.jpg)
Referandum sonrasýnda yakýn ve açýk bir tehlikeyle karþý karþýyayýz; “sahil” ya da “bölünmüþ harita” metaforu.
Çok sevdiðim Lakoff, “the Political Mind” adlý kitabýnda, “metaforlar düþünceleri belirler” der; yani beklenenin aksine metaforlarla düþüncelerimizi ifade þeklimizi zenginleþtirmeyiz; kullandýðýmýz metaforlar nasýl düþüneceðimizi tanýmlar. Bunun en iyi örneðinin de 9/11 sonrasý olduðunu söyler. Bush yönetimi –ve Fox ve CNN- “war on terror” metaforunu kullanmayý tercih etmiþlerdi. Böylelikle 9/11 sürecinde sadece adli deðil askeri araçlarý kullanabilmenin de yolunu açmýþlardý. Lakoff’a göre, bu düþünceyle mücadelenin yolu “war on terror” metaforunu kullanmayý býrakmaktan geçerdi. Yanlýþ hatýrlamýyorsam Howard Dean ya da John Kerry katýldýklarý bir tartýþma programýnda bundan bahsetmiþti.
Referandum sonrasýnda sýklýkla kullanýlan bir metafor da “harita” metaforu. Gözümüzün önünde sahilleri kýrmýzý gerisi mavi bir harita canlandýrýp, buna güneydoðu’daki beyazlarý eklediðimizde; bölünmüþ bir Türkiye imajý oluþuyor kafamýzda. Sahillerle iç bölgeler arasýnda görülmez duvarlarýn ve sýnýrlarýn olduðu üç farklý dünya gibi. Bu bölünmüþ harita metaforunu eðer satýn alýrsak; içselleþtirirsek bu duvarlar bizim aramýzda örülmeye baþlar.
Referandumdan sonra baþta Hürriyet olmak üzere Doðan Medyasý ve Oray Eðin sürekli bu metaforu kullanmaktalar. Hatta Ertuðrul Özkök’ün bugünkü yazýsý bir klasik olarak yerini almak zorunda.
Oysa böyle bir harita ya da bölünmüþlük yok. Yapýlan sadece grafik bir tercih. Eðer referandum sonuçlarýný binary-ikili yerine örneðin 5’li grafikleþtirirseniz; ülkenin her yerinin benzer derecede karýþýk olduðunu ve bu karýþýklýktan sadece Edirne, Kýrklareli ve Tunceli’nin dýþarýda kaldýðýný görürsünüz. Bu konuda hazýrladýðým haritalar ekte.
Hele ilçe ve mahalle verisine indiðinizde resim çok karmaþýklaþýr çünkü yan mahallenin sizinle ayný görüþte olmadýðýný idrak edersiniz, tek bir adýmda geçtiðiniz caddenin karþýsýndaki seçmenle aranýzdaki sýnýrýn muhayyel olduðunu anlarsýnýz.
Bunun yerine bir görsel yanýlsamadan yola çýkarak “bölünmüþ harita” metaforunu içselleþtirirseniz; metaforun gerçeðe dönüþmesi kaçýnýlmaz olur…
Sevgilerimle;
Emre Erdoðan


