izmirizmir.net : Koray Doğan URBARLI - Sendikalı Düşmanı Kocaoğlu - Koray Doğan Urbarlı

Sendikalı Düşmanı Kocaoğlu - Koray Doğan Urbarlı

16 Mart 2010 12:06 / 2459 kez okundu!

 


Gün geçmiyor ki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bir açıklaması yayınlanmasın. Bu açıklamaların muhatapları ve şekilleri farklı olsa da, içeriği hiç değişmiyor. Her açıklamanın altında yatan cümle, İzmir’de iş yapamıyorsak, şehir yönetilemiyorsa, bu benim suçum değil.

Bu durumun suçlusu, onlar. Buradaki onlar kısmı değişiyor. Her zaman Kocaoğlu’nun işleri mükemmel yönetmesini engelleyen bir kişi, bir grup, bir kurum mevcut. Her zaman başkaları suçlu... Her zaman, birileri Aziz Kocaoğlu’na düşman. Vali, Kocaoğlu’nun dostu değil. Kamu İhale Kurumu dostu değil. Uyumlu çalışmayan, onu engelleyen, her toplantısında tartışma çıkmasına neden olan Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları da dost değil. Bornova ilçe kongresinde “şalgam mı adam mı?” olduklarını gösterdiğini iddia ettiği CHP’liler hiç değil. İl Genel Meclisi’nde % 56 oy almış bir belediye başkanını eleştirme cesareti gösteren meclis üyeleri değil. Her gün, metro çalışması nedeniyle evlerine zar zor ulaşan, yolları kapanan halk da değil.

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, Aziz Kocaoğlu bu sefer de şehri yönetememesinin sebebi olarak sendikalı işçileri göstermiş. Yorum yapmadan, Kocaoğlu’nun söylediklerini aktaralım. Kocaoğlu, konuşmasını 120 belediye başkanının katıldığı, Belediye Mevzuatı Bilgilendirme Toplantısı’nda yapmış. Neler demiş peki?

* Belediye başkanının söylememesi gereken bir konu ama inancımı sizlerle paylaşmak istiyorum: Bu da emekteki, işteki, ücretteki çifte standarttır.

* Bana göre, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir memlekette taşeron firmalar kurulmamalıdır. Bu ilk çağa gitmek demektir. […] Öbür taraftan bakıyorsunuz, belediye şirketlerinde istihdam ettiğimiz arkadaşlar sendikalaşarak aynı iş için taşeron işçinin 5-6 misli ücret alıyor.

* Dünya’nın hiçbir gelişmiş ülkesinde de aynı işi yapan kişilere bir yerde 600 lira, bir yerde 3 bin lira verilmez. Verilirse, sistem çöker.

* Ben ilk günden bugüne, taşeronlaşmaya karşıyım. Ama beni engelleyen, ayağıma pranga vuran sendikalardır. 2 bine yakın taşeron işçimi belediyeye aldım ama pişmanım. Ücretler arasında 6 misli fark olmaz. Kıdem tazminatını, asgari ücreti nasıl devlet belirliyorsa, tabanını belirlediği gibi tavanını da belirlesin.

* Taşeron firma da işçi çalıştırmaya karşıyım. Öbür taraftan da belediye şirketlerinde istihdam ettiğimiz arkadaşlar sendikalaşarak gerçekten zaptolmaz hale geliyor.

* Hedefim, sıfır taşeron işçidir. Beni engelleyen ve ayağıma pranga vuran da sendikalardır. 2 bine yakın taşeron işçiyi belediyeye aldım, pişmanım.

Kocaoğlu’nun sözleri bu şekilde devam ediyor. Buradan sendikalı işçilere seslenmek istiyorum: Çözün Aziz Kocaoğlu’nun prangalarını! Şehri yönetsin! Şehre hizmet yapsın. Bakın sizin yüzünüzden olmuyormuş işler!!

İnanılır gibi değil, değil mi? Bunu söyleyen, bir sosyal demokrat partinin, sosyal demokrat olduğu iddia edilen bir şehrinin belediye başkanı. Aziz Kocaoğlu, oturuyor ve diyor ki; bir çalışan 600 lira alıyor, diğeri ondan fazla alıyor. Bu eşitsizliktir. Ne yapmalı? Ne yapmalı? Bu eşitsizliği nasıl gidereceğiz? Sonra da çözüyor eşitsizliği. Herkes 600 alırsa, sorun kalmaz. Yoksullukta eşitlik sağlanırsa, işler yürür.

Nasıl bir sendikalı işçi düşmanlığı bu? Belediye şirketlerinde istihdam ettiği arkadaşları, utanmadan sıkılmadan sendikalaşıyormuş ve zaptolmaz hale geliyorlarmış. Bunlar grev falan da yaparlar Kocaoğlu! Önlem almak lazım. Ama grev AKP karşıtıysa belediye çalışanlarına işe gelmeyin diye haber yollanır, hak isteği içinse de tehdit edilirler. Değil mi?

Sefalette eşitliği savunan, sendikaları kendisine engel olarak gören bir belediye başkanı. Söylediklerinin bir bölümünde taşeronlaşmayı yerden yere vuruyor, ilk çağ uygulaması olarak niteliyor. Pişman olduğunu söylüyor. Bu ilk çağ uygulamasını İzmir’de yaygın şekilde uygulamaktan pişman. Kölelik ile eş tuttuğu taşeronlaşmayı gerçekleştirdiği için pişman. Ama bir sorun neden yapıyor? Hak arayan sendikalar!

