izmirizmir.net : Koray Doğan URBARLI - Referandum Işığında: Yetmeyen Ne? Nelere Evet? - Koray Doğan Urbarlı

Referandum Işığında: Yetmeyen Ne? Nelere Evet? - Koray Doğan Urbarlı

19 Temmuz 2010 17:51 / 3109 kez okundu!

 


Güzel bir slogan var: “Yetmez ama Evet” diye. Güzel ama olguyu tam olarak açıklamaktan uzak, olguyu gölgeliyor. Yapılan değişikliklerin hepsi iyi ama daha değiştirilmesi gereken maddeler varmış gibi bir anlam taşıyor, ilk akılda bıraktığı etkinin tam tersine.

Güzel bir slogan var: “Yetmez ama Evet” diye. Güzel ama olguyu tam olarak açıklamaktan uzak, olguyu gölgeliyor. Yapılan değişikliklerin hepsi iyi ama daha değiştirilmesi gereken maddeler varmış gibi bir anlam taşıyor, ilk akılda bıraktığı etkinin tam tersine. Oradaki “ama” zayıflatmıyor aslında içeriği, güçlendiriyor. Peki gerçekten hepsi iyi mi? Üstüne “yetmez, daha! daha! diyecek bir çizgiye mi sahip? O şekilde düşünmek zorundasınız. “Bu değişikliklerin içinde bizi geriye götürecek maddeler de var” diye düşünüp, o maddelere hayır diyelim, “yetmez ama evet”lere evet diyelim? deseniz olmuyor. Ya hepsine evet diyeceğiz, ya da bir kaç iyi maddeye de evet diyemeyeceğiz.

O zaman bir bakalım acaba şimdiye kadar, Yetmeyen Ne? Nelere Evet?

Ergenekon’un içinden çıkılamaz bir çorbaya çevrilmesine ve derin devletin bu şekilde perdelenecek olmasına; Yetmez ama Evet!

Mümkün olan her yere, doğanın “d”sini düşünmeden hidroelektrik santraller yapılmasına; Yetmez ama Evet!

Seçimle gelenin her konuya hakim olmasının, tüm kuvvetleri belirleyecek olmasının adının demokrasi olmasına; Yetmez ama Evet!

Toplumsal mutabakat ya da toplumsal bir tartışma olmadan tek partinin Anayasa’yı değiştirmesine Dünya’da başka örneği olmamasına rağmen; Yetmez ama Evet!

Nükleer Santral’in yıllardır süren muhalefete rağmen kurulacak olmasına, bir diğerinin de yolda olmasına; Yetmez ama Evet!

Hrant Dink cinayetinin sorumlularına, ortada olmalarına rağmen dokunulamamasına, cinayetin bir boyutunu ortaya koyan gazetecilere cinayetten daha fazla ceza istenmesine; Yetmez ama Evet!

İşsizlik oranının sürekli düşmesine rağmen, işsiz sayısının artmasına; Yetmez ama Evet!

Rekor büyümeye rağmen, görünen büyümenin sadece yoksullukta olmasına; Yetmez ama Evet!

Tekel İşçileri’nin direndiği 4/C’nin ve benzeri kölelik düzenlemelerinin yaygınlaşmasına, iş güvencesi olmadan çalışabilmenin bile nimet olmasına; Yetmez ama Evet!

Yıllardır ortaya çıkan yolsuzlukların üzerine gidilmemesine, sıvı yumurta yüklü gemiciklere; Yetmez ama Evet!

Silahla çözülemeyeceği her geçen gün ortada olan Kürt Sorunu’na; demokrasi dedikten sonra durup durup çözüm diye paramiliter gücün gösterilmesine; Yetmez ama Evet!

Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının tutuklanmasına, tutuklu kişilerin kelepçeli fotoğraflarının servis edilmesine; Yetmez ama Evet!

Ulaşıma çözüm olarak daha çok karayolu, daha çok karayolu demeye; Yetmez ama Evet!

Pitbull cinsi köpeklerden başlayarak bir canlı türünü yok etmeye, insan dışında her canlıya ülkeyi zehir etmeye; Yetmez ama Evet!

İnternet sansürüne ve bu sansürü artık Diyanet’in ve polisin yapabilecek olmasına; Yetmez ama Evet!

12 Eylül Anayasası’nın bugüne kadar 15 kere değiştirilmesine ve bu değişikliklerin 7 tanesinin de AKP tarafından yapılmasına rağmen, yeni bir Anayasa yapılmasına hala sıra gelmemesine, bu değişikliğin ilk diye sunulmasına; Yetmez ama Evet!

