izmirizmir.net : Emin YEĞİNBOY - Yeşilçam yılları

Yeşilçam yılları

14 Nisan 2013 23:11 / 1850 kez okundu!

 


En son “Aşk Kırmızı”nın melodramik anlatımının anımsattığı Yeşilçam, sinemamızın yaklaşık 25 yılına yön veren bir sokak oldu. Her şey çok partili döneme geçişte, 1948’de Demokrat Parti’nin hükümet olmasıyla başlar. Hükümet kararıyla eğlence vergisinin yabancı filmler için % 75, yerli filmler için % 25 oranında alınmaya başlanması, kırsal kesimde elektrik hattının yaygınlaştırılması, sinema salonlarının artması ellili yıllarda yerli sinema sektörünü canlandırır.

Halkın tek eğlencesi olan sinema ekonomik güç olmaya başlar. Anadolu’nun birçok zengin tüccarı elde valiz Yeşilçam’a gelerek yapım şirketleri kurar. Herkes pastadan payını kapma peşindedir. Burada çekilen filmlerin Anadolu’da gösterime girebilmesi için büyük kentlerde dağıtım şirketleri kurulur. Dağıtım şirketleri filmleri salonlara pazarlamadan o kadar çok kazanırlar ki bir süre sonra yapımcı şirketlere film çekimi için borç para vermeye başlar. Esas yaratıcı gücü elinde tutması gereken yapımcılar, ne yazık ki ürününü en kolay yoldan pazarlamayı düşünen pragmatik dağıtımcıların oyuncağı olur.

Ülke nüfusu 33 milyon iken seyirci sayısı 1967’de 50 milyona, bir yıl sonra 55 milyona ulaşır. Ülke genelinde 2954 sinemadan 1920’si kapalı salondur, Yeşilçam’da yılda ortalama 200-300 film çekilmekte, her şey halkın beğenisine göre şekillendirilmekte, Demokrat Parti’nin yaratmak istediği tüketim toplumu ideolojisine uygundur. Filmlerde toplumsal bir sorun yoktur, film karakterleri Mükerrem Kamil romanına göre tanışır, Esat Mahmut’un romanına göre sevişir, ihanet eder, ihanete uğrar, “Avare” filmine göre “ıstırap çeker”, Kerime Nadir romanına göre veremden ölür. Yönetmenler, kameramanlar hatta oyuncular usta çırak ilişkisi içinde yetişir. Sinema ülkemizde bir sanayi devriminin veya entelektüel birikimin bir ürünü olmaktan uzakta yeşermiştir. Her şey günü kurtarma ekonomisi olarak işlemiştir.



Yeşilçam çevirdiği müthiş film sayısına rağmen özgün ve kalıcı bir sinema dili yaratmayı başaramadı. Şimdilerde hafif bir gülümseme ile seyrettiğimiz birçok filmin zamanında göz yaşları içinde izlenmiş, “istismar” sinemasının tipik örnekleri olduğu unutulmamalı. Yeşilçam sayesinde unutulmayacak yıldız oyuncuların gelmesi yanında bir sektörün doğmasına öncülük yapması en büyük katkısı oldu. Ö. Lütfi Akad, Metin Erksan, Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney gibi yaratıcılık çabası içinde olan, çağdaş sinema dilini yakalamaya çalışan yönetmenlerin aynı sokaktan çıkması sonraki yılların yükselen kalitesine yardımcı oldu.


Emin YEĞİNBOY


14.04.2013

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.