MARKSİZM GÜNLERİ 2011'DEN NOTLAR
21 Mayýs 2011 13:22 / 2903 kez okundu!
Toplantıya katılamayanlar için notlar uzaktaki arkadaşlarımızı sevindirecektir. Doğan Tarkan, Murat Belge ve Nabi Yağcı'nın katılımıyla gerçekleşen bir panel (Kapitalizm sonrası yaşam bir düş mü? - Başka Bir Dünya Mümkün) güzel konuşmalara ve tartışmalara sahne oldu. Buradan bir özet aktarıyorum.
------------------------------------------------------------------------------------------
Kapitalizm sonrası yaşam bir düş mü?
Başka bir dünya mümkün
Doğan Tarkan:
Sosyalizm büyük yığınlar tarafından gerçekleştirilmeli, onlar yararına olmalıdır. Kapitalizmden daha iyi olmalı… Az çalışılmalı, refah olmalı, özgür bir toplum olmalı. Bunlar olmalı. Yoksa neden mevcut toplumu değiştirebilmek için bunca acı çekilsin?
İşçiler, kapitalizmden daha iyi bir sistem kurabilirler mi? ABD’de olursa belki… Türkiye gibiyse zor…
Küba’dan sosyalizm çıkması kolay değil; güçsüzlüğü nedeniyle baskıya başvuruyor.
Çalışmak zorunda değilsek, her şey olabiliriz… Balık tutmak, resim yapmak… Ben kuş izlemekten yanayım.
Kuzey Kore’de, şu anki kapitalizmden daha ileri bir toplum kurmak neredeyse imkânsız…
Özetle, tek ülkede sosyalizm olanaksızdır.
Murat Belge:
Serbest atışlı bir konu... Sosyalistler zaten bir hayli fütüristtir. Olumlu gelecek biz solcular için önemlidir. Ancak bunu, başlayacağı anla sınırlandırırız, sonrasını pek öngöremeyiz.
Marks’ın yaklaşımı (“herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar”) ortada… Alışık olmadığımız bir ahlak var… Ütopiklik var… Doğan Tarkan’nın tersine ben balık tutmaktan yanayım.
Daha tanımlı şeyler söylemeye kalkarsak işimiz zor. Daha işin başında anti-demokratik bir tutum olur. Bir grup adamın oturup öngörmesi olur en fazla…
Bazılarımız bunun bir yerlerde gerçekleşmiş olduğunu varsaymıştı… Nabi bunu benden daha uzun yaşadı.
Berlin duvarının kalkışının ardından kapitalizmin zaferini ilan ettiğini gördük ama bu doğru değildi.
Evrimi nedense sevmeyiz ama evrim olmadan da devrim olmuyor…
Kimi ülkeler sosyalizmden önce ırkçı değillerdi, şimdi ırkçılar
1970’lerde SSCB de taksi bekleniyor, özel araba geliyor, para karşılığı bir tür dolmuş yapıyor…
Bütün çelişkileri ortadan kaldırmak statiklik getirebilir; hayatın devamı için çelişkilere ihtiyaç var. Sorunsuz yaşamak bana korkutucu geliyor… Biz sorunlarla boğuşarak yaşamayı daha çok seviyor gibiyiz.
İlerleme oluyor elbette, kölelik kalktı… Ancak Hindistan’da kastlar var… Böbrek satmak aşağı kastların bir umudu... Bu da yasaklanırsa adamın son umudunu da yok etmiş olmuyor muyuz?
Geçmişteki “çalışmaya övgü”lerimiz çalışmamak için miydi? Birileri de çalışmalı… Robotlara devretmek anlamlı olabilir… Bu durumda yüceltilen kol gücü gibi kavramları yeniden sorgulamak lazım… Çok sevdiğimiz afişlerdeki kafası küçük, pazusu, yumruğu kuvvetli işçi motifleri artık sorgulanmalı.
