izmirizmir.net : Murat AKKUŞ - Ermeniler sütten çıkmış ak kaşık değil!..

Ermeniler sütten çıkmış ak kaşık değil!..

24 Haziran 2014 21:41 / 1910 kez okundu!

 

 

Kızıl Kurdistan neresi? Kurdıstana Sor kuye?

Günümüzde Azerbaycan ile Ermenistan arasında birçok çatışma ve savaş girişimlerine neden olan Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Laçin, Kelbecer (kevn bajer), Zengilan, Kubatlı, Cebrail ve Zengezur bölgelerinin aslında Kürtlerin anavatanı olduğunu ve 1923 yılında 1929 yılına kadar Rusyaya bağlı Kızıl Kurdistan isminde resmi bir özerk yönetim olduğunu biliyor musunuz?

 

İşte detaylar ve saklanan tarih:

Azerbaycan / Kızıl Kurdistan - Kurdistana Sor:

Kızıl Kurdistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinin, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinde 7 temmuz 1923'ten 8 nisan 1929'a kadar varlığını sürdüren yönetim birimidir.
 

Kürtçe: Kurdistana Sor

Azerice: Qızıl Kürdistan

Rusça: Красный Курдистан (Krasniy Kurdistan)
 

Kurdistana Sor, 16 temmuz 1923 tarihinde Laçin, Kelbecer (kevn bajer), Zengilan, Kubatlı, Cebrail ve Zengezur bölgelerinde kurulan özerk devlettir. Bu bölgeler günümüzde Azerbaycan ve Ermenistan devletleri arasında yer almaktadır. Bahsedilen özerk bölgenin boyutları Nahçivan ya da Karabağ kadardır. 1930 yılında Stalin döneminde lağvedilmiştir.

Peki bu bölgede kurulan Kürt devleti gökten zembillle mi indi? Hayır. Daha önce bu bölgeyi kapsayan Kürt devletleri kurulmuştu. Bunlar: 590-705 yılları arasında Mihrani Kürt, 9. y.y'da Deysemi Kürt devleti, 951-1164 yılları arasında Şeddadi devleti ve Revadi devletleridir. Bu devletler, gerek kurucuları gerekse yönettikleri halklar baz alındığında birer Kürt devleti olduğu anlaşılmaktadır.

Kızıl Kürdistan otonomisi kurulduğu yıllarda bölgenin demografik yapısı incelendiğinde bölgenin % 72,2 sinin Kürtlerden oluştuğu, Azerbaycan komünist partisi tarafından tespit edilmiştir.

Devlet kurulduktan sonra SSCB ve Türkiye cumhuriyeti yakınlaşmaları sonucu, Türkiye Cumhuriyetinin , Şeyh Sait isyanı ve daha sonra gelişen olaylardan etkilenip bu devleti kendine bir tehdit olarak görmeye başlayıp SSCB 'ye yaptığı baskılar sonucunda 1930 yılında SSCB yönetimi tarafından lağvedilmiştir. Yani lafın özü, bu devlet uluslararası siyasete kurban edilmiştir.

Kurdistana Sor lağvedildikten sonra bu bölgede yaşayan Kürtler belirli kültürel ve sosyal haklara sahiptiler. Fakat 1937 yılına gelindiğinde verilen bu haklarda geri alınmış ve bölge halkı sistematik bir şekilde tehcire maruz bırakılmıştır.Bu sürgün işlemleri Kuruşçev iktidarına kadar devam etmiştir. Kuruşçev iktidarı döneminde yapılan müracaatlar ile bölgeden ayrılanlara dönüş hakkı verilmiş ve Kürtlerin yaşadığı bölgelerde belirli kültürel ve sosyal haklar verilmiştir. Fakat Brejnevin iktidarı Kuruşçevden alması ile birlikte bu haklarda Kürtlerin elinden alınmıştır.

Günümüzde Kurdistana Sor bölgesindeki halkların çoğunluğu, Orta Asya, Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan topraklarında yaşamaktadır. Sayısal veriler ile ifade edersek, Türkmenistan'da 200 bin, Azerbaycan'da 400 bin, diğer devletler de ise yaklaşık 200 bin Kürt yaşamaktadır ve maalesef bu insanların herhangi bir kültürel ve sosyal hakları yoktur. Yaşadıkları bölgede asimile edilmeye çalışılmaktadır. Hatta bu bölgelerdeki Kürtlerin yaklaşık % 90'nın asimilasyonun eşiğinde olduğu belirtilmektedir.

Kızıl Kurdistan lağvedildikten sonra, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalan Kürtler her iki devlet tarafından sistematik bir şekilde asimilasyona maruz kalmıştır. Azerbaycan bu asimilasyonu direk yaparken (eğtim-dil-kültürel alanlarda)-hatta kimliklerde yer alan Kürt ibaresi 1936 yılında Azerbaycanlı olarak değiştirilmiştir. Ermenistan bu asimilasyonu Müslüman Kürt-Yezidi Kürt ayrımı yaparak yapmıştır.

Yaşanan bu asimilasyona karşı 1989 yılında YEKBUN örgütü kurulmuştur. Bu örgütün yaptığı girişimlerin ana nedeni asimilasyonun önlenmesi ve Kürtlerin 1923-1930 yılları arasındaki topraklara tekrar dönmesini sağlamaktır. Bu örgütün yaptıkları girişimler sonucu 1990 yılında SSCB KB MK Genel Sekreter Yardımcısı G.U. Revenko'nun "Size Kızıl Kürdistan müjdesini vermek istiyorum. Birkaç ay içerisinde otonom bir Kürd bölgesi kurulacaktır" sözü örgütün girişimlerinin sonuca yaklaştığını göstermektedir. SSCB parlementosu otonom bölge için bir komisyon da kurmuştur. Malesef 1991 yılında Sovyetlerin dağılması ile bu girişimler sonuçsuz kalmıştır. SSCB’nin dağılması ile YEKBUN örgütü de faaliyetlerine son vermiştir.

Ayrıca 90’lı yılların başından beri devam eden Azeri-Ermeni savaşının gerçekleştiği topraklar da Kızıl Kürdistan bölgesi topraklarıdır. 1923 yılında kurulan Kızıl Kürdistan bölgesi toprakları günümüzde Azeri-Ermeni anlaşmazlığının temel nedenidir.

İşin ilginç tarafı, tehcire maruz kalan Ermenilerin, Kürtlere yaptığı tehcirlerdir. Günümüzde Kızıl Kürdistan diye adlandırdığımız coğrafyada maalesef Kürt kalmamıştır. Katta Kürdü geçtik Azeri bile bulunmamaktadır. Ermeniler sistematik bir şekilde Azeri ve Kürtleri bu bölgeden sürmüşlerdir. Bu bölge halkları günümüzde mülteci durumunda yaşamaktadır.

 

Murat AKKUŞ
24.06.2014

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.