarını, kendilerine benzeyen birilerinin de var olduğunu gördüler. İlginç olan Taraf okuyanların da, Cumhuriyet okuyanların da aynı partide buluşma olasılıklarının var oluşuydu. Bu toplantı bunu açıkça gösterdi. O nedenle gazetenin birisini okuyan diğerini okuyanı kesinlikle karşı cephede göstermesin. Ben bugün orada bunu gördüm.

Girişte kayıt yapıldı, bir anket formu verildi, bir de broşür: "Toplumsal Adalet ve Demokratikleşme için DEMOKRAT, EŞİTLİKÇİ ve ÖZGÜRLÜKÇÜ Bir Siyasal Hareket". Yeni partinin hazırlık çalışmalarının geçmişini anlatan bu broşür bizi gelecek için umutlandırıyordu.

Hedef: Kitlesel bir sol parti... 4 Temmuz 2009'da Ufuk Uras'ın çağrısıyla toplanan ilk buluşma, "ne olacak bu memleketin hali?" yaklaşımıyla sorunlara ilk neşteri vurmuştu.

Temas heyetinde Ufuk Uras, Tatyos Bebek, Berat Sancar, Umur Coşkun, Zübeyde Kılıç, Fuat Keyman, Atilla Aytemir, Zafer Nuhoğlu, Arif Ali Cangı, Mehmet Demir, Ahmet Asena, Erol Katırcıoğlu, Ahmet İnsel, Kıvanç Eliaçık, Fehim Caculi, Aydın Engin, Cemal Polat, Sinan Tutal, Sezai Temelli, Tanay Sıtkı Uyar, Çağatay Anadol ve Nezih Kazankaya vardı.

Broşürde yeni parti için çerçeve metine de yer verilmişti. “… Eşitlikçi,dayanışmacı, özgür yeni bir Türkiye kurmanın biricik yolu, topluma vaat ettiği niteliklere önce kendisi sahip olan yeni bir siyasal hareketin hızla güçlenmesi ve gerçek siyasal alternatifi temsil etmeye başlamasıdır.”

Toplantı iyi düzenlenmişti. Organizasyonun öndeki aktif görevlileri çoğunlukla kadındı ve kendileri de bununla çok övündüler. Bu öncülük bile yeni sol için başlı başına bir güven unsuruydu. Konuşmacılardan birisi (10 Aralık adına konuşacak olan Bahatin Günel) başka bir toplantı nedeniyle gelememişti. Bu, organizasyon adına eksi puandı.

Müge Karalom, Hayri Güngördü ve Erol Katırcıoğlu’nun konuşmaları yapıldı. Sonra da sorulan soruları paylaşıp yanıt için yeniden kürsüye geldiler.

Yeni Demokrasi Hareketi deneyiminden de geçmiş Erol Katırcıoğlu, “Güzel fikirlere sahip olmak önemli ama siyaset, insanlara dokunma ve onları ikna etme yoludur biraz da… Yeni parti buna odaklanmalıdır... Bu arada inanın kafanızdaki tüm sorunların yanıtını ben de bilmiyorum. Hatta önümüzdeki süreçte tam olarak neler yapılması gerektiğini de…” diyerek sakin ama güven verici konuştu. Her şeyi bilen hatta bilmediklerini bile ajitatif biçimde beynimize sokmaya çalışan tipik esen gürleyen konuşmacı tavırlarından uzaktı. Yeni partinin, elini çabuk tutarsa siyasete müdahale şansının olduğunu da belirtti Katırcıoğlu.

Müge Karalom’un samimi konuşması etkileyiciydi. Kadın kotasının çok yakında gereksiz olmaya başlayacağının da ipuçlarını verdi sanki. Yine de erkek egemenliği bu dozda sürdükçe pozitif ayrımcılık gereği olarak daha bir süre kotaya gerek var.

SHP adına konuşan Hayri Güngör, Şubat ortasındaki SHP genel kurulundan nasıl bir yol ve yöntemle yeni partiye geçileceği konusundaki sorulara yanıt vermeye çalıştı. Yeni bir üst yönetim seçileceğini, bu yönetimin, yan yana gelmeye çalışan gruplardaki bu eğilimleri yansıtacağını, ardından da örgütlenmesi eksik olan il ve ilçelere atama yapılacağını, 45 gün içinde de yerel kongrelerin yapılmasıyla ortak yeni eğilimin parti yapısına yerleşmeye başlayacağını açıklamaya çalıştı.

