Vizyondan 2 film birden...
14 Mayýs 2010 14:08 / 1800 kez okundu!
İlkinin başarısından sonra hemen 2. si çekilen ancak yüzeysel bir pop corn filmi olmanın ötesine geçemeyen IRON MAN 2 ve orta akım sinemanın kurallarını eksiksiz uygulayan, sıkılmadan izlenen Gözlerindeki Sır - El Secreto De Sus Ojos. İyi seyirler...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
DEMİR ADAM ZOR DURUMDA
IRON MAN 2
YÖNETMEN: JON FAVREAU
OYUNCULAR: ROBERT DOWNEY JR, MICKEY ROURKE, SAM ROCKWELL, GWEYNETH PALTROW, SCARLET JOHANSSON, DON CHEADLE
İlkinin başarısından sonra hemen çekilen İron Man 2, yüzeysel bir pop corn filmi olmanın ötesine geçemiyor. Robert Downey Jr. kişisel katkıları ile zeki, işi bitirici, espritüel bir kimlik kazanan BayStark/Demir Adam bir kez daha aynı iştah ile seyredilmiyor. Bu kez kişisel sorunlar yaşayan, karşı cins ile ilişkilerini düzenlemekte çok başarılı olamayan, ününün ve servetinin yükünü kaldıramayan hafifi şımarık bir Stark var. Üstelik merkezi hükümet zırhının ve silahlarının sırlarını vermediği için kendisini sıkıştırıp duruyor. Bu kez düşman Rusya’dan geliyor İvan Vanko (Mickey Rourke) ailesinin intikamını almak için süper silahlar ile Stark’ın karşısına dikiliyor. Baba Stark vakti zamanında Baba Vanko’yu hapislerde süründürmüştür. Hem de iddaya göre Demir Adamı kostümünü ondan çaldıktan sonra. Bu arada rakip Justin Hammer ve fabrikası süper silahlar ile ABD ordusunu donatmak için Stark’a karşı mücadele etmektedir. Vanko bu şirket adına robot savaşçılar üretir. Tabi ki finalde ortalık birbirine girer.
Film pahalı aksiyon sahneleri, birbirinden ünlü oyuncuları ile rengarenk bir seyirlik. Bilhassa filmin en pahalı sahneleri olması gereken Monaco Grand Prix sahneleri mükemmel. Mickey Rourke, elinde kıvılcımlar saçan kırbacı bronzlaşmış adaleli vücudu, dünyaya küs mimikleri, Rusça aksanlı İngilizcesi ile filmin en dikkat çeken karakteri oluyor.
Her biri tek başına bir filme yetecek kadar oyuncu yan rollerde arzı endam ediyor. Bunların arasında kötü patron Hammer’de Sam Rockwell en göz alıcı performansı sunuyor.
Kadın oyuncular Paltrow ve Johanssen karton, iki boyutlu karakterler olmanın ötesine geçemiyor. Geriye akıllarda kalan görkemli aksiyon sahneleri ile AC/DC nin muhteşem Rock’n Roll tınıları kalıyor.
---------------------------------------------------------------------
GÖZLER TÜM GERÇEKLERİ SAKLAR
GÖZLERİNDEKİ SIR - EL SECRETO DE SUS OJOS
YÖNETMEN: JUAN JOSE CAMPANELLE
OYUNCULAR: RICARDO DARIN, SOLEDAD VILLAMI, PABLO RAGO, JAVIER GODINO
Arjantin yapımı ‘Gözlerindeki Sır’ bu yıl Yabancı Film Oscar’ını kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Ödülün büyük favorileri olan Michael Haneke’den ‘Beyaz Bant-Das Weisse Band’, Fransa’dan ödül üstüne ödül koyan ‘Bir Peygamber-Un Prophete’in önünde Oscar’ı kazanarak beklenmedik bir başarıya ulaşıyordu.
Bir cinayetin 25 yıl sonra aydınlamasını anlatırken yalnızlık, tutku, saplantı öykünün gizemine eşlik ediyor. Emekli olduktan sonra yıllar önce yaşanmış bu tecavüz ve cinayet olayının romanını yazmaya başlayan sorgu müfettişi Esposito, geçmişi tekrar yaşamaya başlar. Hunharca öldürülen genç bir kadının bulunamayan katili, Irene ile mutlu sona ulaşmayan aşkı, yakın arkadaşı ve meslektaşı Sandoval’ın öldürülmesi Esposito’yu geçmişle hesaplaşmaya iter. Cinayet iki suçsuz işçinin üzerine yıkılmış ve dosya kapatılmıştır. Esposito’nun ısrarı sonrası dosya tekrar açılır. Bu kez de yakalanan gerçek katil çok geçmeden serbest bırakılır.
Yönetmen Juan Jose Campanella gerilimi düşürmeden öyküsünü anlatırken karakterlerin iç dünyalarını aralarındaki ilişkiler üzerinden aydınlatmaya çalışıyor. Katili bulmayı yaşam tutkusuna dönüştüren Esposito, İsviçreli yazar Friedrich Dürrenmatt‘ın öykülerinde yaşattığı karakterleri anımsatıyor.
Yazarın bir romanından Sean Penn’in sinemaya uyarladığı ‘Yemin - The Pledge’de bir çocuk katilini yakalamaya yaşamını adayan emekli komisere (Jack Nicholson) yaklaşan bir karakter Benjamin Esposito. Arjantin hukukuna yönelik aksaklıkları da öykü akışında aralara sıkıştırmayı ihmal etmiyor.
Campanelle, geçmişi ve bu günü iç içe geçiren öyküsünde önceden tahmin edilen bir final yapıyor.
Orta akım sinemanın kurallarını eksiksiz uygulayan, sıkılmadan izlenen bir film.
Emin Yeğinboy
11.05.2010



