izmirizmir.net : Rasim Ozan KÜTAHYALI - İzmir’i faşizmin işgalinden kurtarmak

İzmir’i faşizmin işgalinden kurtarmak

16 Eylül 2010 13:51 / 3102 kez okundu!

 


İzmir’in yetiştirdiği büyük bir değer olan Sezen Aksu bu zihniyet tarafından aforoz ediliyor... İzmir’in yetiştirdiği bir başka büyük değer olan tüm çocukluk ve gençlik hayatını İzmir’de geçirmiş dünyaca ünlü, girdiği tüm festivallerden ödüllerle dönmüş bir yönetmen olan Semih Kaplanoğlu da buna isyan ediyor. E-mailime aynen şöyle bir çağrı gönderdi, konuşmamızın ardından Kaplanoğlu...

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

“İzmir, faşizmin başkenti haline geldi, bu gidiş iyi değil” diye yazdığımda yemediğim küfür kalmadı... İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ben ve Hasan Cemal’in hakkında “İzmir’in manevi şahsiyetini tahkir” gibi abuk bir sebepten dava açtırdı... Soli Özel gibi İzmirli bir liberal hemşerim bile bana çok öfkelendi. Ailemden benimle konuşmayı kesenler oldu. Bütün İzmir medyası beni “hain” ilan etti...

İzmir şimdi de “Sezen Aksu Sokağı” tabelasının kaldırılması ve yerlerde çiğnenmesi olayı ile konuşuluyor... Pazartesi akşamı Sinan Çetin’in evinde bu sene vizyona sokmayı düşündüğü Kâğıt filmini izlerken bir de baktım Altın Ayı ödüllü, dünyaca ünlü yönetmen, İzmirli hemşerim ve dostum Semih Kaplanoğlu arıyor... Semih çok üzgün ve öfkeliydi, Sezen Aksu’nun ismi yazan tabelanın söküldüğü ve yerlerde çiğnendiğini söyledi. Ajansların konuştuğu kimi İzmirliler de inanılmaz laflar ediyorlardı...

“O Kürt açılımını destekledi, istemiyoruz o kadının ismini. Referandumda da utanmadan ‘Evet’ dedi, bu isim İzmir’e yakışmaz.”

“İstediğimiz levhanın kaldırılması. İzmirli istemiyor Sezen Aksu’yu. Türkan Saylan’a saygısızlıktır referandumda ‘Evet’ demesi.”

“Kürt açılımına destek verdiği için Sezen Aksu’ya kızgınım. Hiç benimsemedi Türkan Saylan’ı. Sokaktan adının kaldırılmasını istiyorum. Kürtlerin oralara, Hakkâri’ye, Diyarbakır’a versinler adını.”

Sokak sakinlerinin ettikleri bu laflar tüyler ürpertici. İşin garibi konuyla hiç alakası yokken rahmetli Türkan Saylan’ın isminin “kutsal bir evliya” olarak zikredilmesi ve Sezen’in davranışlarının Türkan Saylan üzerinden değerlendirilmesi... Bu zihniyet sahipleri bu gidişle “Hz. Türkan Türbesi” de açacaklar Konak Meydanı’nın ortasında, o türbe huzurunda eğilmeyeni de “kafir” ilan edecekler... Gelinen seviye bu. Hayatı boyu “laiklik” için, “bilim” için, “aydınlanma” için tavizsiz bir mücadele verdiğini savunan Türkan Saylan tamamen mistik ve metafizik bir hava içinde “azize” mertebesinde algılanıyor...

“Kürtlerin orası” denen ve göstere göstere dışlanan bir yer oldu artık Diyarbakır ve Hakkâri gibi yerler bu neo-faşizan zihniyetin gözünde... Yasemin Çongar’ın mükemmel tabiriyle bu zihniyet “tuzlu su muhafazakârı” olan, statükocu ve faşizan bir anlayışa tekabül ediyor...

İzmir’in yetiştirdiği büyük bir değer olan Sezen Aksu bu zihniyet tarafından aforoz ediliyor... İzmir’in yetiştirdiği bir başka büyük değer olan tüm çocukluk ve gençlik hayatını İzmir’de geçirmiş dünyaca ünlü, girdiği tüm festivallerden ödüllerle dönmüş bir yönetmen olan Semih Kaplanoğlu da buna isyan ediyor. E-mailime aynen şöyle bir çağrı gönderdi, konuşmamızın ardından Kaplanoğlu...


Vicdanlı İzmirliler Hareketi
“Ozancım, bu haberleri, bu yorumları okuyunca bir hayli sinirlendim. Ve bir İzmirli olarak çok utandım. Bir hemşerimle yani seninle paylaşmak istedim. Bu kara yürekli nefret söylemine, düşmanlığa, tahammülsüzlüğe nasıl karşı çıkabiliriz? Belki İzmirli tüm demokratları, sanatçıları, yazarları senin yardımınla bu tutumu protestoya davet etmeliyiz...
Selam ve sevgilerimle.”

Ben de Semih Kaplanoğlu’nun bu çağrısına aynen katılıyorum. Artık İzmir’in vicdanlı aydınlarının, vicdanlı sanatçılarının, vicdanlı yazarlarının, vicdanlı gazetecilerinin, vicdanlı akademisyenlerinin ve İzmirli tüm vicdanlı yurttaşların bu gidişe bir dur demesi gerekiyor...

Semih Kaplanoğlu’nun çağrısıyla bir “Vicdanlı İzmirliler Hareketi” başlatmamız gerekiyor... İzmir’imizin yetiştirdiği büyük sanatçı Sezen Aksu Sokağı’nı kaldırtan, “Sezen Aksu Sokağı” tabelasına tahammül bile edemeyen bu faşist zihniyete kimler HAYIR diyor, hangi İzmirliler vicdan saflarına bunun için imza veriyor bunu tesbit etmeliyiz...

Şu an için azınlık olabiliriz, ama er geç İzmir faşizmin işgalinden kurtarılacaktır... Er geç şu an böyle hezeyanlar kusan İzmirli hemşerilerimiz uyanacak ve faşizmin anaforundan zihinlerini arındıracaktır... Güzel İzmir’imize bu faşizm yakışmıyor...


Rasim Ozan Kütahyalı/Taraf

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
18 Eylül 2010 15:34

ERTUÐRUL BARKA

Bu sayfanýn okuyucularýna, Deniz Yýldýrým ve Evren Haspolat'ýn derledikleri "Deðiþen Ýzmir'i Anlamak" (PHOENÝX Yayýnevi, Nisan 2010.) kitabýný öneririm.
Kitap:

"Dönüþümün Siyasal Fay Hatlarý",
"Dönüþümün Sosyolojik Ýzleri ve Temsilleri",
"Kentsel Direniþ, Dönüþen mekân ve Toplumsal Örgütlenme Biçimleri"

bölümlerinde, Ýzmir üzerine yapýlmýþ bilimsel çalýþmalarý aktarmaktadýr.

Ýzmir'i doðru anlayabilmek için, bu bilimsel çalýþmalarý okumakta yarar var.
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.