Dinleyicilerin yaptığı kısa kısa konuşmalar da çok anlamlıydı. Bu hem katılımcıların panoramasını anlamaya yardım etti hem de herkesin böylesi bir parti çalışmasına ısınmasının da başlangıcı oldu.

Örneğin Onur Devrim Üçbaş’ın, “Bu partide kadın ve gençlik kolları olmamalıdır… Kadınları ve gençleri buralara sıkıştırmak eski partilerin tipik tavrıdır” sözleri çok anlamlıydı. Örgütlenmeyi yeni yapacak şeylerden biriydi belki de.

Temas heyetinde de ismi olan Mehmet Demir çok anlamlı bir konuşma yaptı. Konuşmasına 19 Ocak tarihli Radikal gazetesindeki iki arkadaşın yazısını referans vermeyi de unutmadı.

Özellikle gençlerin ve kadınların konuşmaları belirli bir kalitenin üstündeydi ve bu çok sevindiriciydi.

Gecede, 5 dakikayı aşacak diye yapmayı tercih etmediğim konuşmam ise şöyleydi:

“Bu parti toplumun mağdurlarını birleştirme gayreti güderek doğru bir iş yapıyor. Ancak unutulmasın ki her yeni dönemeçte ülkenin mağdurları biçim, yer ve pozisyon değiştirirler. Parti bunlara göre kendini esnek biçimde değiştirmeye uygun olmalıdır.

Bu parti kesinlikle ve tartışılmaz biçimde yeşil bir siyaset gütmelidir. Bu onu en yenilikçi yapan yönlerden olacaktır ama o, aynı zamanda bunu en yenilikçi biçimde yapan olmalıdır.

Bu parti feminist bir parti olmalıdır. Geçmişte kadın hareketi alanında en ileriye gidenlerden olan İKD (İlerici Kadınlar Derneği) bile feminizmden uzaktı ve bu durum sol harekete yararlı olmamıştı. “Kadınların sorunu da sosyalizmle birlikte çözülür, bu nedenle de iktidar sorununa bağlı olmalıdır” diyenlerden uzak olunmalıdır. Erkek egemenliği ile mücadelenin, belki de hiç bitmeyecek gerçek bir süreç, feminizmin de erkek düşmanlığıyla ilgisinin az olduğunu unutmamalıyız. Yeni parti, kota konusunu da pozitif ayrımcılık olarak görmeli ve komplekse kapılmamalıdır.

Bu parti gerçekten yenilikçi olmalıdır. Çünkü en başta parti gibi olmayan parti olmalıdır.

- Siyasi partiler yasasının gerçek anlamda biçimsel kalması için çabalamalı,
- Eş başkanlıktan, kısa dönem başkanlığa kadar artık kimi yerlerde de uygulanan farklılıkları aramalı,
- Militarist yapılanmadan uzak durmalı,
- Genç Sivillerin ironik çalışma tarzından, tanıtım ve eylem biçimlerinden akıllıca yararlanmalı,
- Fraksiyonlarının olmasından rahatsız olmamalı, tersine bunlardan, partinin kendi iç hukuku içinde partiyi besleyecek kanallar olarak yararlanmasını bilmeli, bu anlamda da örneğin onların ayrı dergiler çıkarmasını ihanet olarak yorumlamamalıdır.
- Bu parti sanal ortamları yeni tür bir gençlik örgütlenmesi için değerlendirmeyi en başa alabilmelidir.

Bu parti mağdurları sayarken başörtülüleri unutmamalı, cinsiyetçiliği ve türcülüğü artık yanına yaklaştırmamalıdır.

Bu parti Kürt demokratları ve alevi demokratlarıyla aynı kanaldan akmayı başarırsa ülke tarihinin yazımına somut katkılarda bulunabilir.

Bu parti kendi içinde bir tür koalisyonlar kurmaktan ürkmemelidir. Çünkü ülke için de savunacağı en demokratik girişimlerden birisinin, koalisyon fikrinin en demokratik çözüm anlamına geldiğini savunmak olduğunu bilmelidir.

