izmirizmir.net : Murat AKKUŞ - Tarihin Kara Sayfası: HALEPÇE

Tarihin Kara Sayfası: HALEPÇE

16 Mart 2016 21:19 / 1717 kez okundu!

 

 

Tarih: 16 Mart 1988... Irak savaş uçakları Halepçe'yi bombaladı. Ortalığa keskin bir elma kokusu yayıldı. Çocuklar kokuya doğru koştu. Son sözleri ‘Daye behna seva te’ yani 'Anne elma kokusu geliyor' oldu. Sonra da birer birer öldüler. Feryad ederek öldü, kuşlar, koyunlar, böcekler...

Tarihin kara sayfalarından bir sayfadır Halepçe katliamı… Halepçe, katliam yapılmadan önce yaklaşık yetmiş bin nüfusa sahip bir şehirdi. İran sınırına 40 km uzaklıkta bulunan Halepçe, Güneydoğu Kürdistan’da bulunuyor. Halepçe de yaşanan vahşeti hiçbir kelime tam olarak anlatamaz. Adına vahşet, adına soykırım demek, adına katliam demek Halepçe`yi anlamak için yeterli değil.

28’ci Yıl dönümüne girdiğimiz Halepçe Katliamı dünyanın en büyük insanlık trajedilerinden biridir. Aradan yıllar geçmesine rağmen bugün hala kimyasal gazların etkisi devam ediyor. Bombardıman sonrası ortaya çıkan vahşet görüntüleri çoğumuzun hala hafızalarında tazeliğini korumaktadır. Sokak ortalarında, evlerinde, iş yerlerinde birbirine sarılarak ölen yüzlerce ailenin görüntüleri insanlık dışı vahşeti tasvir ediyor. Torununu kucağında korumaya çalışan yaşlı dedenin görüntüsü ile Şivan Perwer’in “Halepçe” ağıdı yaşananları sembolize etmeye çalışıyor.

16 Mart 1988 tarihinde diktatör Saddam Hüseyin yönetimi tarafından gerçekleştirilen ve iki gün süren zehirli gaz bombardımanı sonrası çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu en az beş bin kişi kaçma fırsatı dahi bulmadan zehirlenerek ya da yanarak öldü. 17 Mart’a kadar aralıklarla süren saldırılarda ölenlerin sayısı hâlâ bile net değil. Bir çok kesiminin kabul ettiği ortak sonuç, çoğu kadın ve çocuk en az 5 bin kişinin öldüğü, 14 bin 765 kişinin yaralandığı. Ancak savaştan sonra kasabaya giden yabancı gözlemciler, sayının çok daha fazla olduğu görüşünde.

 Irak ordusu önce bölgeyi konvansiyonel silahlarla bombalayarak camların kırılmasını sağladı. Bununla ikinci harekatın önünü açtı. Sonra da kimyasal bombalar devreye girdi. Camlar kırıldığı için içeri kaçanlar da zehirli gazlardan kurtulmadı. Doğanın da büyük ölçüde zarar gördüğü bu saldırıda çevre kirliliği yanında su kaynakları zehirlenmiş, kimyasal gazların etkisiyle on binlerce evcil hayvan yanı sıra bütün canlılar telef olmuştu.

Kullanılan kimyasal gazlar günümüze kadar takriben 50 bin kişinin ölümüne on binlerce insanın da sakat kalmasına sebep olmuştur. Araştırmalara göre Halepçe'de özürlü doğum oranı Hiroşima ve Nagasaki'nin 4 katıdır. Bu nedenle Halepçe “Orta Doğu’nun Hiroşiması” olarak tanımlanır.

Dünyanın gözü önünde gerçekleştirilen bu katliamın sorumlusu kuşkusuz tek başına Diktatör Saddam Hüseyin ve Ordusu değildir. Gerek İran-Irak savaşı sırasında gerekse de savaştan hemen sonra Irak ordusunun Kürt halkına karşı başlattığı saldırılarda kullanılan silahları Batılı ülkelerden sağlandı.

Bilindiği gibi batılı ülkeler, kimyasal silah ürettiği gerekçesiyle Irak’ı işgal etmiş ve eski işbirlikçileri katil Saddam Hüseyin’i yakalayarak Irak Yüksek mahkemesine teslim ettiler.

Katil Saddam Halepçe katliamı'nda Kürtlere karşı işlediği katliam suçundan yargılanmış ve Duceyil Davası'nda, insanlığa karşı işlenen suçlardan mahkum edilmiş, asılarak idamına karar verilmiştir. Ayrıca Mahkeme, Halepçe Katliamının baş rolünde yer alan Saddam Hüseyin'in kuzeni, Kimyasal Ali'yi, Halepçe'deki kimyasal gaz saldırısının sorumlusu olarak insanlığa karşı suç işlemekten idama mahkum etmiş, 24 Ocak 2010'da idam infaz edilmiştir. Öncesinde Birleşmiş Milletler ve birçok ülke Halepçe katliamını soykırım olarak nitelemiştir. Daha sonara 1 Mart 2010 yılında da Irak Yüksek Ceza Mahkemesi Halepçe katliamını ‘soykırım’ olarak resmen tanıdı.

Masum Kürt halkının katledildiği Halepçe Katliamının 28 yıl dönümünde katliama uğrayan masumları bir kez daha saygıyla anıyorum.  Geçmişte ve günümüzde Kobane'de, Bosna’da, Suriye’de, Hocalı’da ve Halepçe’de insanlığa büyük acılar yaşatan insanlık düşmanı katliamcıları lanetliyorum. İnsanlık tarihinin bundan sonra böylesi acılara tanıklık etmemesini diliyorum.

 

Murat AKKUŞ

15.03.2016/Iğdır

 

Son Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2016 21:58

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.