En güzel söz ise, sona saklanmış. “Hedefim, sıfır taşeron işçidir. Beni engelleyen ve ayağıma pranga vuran da sendikalardır.” Hedef, sıfır taşeron işçi… Hedef sıfır sendikalı işçi… En düşüğünü de, en yükseğini de kendisinin belirlediği ücretler. Kimsenin eleştirmediği bir makam. İzmirliler iki kere şanssız. Başbakan, tüm Türkiye’yi bu ilkelerle yönetmek istiyor. Belediye Başkanı, İzmir’i bu ilkelerle yönetmek istiyor. Kocaoğlu, yakında bütün belediye işçilerini 4-C’ye geçirirse hiç şaşırmayın.


13.03.2010


 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
16 Mart 2010 16:39

ÝSMAÝL HAKKI ATILGAN

Günaydýn!!!!!

Bence baþlýkla haber pek uyuþmamýþ. Kocaoðlu neden sendikalý düþmaný olsun? Bugüne kadar iþçi dostuydu da þimdi sendikalý iþçi düþmaný mý oldu? Ben Kocaoðlu'nun en düþük ücrette eþitlik saðlamaya çalýþtýðýna inanmýyorum. Burada asýl sorgulanmasý gereken, taþeron sistemine karþý çýkmayan iþçinin ve iþverenin sýrtýnda bir asalak gibi duran sendika aðalarýdýr. Kocaoðlu'nun haksýz olduðu kadar haklý olduðu yerler de var.

Þimdi belediyelerin belli baþlý hizmet ürettiði birimleri bir inceleyin, üretim yapan belediye þirketlerinin iþleyiþine ve ortaklýk yapýlarýna bir bakýn. Neden taþeronla çalýþýldýðý görülecektir. Ýlçe belediyeleri dahil büyükþehir belediyesinin karar merci olduðu tüm iþletmeler yüzde seksen taþerona verilmiþtir. Neden sendikacýlar bu iþçileri örgütleyemiyor? Acaba bu aðalarýn yakýnlarýnýn taþeron firmalarý var mý? Hatýrlarým, rahmetli Piriþtina zamanýnda, belediyede iþ gören firmalarýn ve taþeronlarýn çoðu Ankara kökenliydi. Sayýn Mani bunu çok iyi biliyordu ve iþ yaptýrýyordu. Metro, onun zamanýnda bitti. Körfez onun zamanýnda temizlendi. Dereler onun zamanýnda ýslah edildi. Yeþildere onun zamanýnda düzenlenmeye baþlandý. Onun zamanýnda iþ yapýlýyordu.

Peki þimdi ne oluyor?

Tüm araçlar sýfýrlanýyor, herkesin altýnda siyah plakalý son model araba. Sayýsý galiba 30'u geçen her mahalle ve her ilçede (kültür merkezi) var. 20 metre 50 metrede bir trafik lambasý var, mahalle aralarýnda dahi, çýkmaz sokakta trafik lambasý yapýlmýþ. Granit taþlarla veya özel renkli taþlarla döþenmiþ geniþ kaldýrýmlar iþporta tezgahý olarak hizmet veriyor. Hemen hemen her boþluk alan, ya birilerine otopark olarak verilmiþ, veya rekrerasyon alaný olarak rengarenk çiçeklerle bezenmiþ, kamelya yapýlarak, oturma guruplarý oluþturularak sürekli inþaatlar yapýlmakta. Örnek, HOMEROS vadisi. Örnek Pýnarbaþý 5. sanayi yanýna yapýlan koca alan. Buralar akþam 7'den sonra birasýný, sigarasýný alan, efkar daðýtan bekarlarla doluyor.

Tabi ki asýl olmasý gereken metro uzantýlarý, bilmem kaçýncý ihaleye raðmen senelerdir yerinde sayýyor. Nazým imar planlarý bir türlü hayata geçip modern þehirleþme olamýyor. Doðal gaz þehre yayýlamýyor. Sanayiciye GSM ruhsatlarý iki yýldan önce verilmeyip sanayici kaçýrýlýyor. Þehir merkezlerinin eskiyen su tesisatlarý deðiþemiyor ama, üstü granit taþlarla döþeniyor. Tepecikte, Gaziemir'de ve Anadolu caddesi Çiðli kýsmýnda yapýlan alt geçitlerin dizayný, tekrar trafiði eski haline dönüþtürüyor ve duvarlarý iyi izole edilmediðinden sular sýzýyor. Yeni alt veya üst geçitler planlamada bile yok.

Basýnýn ve sendikacýlarýn bunlarý araþtýrýp görmesi, hem iþçileri hem kamuoyunu bilgilendirerek baský yapmasý gerekirken. her zaman olduðu gibi, güncel ve ajitasyon kokan konularla gündem yapýyorlar. Baþkan da bunu görüp onlara malzeme saðlýyor boþa tartýþsýnlar diye.

Asýl konular bunlar sayýn Urbarlý. Yoksa sendikalý iþçilerin aldýðý yüksek ücretin aþaðý çekilmek istenmesi deðil. Onu zaten yapamazlar.

Hani eskilerin bir lafý vardýr: Vurdun mu hem nal'ýna hem mýh'ýna vuracaksýn.

Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.