Yeni parti Kemalizm’in evrilmesine ciddi anlamda destek olmak gibi bir görevinin olduğunu da bilmeli, tersinin, kendisini hep zorlayacağını unutmamalı, Kemalizm’in, post modern, 21. yüzyıl çağdaşlığında yeni bir yorumunu arayan ciddi bir kesimin varlığını dikkate almalıdır. Yeni partinin kuruluşu ve gelişiminin zaten bu süreci derinleştireceğini bilmeli ama bundan öte dikkatlere de ihtiyaç olduğunu unutmamalıdır.

Bu parti, toplumun % 20-25’inin, yanlış cumhuriyet seviciliğinden, demokrat cumhuriyet olgusuna geçmesine destek olmalıdır.

Bu parti darbecilikle, militarizmle aralarına kesin sınır koyup, Atatürk'ün batı medeniyeti hedefinin bugünkü versiyonu olan AB'nin hukuk ve demokrasi sistemini ülkemize uyarladığını göstererek örnek yaratmalıdır.

Bu parti ülkedeki yanlış laiklik anlayışını sakince anlatıp, gerçek laik bir pozisyon kazandıklarında Ak Parti'nin gerçek eleştirilecek yanlarının böylelikle daha kolay ve doğru biçimde yapılabileceğini gösterebilmelidir.

Bu parti "Kemalist devrim"in, doğulu yanlarımızı nasıl yanlış biçimde bastırdığını, bu nedenle de tarih içinde DP, AP, ANAP ve Ak Parti'de somutlanmış bir büyük muhalif cephe oluşturduğunu elitist saçmalıklarını göstererek açıklayabilmelidir.

Bu parti İslamcı olunmadan da İslam kültürünü anlamanın ve geniş halk kesimlerine yeni bir dille -ama takiye yapmadan- yaklaşmanın da mümkün olduğunu gösterebilmelidir.

Böylece belki Kemalizm yeniden, pozisyonlarını yitirmiş elitler için değil de bir kısım halk için anlamlı görünür. Bu çizginin insanları da küllerinden yeniden doğarlar ama demokrat bir ruhla. Yeni Parti’nin içinde kendilerine yer bulamasalar da en azından bir koalisyon ortağı kazanılmış olur.

Bunun için teorisyenler Mustafa Kemal'i ve devrimlerini yeniden ele almalı, yeniden yorumlamalı ve 10 yıl sonrasının, hatta 2023'lerin yeni demokratik, değişimci siyaseti için potansiyellerini şimdiden ciddiyetle zorlamalıdırlar.

Bu arada, tıpkı eski sol cenahın hala kimi eski marşlarla idare etmeye çalışması gibi, Kemalist kesim de 100. yıl gelmeden, hala 10. yıl marşıyla gaza gelebilmenin zavallılığının artık çaresini bulmuş olurlar diye varsayıyorum. Yoksa onların da bizim de işimiz zor. Elbette marş kültürünü terk etmek daha önemli olmalı.

Parti kurulduğunda eğer herkes memnunsa ya da özellikle bir grup çok memnunsa sorun var demektir, şüphelenmekte yarar var. Yok eğer herkes biraz memnuniyetsiz ama yine de "eh" diyorsa, gerçekten umutlu olunabilir. En azından ortada gerçek bir uzlaşma arayışının sonuçları var demektir.

Bu parti, bağımsız adaylarla katılacağı seçimlere şimdiden hazırlanmalıdır. Barajın düşürülmesi küçük bir olasılıktır. Parti, kendini beğenmişlik tuzağına düşerse şansını kaçırabilir. Bağımsız biçimde girip sonra belirli bir partide toplanıldığında ise, geçmişte milli bakiye sisteminin de etkisiyle TİP’in kazandığı başarıyı da aşan bir adıma hazır demektir.

Bir dinleyici "neden başörtülü bir başkanımız olmasın?" diye anlamlı bir soru sormuştu. Yukardaki sorulara olumlu yanıt verebilen ve bu doğrultuda kararlılıkla çalışanların neden başörtülü bir kadın başkanları da olmasın ki?”

Geceden çoğunluğun umutlu ayrıldığını söyleyebilirim.

İ. Mısırlıoğlu
31-01- 2010
İstanbul

Yeni kurulacak partinin Kadıköy yakası için iletişim:

Ayşe Demirbilek: aysedemirbilek@gmail.com
Tel No: 0536 5195406

Adnan Genç: adnanfehmi@gmail.com
Tel No: 0532 4113377

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
07 Þubat 2010 14:13

ÝSMAÝL HAKKI ATILGAN

Sayýn Mýsýrlýoðlu!
Yapýlan toplantýyý ve kendi düþüncelerinizi bizlerle paylaþtýðýnýz için teþekkür ediyorum.