YÖK’ün ve benzeri kurulların daha önce şikayet edilen özelliklerinin farklı ellerde aynen devam ettirilmesine, silahlara karşı muhalefetin silah ele geçinceye kadar olmasına; Yetmez ama Evet!

53 bin civarında engelli kadrosunun kamuda boş beklemesine rağmen, ayrımcılığın Anayasa değişikliği ile giderilecek olacağını düşünmeye; Yetmez ama Evet!

GDO tekelleri ülkeye girsin diye defalarca değiştirilen yönetmeliklere; Yetmez ama Evet!

3. Köprüye, yetmezse 4. Köprüye, yetmezse 5. Köprüye……. ; Yetmez ama Evet!

Maden arama, çıkarma adıyla doğanın tahrip edilmesine, insan yaşamının zarar görmesine; Yetmez ama Evet!

%10’luk seçim barajının “ama ya tek başına iktidara gelemezsek?” diyerek korunmasına; Yetmez ama Evet!

Dokunulmazlıkların, düşünce özgürlüğünü koruyaracak şekilde sınırlandırılmamasına; Yetmez ama Evet!

Kentsel dönüşüm adıyla kentin yoksul kesimlerinin zenginler için steril hale getirilmesine ve bunun önündeki engellerin kaldırılmasına; Yetmez ama Evet!

İletişimin her türlüsünün dinlenmesine ya da halkın “dinleniyormuş” gibi kendi kendisinin gardiyanı olmasına; Yetmez ama Evet!

Tersanelerde, madenlerde, fabrikalarda, kot kumlama tezgahlarında işçilerin ölmesine, bir türlü önlem alınamamasına; Yetmez ama Evet!

Çocukların yaşlarını kaç kere katlayan cezalar almasına; Yetmez ama Evet!

Hasankeyf’in sular altında kalmasına, karşı çıkanların hain ilan edilmesine; Yetmez ama Evet!

Allah’ın Efe Boz’a uzun ömür biçmemesi yüzünden, kafasına düşen lavabonun hiç sorumlusu olmamasına; Yetmez ama Evet!

Tüm bunların baş sorumlularının demokrasinin yıldızı olarak ortaya konmasına ve bu zihniyetin daha da sınır tanımaz olmasına; Yetmez ama Evet!


Koray Doğan Urbarlı

19.07.2010

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
20 Temmuz 2010 07:18

Bekir ersin

Merhaba,
Yazýyý okurken birden kafam karýþtý, yazýnýn bir AKP eleþtirisi olmasýndan dolayý acaba referandumun konusunu mu karýþtýrýyorum dedim. Biz yanlýþ biliyoruz referandumda anayasa deðiþiklikleri deðil, AKP'nin politikalarý oylanýyormuþ sandým bir anda. Koray'ýn da yazdýðý gibi AKP'nin birçok uygulamasýnýn eleþtiriyi hatta karþý duruþu hak ettiðini ben de düþünüyorum. Ancak söz konusu referandum AKP'nin politikalarýný oylamak için yapýlmýyor. Bugüne kadar anayasada çok sayýda deðiþiklik yapýlmýþ olmasýna raðmen bu sefer þimdiye kadar hiç dokunulamamýþ olan bazý maddelere giriliyor. Bu maddeler o kadar önemli ki son birkaç yýldýr çok belirgin hale gelen, seçilmiþ meclisin yasa yapamaz hale gelmesine sebep olan, halkýn söz sahibi deðilde onun da üzerinde bir baþka merciin devletin sahibi olduðunu(ki marksistler her zaman bunu söylerler-ama burdaki sahiplik baþka) garanti altýna alan, 60 darbesinden beri var olan, halka güvenmeyenlerin halka raðmen iktidarlarýný devam ettirmelerini saðlayan maddeler bunlar. Zaten bu kadar tartýþmaya da sebep olan maddeler bunlar. O üç maddeyi dýþarda býrakýrsanýz neredeyse bütün partiler deðiþiklikleri onaylýyor. Bu kadar fýrtýna o üç madde etrafýnda kopuyor.
Ýster beðenelim ister beðenmeyelim meclisin yasa yapma hakkýný askeri vesayete karþý sonuna kadar savunmak çok önemlidir.Yapýlacak bu deðiþikliklerle yýllardýr her demokrasi mücadelesinde karþýmýzda duran vesayetçi anlayýþ önemli bir yara alacaktýr. Ancak tabii ki yetmez. Ama EVET.
Daha demokratik, vesayetçilerin elinin deðmediði yeni bir anayasa için bu adým çok önemli. Bu referandumdan EVET çýkmadan bu ülkede yeni bir anayasa yapýlmasý mümkün olamayacaktýr.
Bu arada Ýsmail Hakký Beyin dediði gibi hayýr diyenlerin halk ile baðlarý kopacaktýr. Hayýrcýlar kimin yanýnda durduðuna bir kere daha bakmalýlar.