Che Guevera… Devrimden sonra bakanlığı bırakıp gitmesi pek sevilir ama sorgulanmamalı mı? Mevcudu güçlendirmek yerine, yeni devrime yelken?
Che Küba’da sıkıldıysa ne olacak?
Bizdeki “Kurtuluşa kadar savaş!” sloganı bu yönden sorgulanmalı.
Kapitalizmden sonraki hayatı kapitalizm sürerken kurmalıyız…
Örneklikler oluşturmalıyız… Yeni hayat biçimleri kurmalıyız…
Nabi Yağcı:
Eski tüfekler, küçük gizli bildirilerin geçerli olduğu zamanlarda, naifçe “radyoyu bir ele alsak, sosyalizmi bir duyursak oradan, herkes sosyalist olurdu” diye düşünürlerdi. Biraz bunları anımsadım…
Yabancılaşmış emekten kurtulmak gerek… Biz bu değiliz şimdi… Biz bu sonraki yaşamı tarif etmemeliyiz… Tarif edilemez… Toplantımızın başlığını sorgulamalıyız belki de... Kapitalizm sonrasını şimdiden planlamak yanlış olur.
Çünkü öncelikle “kapitalizm ne?”, bunda anlaşmalıyız. Dünkü yanlışlarımızı da içine alıp, sorgulayıp geleceğe öyle bakmalıyız…
Yığınlar yapacaksa, onların bilincini ilerde oluşturacak veriler önemli. Kapitalizm sonrasının ne olduğu değil mümkün olduğu önemli…
Hayal kurarak bunu bulamayız… Marks, reel sosyalizm deneyini bilmiyordu. Bu deneyimin daha iyi çözümlemesi gerekli... Olmamalıydı diyenler de var. Tarihte olmuş bir vakaya böyle yaklaşamayız. Verili değerlerden hareket etmezsek sadece hayal kurarız… (DEVRİMDEN SONRA FİLMİ)
Marks bir dizi aşamadan söz eder… Komünist toplumun ilk aşaması burjuva öğeleriyle karışıktır. Eşitlikçilik aslında bir burjuva değeridir… Kuş seyretme… balık tutma meselelerine bu açıdan bakılmalı.
SSCB dağılırken bir Yunanlı Troçkist arkadaş, “bu dağılmanın ardından sosyalizm düşüncesinde artık yükseliş beklerken, tümden dağıldık” dedi ama anlaşılmadı…
Bir cennet beklenmemeli… Bu yoktur. Kapitalizme farklı bakış önemli… Fraksiyonlar belki buralarda çıkacak. Önemli olan “Anti kapitalizm” değil, “Alternatif kapitalizm”dir.
Biz eskiden sosyalizme ve SSCB’ye aşıktık… Aşkımızın yanlışlarını göremedik. Teorideki ve pratiktekileri… Bir zaman sonra dingin (olgun) aşk başladı. Yanlışlarıyla, doğrularıyla yeniden ilgi büyüdü… Marks’ın kapitalizm karşısındaki heyecanını duymalıyız. Onun içinde komünizme giden yolu gördü. Yıkıcı yapıcı yanını gördü.
Mülkiyetin olumlu aşılması meselesine de böyle bakmalıyız…
Kuramsal konuları bu gözle ele almalıyız. O, kapitalizm ile ilgili ne demiş, gelecek için ne demiş…
Biz Marks’ın zamanından daha yakınız komünist aşamaya…
Olanaklar arttı, teknoloji patladı. “Ülküleştirmelere” gerek yoktur.
Marks’ın heyecanını duymaya çağırıyorum. Elbette kapitalizm içindeyiz, elbette hala sömürü var ama külleri bırakıp ateşi yeniden ele almalıyız…
-----------------------
Kendi düşüncelerimi sonra ekleyeceğim...
İ. Mısırlıoğlu
21.05.2011
Son Güncelleme Tarihi: 21 Mayýs 2011 14:02