Gerçekten bugün ülkemizin ve geçmiþ siyasi söylemimizin en büyük eksikliði, sol siyasetin çözüm üretememesidir. Bizler sol siyaset dediðimizde sýnýfa dayalý ''mataryalist'' felsefi yaklaþýmlarla aslýnda bir diktatörlük, bir oligarþik yapý istediðimizin farkýna varamadýk. Koþullarý iyi analiz edip, birlikteliklerle bilinçlenebilineceðinin yolunu bulamadýk. Hep beyaz yakalýlarýn mavi yakalýlara birþeyler söyliyerek, bunlarýn mutlak doðrular olduðunu, yönetenlerin yönetilenlerden olamýyacaðýný ileri sürerek, mevcut ekonomik realiteyi hesap etmeden, kitlelerin arkamýzdan geleceðini var sayarak, hem kendi kendimize çeliþtik, hemde inandýrýcýlýðýmýz sistem tarafýndan rahatca kullanýldý. Sonuç þu andaki çaresizlik ve baþa dönüþüm.

Bugünkü arayýþlarýn hala, bazý kiþiler tarafýndan eskisi gibi olmaða çalýþýlmasý beni üzüyor. Üstte yorum yazan arkadaþlarýmýz yeni birþeyler söyleme gereðini atlayýp, hala o eski ''karyerizm'' ve þekilciliði öne çýkardýðýný görüyorum.

Unutulmamalýdýr'ki HERÞEYÝN TEMELÝ EKONOMÝKTÝR. insan iliþkilerinin, manevi deðerlerin, kültürel deðerlerin altýnda toplumsallýk ve ekonomi yatmaktadýr. Ekonomik birikimler, mülkiyet lilik, katmanlarýn geleceðini koruma, devam ettirme doðrusunda þekillenniyor, siyasi bir yapýya bürünüyor. Doðal olarak oluþmakta olan sol siyaset, bu ekonomik guruplarýn geleceðini nasýl etkileyecek, hem özelde hem global dünyada nasýl varolmaða devam edecek? Bunlara nasýl bir açýlým saðlanmak isteniyor? Geleceðin her aþamasýnda bu guruplar kendilerini nasýl ve ne kadar ifade edebilecekler?

Ýþte yeni sol siyaset, bu sorulara ne kadar mantýklý basit cevaplar verebiliyor, ne kadar kitleler bu cevaplara ihtiyac duyuyor ve kabulleniyor. Bunu belirliyebilirse var olacaktýr. Yoksa hala o kýrk yýl önceki söylemlerle yola çýkýlýrsa, veya yeni önermelere hareketi baþlatanlar sudan sebeblerle karþý dururlarsa, eskiden onlarca defa olduðu gibi buda baþlanýldýðý söylediðinde biter.

Ekonomik söylemsiz, halk katmanlarýnýn olmadýðý, ifade edilmediði yapýlanma olabileceðini sanmýyorum.

06 Þubat 2010 14:21

hakan_akcura

Halil Berktay yazmis bugun, buraya tasimamak haksizlik olurdu:
"Türkiye’nin (Türk, Kürt ve diðer) bütün demokratlarýnýn, bu dersleri iyi düþünmesi, özümsemesi lâzým. Nedeni, neredeyse izahtan vareste : askerî-bürokratik vesayet rejimi ile “kiþiye tapma kültü” arasýndaki bað, bizde de olaðanüstü güçlü. Türk Devriminin güya sýrf emperyalizm ile çarpýþmaktan kaynaklanan yüzde yüz saflýðý efsanesi hepimizin içine iþlemiþ. Sayýsýz fotoðrafý, kendine has duruþu, sarýþýn zarafeti, yakýþýklýlýðý, ince sesi, 10 Kasým sirenleriyle Atatürk sevgisi de içimize iþlemiþ. Onun için, hâlâ toz konduramýyor bir kýsmýmýz. Bazý mutedil “ara akým”lar ne idüðü belirsiz bir takým “kusur ve hatâ”lardan “dönem”i ve “koþul”larý sorumlu tutuyor. Tarihi bir bütün olarak göremiyor. Dengeleri kollayýp Atatürk’te durmayý hayal edebiliyor."
http://taraf.com.tr/makale/9903.htm
04 Þubat 2010 13:47