20 Temmuz 2010 07:02

erna

sayýn urbarlý
yazýnýzý okudum ama dediginiz sorunlar son yýllarda ortaya çýkan akp ile geliþen iþler diil ben zaten saydýgýnýz durumlarýn içinde dogdum yaþýyorum tansunnun yaptýklarýný tayyip devam ettiriyo demirel de ecevitte ayný iþlerin devamcýsýydýlar
akp nin yaptýgý tek fark askeri anayasada yaptýgý degiþiklikler tüm halka eþit ve özgürlükçü demokratik yasalar getirmiyo dogru anladýgým kadarýyla ölee bi niyeti de yok ama en azýndan askeri darbe yapanlarýn KENAN EVRENnin ve tayfasýnýn yargýlanmasýnýn önünü bile açma olasýlýgý bence yeterli yapýlacak olan refarendumda önerilen degiþiklik paketi hak ve özgürlükler için YETMEZ AMA EVET
19 Temmuz 2010 21:56

ÝSMAÝL HAKKI ATILGAN

Sayýn URBARLI !

Bence bu refendumda oylanacak olan 'yetmez ama EVET' deðil. Yani EVET demenin gerekcesini aramýyorum ben. Hayýr diyenin neye hayýr dediðini öðreneyim'ki belki bende hayýr derim , inanmam lazým.

Hoþ yazdýklarýnýz bir yerde HAYIR a gerekce gibi görünsede, EVET ve HAYIR demeyi biraz sulandýrmýyor mu? Açýkca seçim zamanýndaki propaganda söylemleri tüketiliyor. Bir yýl sonrada seçim var o zaman ne diyeceðiz bu millete?

EVET demenin gerekcesi ne sokak köpeklerinin sorunu, ne 4C sorunu ne de, taþ atan çocuklar sorunu. Hatta madenlerdeki göçüklerin, tersanelerdeki kazalarýn veya doðanýn tahribatýnýn sorunu hiç deðil.

Bence EVET demenin sorunu,elit brokratik oligarþinin devamýnýn mý, yoksa gerçek anlamda demokrasiye geçiþin sorunu mu? Ben evet dersem çoðunluk evet derse vesayetci devletci yapý yerine vatandaþýn bireysel haklarýnýn geliþebilme olanaðý olacak olan yapý gelecektir. Yargý komedisi, gerçek anlamda hukukun üstünlüðüne kavuþarak yapýnýn deðiþimi saðlanacaktýr. Açýkca milletin devlet için var olacaðý deðil, devletin millet, halk, birey için var olacaðý bir sistem yerleþecektir.

Hayýr dersem, herkes HAYIR derse deðiþen birþey olmuyacak, vesayet rejimi daha da baskýcý bir þekilde güçlenecektir.

Sizin örneklemelerinizden bu düþünceler oluþmuyor mu sayýn Urbarlý.

Saydýðýnýz gerkçelerin hepsi doðru, hepsi çözülmesi gereken sorunlar, ama bu iktidar deðiþikliði ve yeni yönetim anlayýþýyla çözülecek sorunlar. Bunlarý genel seçim havasýnda AKP karþýtlýðý olarak getirir bir de baþarýlýrsa AKP iktidardan düþmiyecek ki...

Söylediklerinizi derinlemesine düþündüm. Geçmiþte de daha gaddar bir þekilde bu sorunlarýn hepsi vardý.
Taaa 1973 lerden beri vardý. 1993 den sonra daha da þiddetli sömürülür ve peþkeþ çekilirken herþey, bugün savunulmaða çalýþýlan faþist darbe anayasasýnýn hukukuyla gerçekleþtirildi.

HAYIR demenin gerekçesini açýklamak gerçekten zor. Vatandaþ iletiþimin geliþmesi ile yaþadýklarýný baðdaþtýrýyor kararýný veriyor. Eskisi gibi siyasi demogojilerle karar vermiyor artýk.

Konuyu bu yönüylede tartýþmaya açtýðýnýz için teþekkür ederim.

Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.