terzi

Merhaba,
Yeni Sol partiyi ayni umutla bekleyenlerdenim, Ilhaminin toplantiyi resimlemesinde umutlarimin yarisi orada var diye düsünüyorum.
Diger taraftan Ilhami'nin toplantida okumadigi yazisini okuyunca ilhami deryasinin bir yani genislerken diger tarafinin daraldigini gördüm kendimce. Niye kendini sikiyor anlamadim cok rahat düsüncelerini dile getirmeliydin, aynen; 30 yil önceki gibi dogru buldugun inandigin yanlis bile olsa sevginin umudun sözlerini söylemeliydin, cosku duymaliydin . Ama bu yazinda seni ayni yuvarlak laflar etmek zoruunda kalan burjuva liberal siyasetcilerine benzettim.
Kemalizmin tüm dertleri seni sarmis, onlarin yeni bir dünya standardina gelmelerini arzu eden düsüncelerinin ne kadar hayalperest bir yaklasim oldugunu en iyi bilenlerdensin.
Kemalist ideolojinin ardindaki asil gücün rakiplerini yok etmeye dayanan bir düsünce tarzi oldugunu sen daha iyi biliyorsun. Genc Türkiye kurulurken bunun kapitalist dünya düzeninin bir parcasi olacagi ta o günlerden Türkiye Komünist Partisi yöneticileri Mustafa Süphi ve diger 14 Merkez komite üyelerinin karadenizde katliyle belirtilmisti. Simdi Yeni sol Parti Kemalizm ile kendi ic hesaplasmasini yapmamis bir partiyle ic ice gecmeye debelenirse bastan yanlis yapar vede böyle bir birligi savunan ideolojik cizgisine kolaylik getiren Ilhami yoldasim olursa cok sasarim bu birliktelik Türkiyenin demokratik bir Türkiye olmasina solun anladigi anlamda hic katki sunamayacak ölü bir dogum olur.
Ilhaminin bunlari kendi uslubuyla bize aktarmasini isterdim, sen buydun kimseye ve hic bir güce, emegin özgürlügünün bas egmeyecegini söylerdin. Türkiye demokrasi güclerinin bu kemalist devlet anlayisindan kurtulmadan cagdas demokratik özgür bir Türkiyenin olamayacagini derdin, yaniliyormuyum?
Ayrica berlinden Rafet abinin eski hippilikten devrici hareketin lideri olmus Ilhami'ye cok selami var
Elimden gelen budur
sevgilerimle
04 Þubat 2010 13:30

hakan_akcura

Ne yazik! Bir kez daha kemalizm karsisinda konumlanabilmis bagimsiz bir kimlige sahip olma guveninden cok uzak, yeni, evrilebilir, hatta post modern bir ucube kemalizmi yoktan varetmek icin, -mars kulturune karsi olsa da simdilik- 10. Yil Marsi'na alternatif mars yaratmayi da anlamli sayabilen bir aymazlikta, tarihi yeniden yorumlayip -ya da kabul edilebilir örnekleri disindakileri eleyerek yeniden yazip- da konumlarini yitiren elitlerin disindaki -buyuk ihtimal alevi- milyonlarin askina uygun, savunulabilir bir kemalist yeni teori yaratmaya teorisyenlerini seferber edebilen, o lanetli ve kurtulmak istemedigi göbek bagini suruye suruye kendini cazip kilmaya calisacak bir birlesik sol yaratma cabasina dönusmus bu yeni sol parti calismalari. Bu is baska bahara ve baska duru-ari-ehli-göbekbagsiz ellere kalacak belli. Cocuklarimiz görur belki.
02 Þubat 2010 00:06

gezegen

Sayýn Hocam, toplantýnýn ruhunu Ýzmir'e taþýmýþsýnýz. Yeni bir oluþumun yumuþak ayak seslerini heyecanla anlatmýþsýnýz. Sizleri tebrik ediyorum. Hoþgörülü bir politik anlayýþýn siyaset alanýmýza yerleþebilmesi için, bahsettiðiniz samimiyetin her adýmda unutulmamasý gerektiðini düþünüyorum. Daha adil, daha samimi, daha özgürlükçü ve güven dolu politikalar samimiyetine inanýlan insanlar sayesinde mümkün olabilir. Herkesi çýktýklarý bu yolda kutluyorum.
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.